yalnızlık

entry9503 galeri519
    600.
  1. üç adet yalnızlığım var
    biri yazlık, ince
    çok samimi, çok sıcak anlarda fazlalığını hissediyorum sadece,
    normalde iyidir, bana bırakır beni sessizce;
    biri baharlık,
    üşütür soğukta, kolay kolay kurumaz tirtir titretir ıslanınca
    dikkatli olmaya, yağmuruma yakalanmamaya çalışıyorum onlayken
    ama güven olmuyor ki bu deli havalara
    bir şey olmaz bundan dediğim küçücük bir keder bulutu bile yağmura dönüyor bir anda;
    son yalnızlığım kışlık
    en sert havalarda sıcak tutsun diye aldık,
    ama bir şeyi farkettim ki giydikçe
    çok fena boğuyor bu kışlık yalnızlık
    kolumu oynatmak istemiyorum ağırlığından,
    nefesim tıkanıyor boğazlığından,
    dışarıyla bağımı kopardığımı hissediyorum kalınlığından,
    sanki hissetmiyor tenim, nemlenmiyor gözeneklerim, tıkanıyorlar,
    sonra soyununca çatlıyorlar, kanıyorlar, çok acıtıyorlar.

    bütün yalnızlıklarımdan soyunmak mı,
    mümkün değil bu dakikadan sonra,
    alıştım hepsine, anlaştım teker teker her biriyle,
    doğru zamanda giydiğim sürece iyi geliyorlar bedenime, zihnime, beynime.

    (aklım binbir yerde gezinmekte,
    bedenim otobüste,
    baharlık yalnızlığım üzerimde.)
    3 ...
  2. 601.
  3. ... yaşamak zorunda olduğum beraberliğimsin.
    4 ...
  4. 602.
  5. daha yalnız olunabilirdi, yalnızlık olmasaydı...
    emily dickinson
    3 ...
  6. 603.
  7. şu sıralar bende tavan yapan duygu.insan istanbul gibi bir şehirdeyken nasıl bu duyguyu bu kadar yoğun hisetmesinki.
    3 ...
  8. 604.
  9. bir insanın yalnızlığı üzerine söylenecek o kadar söz vardır ki! o kadar büyüktür ki yalnızlık. o kadar kalabalıktır ki. dünyayı dolduran canlılardan uzak bir hayat yaşamak ya da binlerce bedenin arasında olup hiçbirini dinlemeden ilerlemek. hepsi de yalnızlığın türleridir.
    ...
    kendini yalnızlık okyanusuna can simidi olmadan, boğulmak üzere bırakmış bir insan, içindeki dibe sürüklenirken devirdiği her metrede sonsuz huzuru hissetmeye başlamışken, eğer tek bir salise pişmanlık duyarsa yalnızlığından, tek bir salise tereddüt ederse tercihinden, işte o an kişinin felaketi başlar.
    *
    5 ...
  10. 605.
  11. 606.
  12. yalnızlığa ihtiyacımız var bizim.
    aylak terkedilmişliklere değil ama...
    huysuz kendini beğenmişliklere de değil...
    baktığımızı gerçekten görmemizi sağlayacak o mesafeye, o mesafeyi yaratacak yalnızlığa ihtiyacımız var.
    "birlik ve beraberlik" içinde olmadan öfkelenmeyi, sevinmeyi, savunmayı ve saldırmayı öğrenmemizi sağlayacak türde bir yalnızlığa ihtiyacımız var.

    *
    5 ...
  13. 607.
  14. yanlızlık, yine mi kader?
    her günü birbirinden beter.
    sevdirmiyor, güldürmüyor,
    süründürüp öldürmüyor. *
    2 ...
  15. 608.
  16. 609.
  17. sizi hayattan bıktırabilecek birinci sebeptir artık bazı yerlerde yeter uleaynnnnnnnnn dedirtir.
    5 ...
  18. 610.
  19. umut sarıkaya'nın bu haftaki köşesinde de belirttiği gibi, 0.9 uç kullanan insanın yaşadığı haldir. ama önce ucun bitsin, asıl o zaman gör yalnızlığı.
    3 ...
  20. 611.
  21. doğumumuzda ve ölümümüzde dahi yanımızda olan tek şey.
    1 ...
  22. 612.
  23. bilinen en kötü fakirliktir. ilgisiz kalmaktır, sözlüklerde ben varım çığlığı atmaktır.

