içindeki esprilerin iyice mal işi olduğunu düşündüğüm dizidir. Geçen sezon çok iyiydi. Bu sezon aynen pis yediliye benzemiş.
Bırakın ilköğretim öğrencileri izlesin.
neşet ertaş'ın insanı kendinden geçiren şarkısı. önceleri pek bilmezdim bu şarkıyı. duymuştum tabi. ama pek bir yakınlığımız yoktu. her ne olduysa kaderfilminde oldu. vildan atasever -gerçi başkası seslendiriyordu şarkıyı- sahneye çıktı. ve harika bir elektro bağlama eşliğinde bu şarkıyı icra etti. işte o anda kıpırdadı içimde bir şeyler. bir filmin içinde geçen bir şarkıya aşık olunabilir mi bilmiyorum ama ben olmuştum galiba. aynı şarkıyı rahmetli neşet ertaş ve selda bağcan'dan da dinleyince ben ben değildim artık. kısacası bir şarkı dinledim hayatım değişti!
önce avrupa yakası tipi bir komedi anlayışı gütmeyi denemiştir ancak beklediği reytingi alamayınca bu sene daha oryantalist daha halktan(!) bir tarz üzerinde durmaktadır.reytingi batasıca.
ayrıca yooooo diye böğüren adama gülenler varsa lütfen iyi bir komedi anlayışına sahip olduğunu iddia etmesin.
her bölümde kan kaybeden dizi. ilk sezon iyi gitmesine rağmen ve bazı karakterlerin olağan üstü yeteneklerine rağmen bu yeni sezonda reyting canavarına kurban gidecektir.
samimiyet eksikliğinin bolca hissedildiği dizi. her sahne, her karakterde yapaylık var sanki.
halbusi bir burhan altıntop yetiştiren, her sezon inat eder gibi bir oyuncu eksiltirken, yeni gelen bir oyuncuyu sevdiren senarist ve dizi ekibi, yalan dünya'da bu sıcaklığı ve yaratıcılığı ekrana taşıyamadı. lost'un çakması olarak kayp adında bir diziyi bu oyuncularla çeksen, eminim daha izlenebilir olurdu.