Kanal D 'de yayınlanan Gürse BiRSEL senaryosunu yazdığı dizidir. Her karakter ayrı bir hikayedir. insanların izlediğinde eğlenceli bir vakit geçirebileceği, senaryosuyla oyuncularıyla Avrupa Yakasını aratmayan bir dizidir.
her eve lazım olan nurhayat,a hayat veriyor bu dizi . orçun bir yana, nurhayat öbür yana. bu kadın adamı öldürür yahu.
rıza benim kaderim alnıma yazılmış bi isim koluma vurulmuş bi damga sırtıma yapılmış bi dövme kalbimde bi kılıç yarası doğmamış çocuklarımın babası . dedi ben koptum.o konuştu ben nefessiz kaldım. kadının karşısında konuşmanın imkanı yok. acıyorum, üzülüyorum sana rıza.
tek hücreli bir organizmaya mikroskopla bakıldığında hücre içinde görülen aktivite gibi, dizi sürekli hareket halinde kaynamaktadır. oyuncuların üzerlerine tayt gibi oturmuş karakterleri izleyenleri onların kankaları yapmaktadır adeta. gülse birsel için her defasında bu kadın bu işi biliyor kardeşim dedirten senaryosu olağanüstü olağandır.
bir leyla ile mecnun mudur? hayır. onun yeri ayrıdır.
Pamela anderson'lı yalan dünya cuma 20:00'da kanal d de. Ne gerek vardı orası tartışılır. Bu amerikalılar artık türkiye'ye kapak atmaya çalışıyor zaar.
genç kesime hitap eden, orçun karakterinin videolarının facebookta sürekli paylaşılmasına sebep olan, nurhayat karakterinin çok hızlı konuştuğu sevilen bir gürse birsel dizisi.
kadrosunda ısrarla burhan altintopu da görmek istediğim fakat göremediğim dizi. sanki ihanet edilmiş gibime geliyor. makbiiıle bile var ama burhan yok! kendin bile oynuyosun yine sayın birsel, ama burhan yok. yok işte yok diye türk filmlerindeki gibi haykırmak istiyorum. duygusal bi bağ kurmuşsam demek ki.
facebook'da ardı arkası kesilmeyen orçun videolarına göz gezdirip "tıhıh. ee video bitti bitecek, nerede gülüyoruz tam olarak?" diye düşündüren, televizyonda denk gelip izlediğimde ise "bora" karakterindeki öner erkan'a gülebildiğim *, hayvan gibi kadrosu olan fakat avrupa yakası'nı mumla aratan dizidir.
bunun yanı sıra orçun'u ilk izlediğimde libidosu yüksek ergen özelliği hariç *, istanbul'un altınları dizisindeki fahri altın'ı çağrıştırmıştı fakat 2-3 defa izlediğim dizide orçun'un 1 yılda güldürebileceği kadar güldürmüştü beni.
gülse birsel'den çok daha komik olacak bir iş bekliyordum, beklentileri alçak tutmak gerekiyormuş. ayrıca "über" ve "çok sert"i de piyasa yaptığı/yapacağı için kendisine kızmıyor değilim.
bir bölümde çok şey oluyo ve genelde sonlara doğru dikkat dağılıyor ama yine de bu senenin en iyisi bence. tülay ve nurhayat tiplemesi orçundan daha komik. zaten gülse birsel'n özellikle nurhayat gibi hamarat görgülü ev kızı karakterlerini çok iyi yazdığını avrupa yakasındaki makbuleden biliyoruz. kendi oynayacağı rollere uyuz ukala sakar doneler eklese de "ben aslında iş güç bilirim elimden her iş gelir yemek yapmayı bilmesem ev işi bilmesem bunları nasıl yazardım" mesajını alttan alttan seyirciye veriyor gibi.
avrupa yakasından sonraki en iyi türk sitcomudur. Orçun karakteri bana nedense feci derecede mad tv'deki Bobby lee karakterini çağrıştırıyor. Eğer gülse birsel mad tv'den çağrışım yaparak bu karakteri yazmış ise helal olsun.. çünkü bırak türkiyeyi amerikada dahi mad tv'yi bilen insan sayısı çok azdır.