tsunamisine kapılıp, kitlenin içine karışan bir çok leyla ile mecnun hayranını, asıl tüketim ortalamasına döndürecektir bu dizi. çok yüklenmenin alemi yok avrupa yakası da berbattı başlarken sonra bir yerlere geldi. bu iş biraz pratik ve uyum meselesi sabır lazım kadro da türkiye ortalamasının çok üstünde. büyük prodüksiyon yani. bu arada dizi yayınlanmadan "olur bu iş" mealli entarimden sonra 8 sayfa girilmesi de beni gülümsetti...
öyle eleştirildiği kadar kötü bir dizi değildir.
ne kadar seviyoruz bir şeyleri hemen itin g.tüne sokmayı.
az izleyin amonyum. ondan sonra ne diyecekseniz deyin.
ayrıca güzel yani. yüzde tebessüm bırakıyor her türlü.
Gülse birsel kafası diye birsey var ee kadın bu diziyede bunu yansıtmış evet ilk bölüm biraz norto ama gülse Birsel in en iyi yaptıgı şey olan karakterler üzerine yogunlasip konuyu arada kaynatma olayı bı dizide de var gayette güzel karakterler yaratılmış eminim gülse birsel suan bizi okuyor ve izleyicisinin sesini dinleyen bir beyin olarak zamanla herseyi daha iyi oturtacaktir ben izlerim izlemem ama gülse birsel çok büyük bir yetenek televizyon I'sini şahane yapan biri o yüzden sonsuz kredi veriyorum sukular ona feda olsun disi cem Yılmaz'ım benim.
senarya ilk bölümüyle biraz pasif gözüksede mükemmel kadro mükemmel karakterler... tutacak gibi bir kelime bu dizi için aşalayıcı olur türk dizilerindeki çıtayı yükseltecek derecede iyi. sarp apak'ın canlandırdığı karakter hımym barney tarzı olduğuda gözden kaçmadı ancak güzel hatta dahada benzetirlerse daha iyi olur.
reyting ölçüleri hala geliyor olsaydı 3 hafta sona kaldırılacak olan diziydi.
şansı varki gülse "abla" nın reyting diye birşey yok o yüzden bir kaç ay gider.
sözlük yazarlarının olumsuz yorumlarına rağmen, aksine çok enerjik bir ilk bölümüyle karşımıza çıktı. çoğu sahnede kötü geçen önemli bir final sınavıma rağmen bana kahkahalar attırmayı başarabilen yıldızların oynadığı real madrid tadında çok eğlenceli bir yapıt. (bkz: gök gürültüsü şimşek tanrısı)
olgun şimşekin performansını biraz artırması halinde engün günaydını aratmayacağı dizidir. ilk bölümü iyiydi diğer bölümleri de göreceğiz bakalım. gülse birsel engin günaydının diğer karakterlerin önüne geçmesinden korktuğu için şimdilik kadroya almamaış olabilir diye düşünüyorum.
benim bilinçaltımdaki kıstas leyla ile mecnun olduğunu için pek ısınacağımı düşünmediğim dizi erdal bakkal ismail abi olmadıktan sonra ne yapayım ben diziyi.
öncelikle ilk bölümü gayet akıcı olmuş bunu belirtmek isterim.
bir komedi dizisinde bunu yakalayabilmek oldukça zordur, ki kaldı ki türkiye'de son zamanlarda tutmuş adam akıllı iki komedi dizisi vardır, biri leyla ile mecnun diğeri de avrupa yakasıdır zaten..
ayrıca şunu söylemeden de geçemeyeceğim izninizle, bence leyla ile mecnun'un bu kadar tutmasının asıl nedeni absürd komedi falan olmasından ziyade bir onur ünlü işi olmasındandır, bu da benim şahsi fikrimdir tabiki.
neyse..
yalan dünya'ya dönücek olursak tekrar; herşeyden önce karakterler çok iyi oturmuş kesinlikle yani dizideki tüm karakterler için söylüyorum ki; gidebilecek en iyi oyuncu seçimleri yapılmış. bu konuda gülse birsel'i tebrik etmek lazım.
