bu hissi, leyla ile mecnun u izlerken de yaşadım, işler güçler o kadar iyi ki, diğer komedi dizilerini izlemek zorlaştı. yalan dünya bir işler güçler değil yani..
yeni sezona oldukça düşük bir tempoyla başlamıştır.
sanki birileri zorla yazdırmış yeni bölüm senaryosunu. gülme efektleri değişmiş ve artmış, müziklere yenisi fakat gereksizleri eklenmiş, espriler zorlama ve komik değil, sahne geçişlerine bir kaç yenilik getirilmiş ki bana işler güçler i çağrıştırdı.
ilk bölüm olduğu için, geri geldik biz, kafasıyla tanıtım ve kaynaşma bölümü yapmaya çalışmışlar fakat bi' şeyler havada kalmış sanki. geçen sezon yapılan esprilerden sonra şimdikiler öyle rahatsız ediciydi ki izleyende bir öf deme isteği uyandırdı.
nasıl diyeyim? konsept değişmiş sanki. bu dizi yeni kuşak izleyiciye modern eklentilerle sunulmaya başlamışken, o arada çalan ilginç kısa müzikler ve gülme efektleri bana trt 1 in eski dönem dizilerini hatırlattı.
ha trt dizilerini severim bu arada onu belirteyim. bir aile ve yaşadıkları şeklindeki komedileri güzeldir. işte bu yalan dünya ya pek uymamış.
mesela gülistan ın yaptığı bir şaka vardı dün. orçun hakkında, bülbül suyu içirdim annecim ondandır, şeklinde bir şeydi galiba. işte orada dedim bir şeyler değişmiş bu dizide diye. yalan dünya da sırf replik uzatmak için böyle şakalar yapılmazdı.
bir şeyler değişmiş ve ben bu değişikliğin yakışmadığını düşünmekteyim.
bu arada nurhayat ın abisinin karakteri henüz tam anlaşılamadı onu ilerleyen bölümlerde göreceğiz sanırım. ama oyuncu seçimi gayet güzel olmuş.
her neyse... sanırım bu değişikliklere bir şekilde alışıp izlemeye devam edeceğiz.
ilk bölümlerine nazaran vasatı aşamayan , geneli sıkıcı geçen dizi. bi de üstüne 2 dakkada bi 10 dakkalık reklam sokunca hiç seyredilmiyor. işler güçlerin tırnağı olamaz.
gülse birsel'in zorlama esprilerle kotarıp 'iyi bir kadın komedyen çıktı sonunda' gibi haksız övgülere tabi olduğu dandik dizidir. oyuncular kaliteli ama; orası ayrı.
işler güçler veya leyla ile mecnunla niye karşılaştırıldığını anlayamadığım dizi.
tamam hepsi komedi dizisi ama tarzları farklı. gülse birsel'in de bir tarzı var ve hep bunun üzerinden yazıyor. gayette komik oluyor. aynı şey diğer diziler içinde geçerli. hiçbir şey beğenmeyen kafalarınızı lütfen şu karşılaştırma işine de yormayın. gereksiz işler bunlar.
her karakter bağıra bağıra, ağzını burnunu çarpıta çarpıta bi tuhaf konuşuyor. özellikle şu yanağında beni olan nurhayat resmen çakma donald duck. ben dizinin fragmanını bile izlemeye tahammül edemezken bir de baktım reklamlar da bile nurhayat. bir de son olarak, komedi dizisi dediğin en fazla yirmi beş dakika-yarım saat olur, hızlı olur, gülmekten kırıp geçirir. ama bu ne yahu 100 dakika komedi dizisi mi olur.
"yeter lan başım şişti car car car" etkisi yapan dizi.
ne lan bu böyle bağırıp duruyor herkes. reklam sesi köklemede zaten kanal d zirvededir. reklam dönüşünde iyice çekilmez oluyor böylece. en sonunda mutlu son , televizyon kapatılır ortama huzur dolar.
Gürse birsel in kendini zorla istenen kadın yaptığı dizidir. Güzel ama hem yönetmen hem oyuncu olmakta neyin nesi? Ayrıca oyunculuğuda vasat. Allahtan diğer oyuncular çok kalitelide oradan kurtarıyor.
ikinci sezonu geçen hata yayınlanan dizi. ilk 3 bölümünü seyrettiğimde yüzümde az da olsa gülümseme olsa da artık güldürmeyen yapım. ikinci sezon birinci bölümüne 30 dakika anca dayanabildim.
şu anda kanal d de yayımlanan, esprilerinin son derece entelce ve oyuncularının karaktersiz boş insanlar olduğunu gördüğüm dizi. yani ekşi sözlük yazarlarının favori dizisi.