dinlerken başka dünyalara gidiyorum. kimi zaman bir ders molasında, kimi zaman gece yarısında, kimi zaman gideceğin yeri bilmeden dolanırken... büyülü müziği üreten insan, keşke canlı dinleme şansım olsaydı.
amelie filmini ilk izlediğimde tanımıştım. iyiki tanımışım. yıllar geçti, hala dinliyorum. en sevdiğim albümü (her nedense) ilk albümü olan la valse des monstres. en sevdiğim müziği ise tabii ki la valse d'amelie.
dinleyiniz, hiç uslanmayınız dinlemekten, dinlettiriniz lütfen.
en yakın zamanda comptine d'un autre ete - l'apres-midi piyano eserini çalmaya çalışmayı istediğim sanatçı. eve döner dönmez piyanodaki ilk işim bu olacak.
Eminim çoğumuzun amelie ile tanıdığı, enstrümanlarıyla harikalar yaratan müzisyen.
Amelie onun sayesinde böyle sıcak çikolata tadında bi film haline geldi. Kendisinin o muhteşem müzikleri olmasa o film ne o kadar sevilir ne de tekrar tekrar izlenirdi.
Müzikleri dinlenildiği o kısa sürede hayat birkaç dakikalığına güzelleşiyor sanki; insanlar tüm kötülüklerinden sıyrılıyor, karamsarlık ve hüzün yeryüzünden siliniyor, melekler dünyanın üstüne neşe tozları serpiştiriyor.
Ha peki müzik bittiğinde ne mi oluyor?
Ferdi Tayfur- elveda mutluluklar çalıyor dört bir yandan...