    bir de "istenmeyen adam" plug in'i yemişsen, öylesine baka kalırsın trenlerin ardından.
    3 ...
  24. 613.
  25. her türlü ilişkide mutsuzluğun daha da giderek artması.
    artık hiçbir ilişkiyi yaşayamayacak kadar yorgun ve bitkin olmak.
    ve peşine giderek içine kapanmaya başlamak.
    yalnızlık hazırdır artık. alkolle servis edilir.*
    2 ...
  26. 614.
  27. bayramda bile evde tek başına oturmaktır...
    3 ...
  28. 615.
  29. biriyle konusmak için telefona sarılmak ve fakat dost bilinen kimselere ulaşamamak akabinde belki makara eder rahatlarım dusuncesiyle msn' yi acmak ancak listedeki herkesin cevrimdısı olması..
    1 ...
  30. 616.
  31. ölüm gibidir. başınıza çöreklenmeden anlayamazsınız. ne kadar anlatılsa da yaşanmadan nasıl bir şey olduğunu göremezsiniz.
    1 ...
  32. 617.
  33. gençken güzel olan; yaşlandıkça işkenceye dönüşendir. zamanı geldiğinde öyle yapışır ki bedene, ne üzülmek; ne mutlu olmak çaredir. sadece yaşanacaktır. yaşanacak, çekilecek olandır.. ölüm kapısını açacak halattır belki de, yaşlı insan en son yalnızlığına tutunarak doğrulacaktır yatağından ve onunla açacaktır "öte alem"lere açılan kapıyı.

    bir fısıltısıdır biçare bedenin halattan kapıya titreşen..

    belki de tek anahtarıdır pörsümüş bedenin..

    bilemiyorum..
    3 ...
  34. 618.
  35. bell bir zaman sonra, ortam içinde bşeyler paylaştıgın tek insanın da sen, takmadigini anladın andir yalnızık, hatta bu entry'yi yazarken sarhoşken eger senden önceki entry'yleri okuyaayacak kadar boş ver sarhoş olmaktır yalnızlık.*
    1 ...
  36. 619.
  37. Kendi kendinize sorun: Büyük olmayan yalnızlık, yalnızlık mıdır? Ancak bir tek yalnızlık vardır, o da büyüktür ve katlanılması güçtür. Öyle bir an gelir ki, insan yalnızlığını kolayca elde edilen herhangi bir beraberlikle değişmek ister. Hiç uymadığı halde uyar gibi görünüp yanındaki herhangi biriyle, hatta en düzeysiz biriyle bile birlikte olmayı düşünür. Ama yalnızlığın büyüdüğü anlar, belki bu anlardır. Onların büyümesi, erkek çocukların büyümesi gibi acılar içinde olur; ilkyazın başlangıcı gibi de üzücüdür. Yalnız bu sizi şaşırtmamalı. içe dönmek ve kendinle baş başa kalmak... insan buna alışabilmeli.
    3 ...
  38. 620.
  39. tüm kalabalıklardan özür dileyerek, sineye cekilmesi gereken durum.
    1 ...
  40. 621.
  41. dipsiz kuyu.
    daha ne kadar derine düşebilirim derken bir bakmışsın etraf daha da soğumuş.
    1 ...
  42. 622.
  43. yüzyıllar boyu şiirlere, şarkılara, romanlara, filmlere konu olmuş olan, insanlığın en önemsediği konulardan biridir. herkesin başına mutlaka gelmiş ya da gelecek olduğundan empati kurulması kolay bir durumdur. yani bu dert başka birisinin başındayken bile bizim içimizi burkabilir.
    2 ...
  44. 623.
  45. Yalnızlığa...

    Tam baktığın yerde yanan,
    yakanı yanandan uzak,
    yakandan, yanağından yakın, bir ateş,

    iri ve kanlı gözleriyle,
    şüphesiz sırıtarak diş bileyen
    ve kan damlayan çatal dilini,
    burnuna değdiren,
    kafası kafanda, kuyruğu karanlıkta bir ejderha,

    Etinde kurşun, ruhunda azap,
    değmeden kirpiğine kirpiğin,
    sıçrayışındır yerli yersiz,
    uçsuz bucaksız kabuslardan,

    Yalnızlık;
    mıhtır, tam alnının ortasında çakılı,
    bir mum ışığında, amaçsız kovaladığın gölgeler
    ve peşinde gölgesi olduğun muamma,

    Gediğinden büyük taştır bağrında,
    bağrın geniş, ağrın yavaş,
    ve bir çelişkidir aklında,
    yanlışın doğru, doğrun yanlış

    Kırık bir kalem ucuyken sen
    Kör tırnaklarını geçirip
    Önceden yazılmışların üstüne
    Paramparça edişindir yüzünü

    Yalnızlık...

    Üç nokta art arda
    Birincisi büyük
    ikincisi sonsuz
    Üçüncüsü meçhul

    Üç koca delik duvarda
    Birincisi uykun
    ikincisi aklın
    Üçüncüsü umudun

    Ağzında eğilip bükülen her söz
    Şiire akar, tek tek, mısra mısra
    Kımıldanmadan, tek bir adımsız
    Başlar bilinmeze, dönülmez isra

    yalnız saipsiz

    ( 18 Aralık 2008 04:20 istanbuğulu )
    5 ...
  46. 624.
  47. uzun olanı kalp kırmaktadır, kalp kırıldıkça da uzayan.
    2 ...
© 2025 uludağ sözlük