özellikle ''orçun'', ''nurhayat'', bir de şu irem şak'ın oynadığı karekter (adını anımsayadım şincik) gerçekten bomba gibi olmuş.. yeminlen bunların sahnelerine sesli güldüm, o kadar diyorum.
olgun şimşek'e zaten söyleyecek söz bulamıyorum. ama ben ''ahmet'' karekterini daha çok sevdim söyleyeyim çünkü ciddi rollerde daha çok seviyorum bu adamı. adam küçük dev adam mübarek..
haa birde gizli sanal reklam uygulaması kısmını eleştirenler için söylüyorum, orada da bir ironi var arkadaşlar; bu reklamlar dizilerin içerisinde çaktırmadan göze sokulanlardır genelde ama burda gayet biz burda reklam yapıyoruz denmiş, yani dalga geçilmiş.
neyse beğenmeyenler ''acitasyon, acitasyon'' diye bağıran adını feriha koydum'u izlemeye devam edebilirler.
ama onu seyretmediği halde bunu da beğenmeyenler varsa ee yuh artık size..
ilk bölümünü orçun* izletti desek daha doğru olur. ama avrupa yakası gibi şahane eser çıkaran gülse birsel'den beklentiler yüksek olduğu için haliyle ilk bölümünden beğenilmemesi doğaldır. ama bilmezler ki efsane olan avrupa yakası'nın da ilk bölümü kötüydü...
basit sözlük yazarlarının bok atmasına hiç aldırmadığım güzel mi güzel gülse birsel yapıtıdır.
kabul edin ki gülse birsel akasya durağı ya da cennet mahallesi gibi sitcomlar yapmıyor, türkiye'de işinin piri.
karakterleri cuk oturtması da mükemmel. (bkz: cuk oturmak)
gazanfer özcan sokağı tabelası vardı orada, o da takdire şayan.
ferihayla aynı gün çatışması dolayısıyla, kendisini -acıtasyooonn acıtasyooon- diye yırtım yırtım yırtanların begenmediği dizidir.
tamam, gülme efektlerinde sorun olabilir ama düzeltilemeyecek şey değildir; gülse birsel onu da halleder.
hatırlayın ki; avrupa yakası başlarda da bu şekilde anlatılmıştı her yerde ama daha sonraki kan aktarımlarıyla (bkz: engin günaydın) (bkz: sarp apak) (bkz: binnur kaya) (bkz: peker açıkalın) paşaların paşası bir dizi olmuştu.
şimdi bok atmayı bırakın ve arkanıza yaslanıp izleyin. o lanet beş para etmez çenelerinizi de kapatıp; parmaklarınızı sözlükten uzak tutun. ** *
bir sürü ağlak ve entrika dolu diziden sonra ilaç gibi gelmiştir. ilk bölümün verdiği bir yapmacıklık var ama birkaç bölüme tam oturur diye düşünüyorum. umarım gülse birsel yeni bir burhan altıntop veya şahika dahil etmez diziye. ben bu tipleri ve oyunculukları bıkmadan izleyebilirim.
gülse birsel'in zekasını her zaman takdir etsem de, mizahı bana çok yakın olmayan bir yazardı. avrupa yakası'na millet kah kah gülerken benim yalnızca gülümsemem bunun bir delili olmalı. bu son işi, mizah anlayışının pek de değişmediğini gösterse de, belki son yıllardaki berbat dizi senaryoları, berbat oyunculuklar yüzünden bu diziye hemen ısındım, ilk bölümde gözümden yaş gelircesine güldüm. espriler gayet yerinde. gülme efektinden şikayet edenler bu dizi yapımcısının ryan murphy olmadığına şükretsin; zira the big bang theory'de aynı eleştiriyi alsa da 100 bölümdür aynı şeyi sürdürmekte, üstelik şikayet eden izleyicileriyle taşak geçmektedir bu konuda. velhasıl, bence bu dizi tutar. benim için kusurları beyazıt öztürk'ü sevsem de oyuncu olarak bir şekilde sahte durması, gülse birsel'in her defasında kendini bridget jones gibi göstermesi, avrupa yakası'ndaki karakterleri birebir bu diziye yapıştırması. ancak olsundur. daha ilk bölümden ısındım, bi' daha bekleriz efenim.
orçun karakteriyle zirveye çıkacak dizidir. aslında olgun şimşek yerine burhan altıntop olsaymış süper olurmuş çünkü selahattin yani olgun şimşek, orçun'un babası olacak kadar büyük göstermiyor. olsa olsa abisi olur.
beyaz da iyi, özellikle zorla nişanlandırıldığı kızdan ayrılma sahnesindeki yüz ve mimikleri çok güldürmüştür.