tek başlarına birer komedi dizisine yetecek 10 tane insanı bir araya toplamışlar yine istanbul'un göbeğindeki tarihi bir binada. süper olmuş, avrupa yakası'ndan sonra komediye hasret tv ekranlarında şenlik havası yaratacak.
An itibariyle ilk bölümün * 2. tekrarı yayınlanmakta olan güzel, kaliteli olacağa benzer komedi dizisi.
Bu kadar çok Tekrarını vererk iyi mi yapıyorlar? bence evet... Zira "Kuzey ve Güney" gibi "tekrarı yok" iddiasıyla başlayıp, muhteşem yüzyıl gibi izleyiciyi bir şekilde kapmış bir dizinin karşısında rating anlamında g.t olup da kös kös tekrarını vermek zorunda kalan bir örnek var. **
ilk bölümden aklımda kalan diyaloglar:
----------------------------------------------------
hasibe eren: Kim o arayan? Kadın mı erkek mi?
olgun şimşek: Ya ne fark eder? Sağlıklı olsun yeter!
----------------------------------------------------
bartu k.çağlayan: öpüşelim mi?
gülse birsel: Ya hayır ne öpüşmesi?!!
b: Yarın öpüşelim?
g: ?!!?!!
B: başka müsait bir zaman da olur.
uzun zamandır bu kadar doya doya güldüren bi program, bi dizi izlememiştim, gerçekten hakkını veriyo gülse birsel, yani bi de avrupa yakasından sonra ''aa kendini tekrar ediyo'' damgasını yemiyceği esaslı bi komedi olmuş bence efendim, özellikle bartu küçükçağlayan'ın rolü tartışmasız fenomen olmaya adaydır, helal olsundur.
bu dizi tutar arkadaş.
ilk bölümünden sevdirdi kendini. orçun karakterinin bakışları konuşması yeter..
avrupa yakası ile benzer yanı çok ama olsun sorun değil...
evin annesi damadın biraderine balkonda çok güleç bir yüzle
-oğlum evimize hoş geldin (sonra birden ciddilerşir)
-ama terasa ev terliği ile çıkmıyoruz. dışarı terliği ayrı, ev terliği ayrı, teras terliği ayrı...
aramıza bir sürü sinema eleştirmeni katmış, izlemek zorunda olunmayan dizidir. beğenmiyorsan izlemezsin olur biter. nedir bu bok atma çabaları? velhasıl kelam güzeldir, sırf oyuncu kadrosu için bile izlenir.
youtube sitesinden de ilk bölümü izlenebilen site. şimdi bitirdim ilk bölümü. oyunculuk dünyasında yaşananlarla, gerçek hayatta yapılan oyunculuklar konusunda güzel bir tespit yapmış gülse bence. 'biz kamera karşısında oynuyoruz, sen kamerasız oynuyorsun' (evin çapkın damadına)
genelde kariyer bazlı eğitim almış kentli küçük burjuva düşün yapısı'nda ki yoz kitlenin beğenisine sunulmuş ve de beğenisini de kazanmış dizi-film. eğlence, kent yaşamı, tüketim arsızı, kariyer bazlı eğitim müptelalarının beğene-abarta anlata-koklaşa izleyecekleri bir yapım olmuş. tam sizlik alın sevgililerinizi ikea koltuklarınıza kurulun, fincanınızdan kahvenizi yudumlayın (aman gülerken boğulmayın) hakkında twitleşin, entry girin allandırın pullandırın, yeri geldi mi eğlenin, için, tüketin, ayrıca arada faşizanlaşmayı es geçmeyin, vicdansızlığı, sömürüyü, siklemeyin adı üstünde yalan dünya konjonktür nereye eserse oraya savrulun bu dizi-filmde yalan dünyanın bir lezzeti işte zaten.
bazen ben bile kendi ses tonumdan tahrik oluyorum repliğini içinde barındıran gülse birsel yapımı dizi. kalite kokuyor merakla bekliyoruz yeni bölümünü. ailecek olmasa da sevgiliyle severek izliyoruz efendim.