kişinin, yanıldığını bildiği halde sırf vaktiyle doğru sandığı için yanlışın başından kalkamaması.
zira bazıları için vazgeçmek, yalnızca bir insandan yahut bir hayattan vazgeçmek değildir; geçmişteki kendisini de haksız çıkarmaktır. bu yüzden çürüdüğünü gördüğü yerde kalır, kendisini tüketen şeyi taşımaya devam eder. her geçen gün kaybettiği şeyin artık karşısındaki değil, kendi ömrü olduğunu fark etmeden.
oysa bazen insanın kendisine gösterebileceği en büyük sadakat, vaktiyle verdiği bir karara değil, bugün ulaştığı hakikate bağlı kalmaktır.