24 saat boyunca uyuyabilmektir sirf can sıkıntısı yuzunden.
bir zamanlarak severek yaptiginiz ugraslarin ilginizi cekmemesidir. paylasacak biri yoktur cunku ortalikta.
zaman zaman 'cok gucluyum ulan' triplerine girmektir. cunku herseyi tek basiniza yapiyorsunuzdur ya. kimseye ihtiyaciniz yoktur hani. sinemaya bile tek basina gitmektir, guclusunuzdur cunku.
kimi zaman bir kedi sıcaklığıyla, kimi zaman ıslak bir yastıkla, yağmurlu bir sabahta bir fincan kahveyle ya da yorgun bir gece kadehteki rakıya su katılarak hafifletmeye çalışılsada bir işe yaramaz. insanın boğanızda bir yumruk gibi kalır gitmez. çoğalır boyunu aşar insanın bazen. bir ahmed arif şiiri gelir akla işte o zaman kendi kendine okunmadan geçmez.
(bkz: akşam erken iner mapushaneye)
eşgil anlarda insanı ''sıradanlaştıran'',payidar anlarda ''kendimden yanayımlaştıran'', ama ne olursa olsun kendi kucağından diğerinin kucağına bırakılıp paylaşılamayan. aynı kucakta doğar ve aynı kucakta devam eder,taki sen sonsuzlaşana kadar.
insanın tek gerçek özgürlüğü yalnızlığıdır. ve yalnızlığı küçük düşürense bağımlılıklardır. aşklar, alkol, nikotin, ahlaki değerler, uyuşturucular... hepsi de birer pranga olabilir her an, insanın ayağına. zevk veren prangalar. ortak özellikleri, varlıklarının verdikleri zevkin uzun bir süre sonra hissedilememesi, yokluklarının ise derhal kalpte bir ağrı yaratmasıdır.
yanında kimsenin olmamasıdır.herkesin zaman zaman kalması gereken haldir. kendini dinlemesine, yaptıklarını gözden geçirmesine, doğru tercihler vermesine yardımcı olur. hiç kimse 'neden ben yalnızım' diye üzülmemelidir. aslında her insan biraz da yalnız değil midir hayatta?
bilinenin aksine, etrafta kimse olmaması, çok derin anlamlar içerendir.
hiçbir insan yalnız kalmak istemez, bu yüzden mutlaka kendini bir gruba dahil eder, hatta bunun için de karakterinden ve düşüncelerinden ödün verdiği olur. öyle ki yalnız bir insan için ' kesin havalıdır, kibirlidir ' gibi yanlış bir yorum da yapılır.
oysa, bir insanın yalnız kalması, şahsi haklarına saygı duyulmaması ve sanki yokmuş gibi tavır gösterilmesiyle de mümkündür. kalabalık içinde kahkahalar, sohbetler, kesişmeler uçuşurken, gruba dahil olmamayı seçmek en doğal hakkı olsa da, gruba dahil olsa bile susmayı seçebilir. çünkü sürekli konuşulan konular aynıdır, politika ve futbol başını ağrıtmaktadır, hemcinslerin karşı cinse cinsellik üzerine kurulu bakışı onu tiksindirmektedir.
yalnız kalmak, bazı durumlarda, güçlü olmak ve sessizliğin değerini bilmektir açıkçası.
bazen neye ve kime dair oldugunu bile kestiremedigin derin bir özlem olur. yalnızlıgın en koyu, en hüzünbaz anlarında beliriverir bu özlem hissi.ta derinlerde, ümitsiz, memnuniyetsiz, güvensiz bir his, boşluktasınız gibi, sanki yalnızlıgın ta kendisiymiş gibi.