ikinci kere izliyorum bu bölüm boyunca henüz gülebilmiş değilim, dizide ki erkek karakterlerin devamlı olaraj bı heeeaaa haaa huuu eeeaaahhuuu gibi lafları var,
nurhayat karakteri giderek iticileşiyor, ağzı burnu yamuk yamuk konuşuyor, o dudak şekilden şekile giriyor... kepçük ağızlı olup çıkıyor... rızanın da yok maçtan nefret ederim, yok brokoliye bayılırım, yok suşi vazgeçilmezimdir... bildiğin yalancı oldu çıktı adam. çok klişe konular.
çağataya gittikçe daha çok bayılıyorum...
annemizi de özledik yahu... artık pek görünmüyor. bu bölüm 5-10 saniye, giden altınlarının ardından ağlarken gördüm o kadar,ki muhabbeti çok tatlı kadının.
okan çabalar'ı bünyesine katmasıyla gülse birsel'in dünyanın en akıllı işini yaptığı yerli dizi. böyle bir yetenek bu dizide yer almasaydı yazık olurdu. artık okan çabalar'ı duymayan kalmayacak bu sayede, herkesin tanıması gereken çok büyük bir yetenek.
bu kadar önemli aktörleri bir araya getirip bu kadar salatalık bir iş yapılabilmesi bile büyük başarıdır bana kalırsa.. bir de beyazıt faktörü var ki ona hiç değinmiyorum. *
bir kitap ,bir ansiklopedi,bir tiyatro gecesi, bir aile ziyareti yerine geçmiş, toplumun kendine şöhret ettiği yeni kuşak harcı alemlerdendir.vay anam vay.
baştan sona bir bölümünü izlemedim ıtıraf edıyorum..
ama kız arkadaşım ızlıyor ve gülüyor dıye, bana gelip " ezık mıyım lan ben ezık mi, yolda görsen bilmemne" dedi dıye maçtan gelip, medya kralına kadar 10 dakıka bakıyorum..
resmen gerızekalıca seyler oluyor..
abartılı şiveler, saçma sapan senaryo olarak yazıldıgı, peşinden ne gelecegının anlaşıldıgı sahnelerle dolu dızı..
fanboy kardeşler neye güldüklerini anlatsa sevınırım gercekten.. amacım populer olan bı seyı ıtın g.tüne sokmak değill..
bartu küçükçağlayanı topluma fark ettiren dizi. Ayrıca orçunun babası rolündeki amcanın da müthiş oyunculuğu gözlerden kaçmamalıdır ki, gerçekten ikizi var zannedenler çoğunluktadır.
avrupa yakasının farklı ortamda geçeni gibi geliyor bana bazen. Gülmediğim esprileri güldüklerimden daha fazla olsa da; daha iyisi çıkana kadar kaçırmadan izlemeye devam edeceğim sanırım. **
Olgun Şimşek'in oynadığı baba rolünün biraz abartı olduğu ve diğer rollerin çok önüne çıktığı fikrindeyim. Ancak yine Olgun Şimşek'in oynadığı Ahmet rolündeki duruluk muhteşem. bana kalsa gerçeğe yakın duran bu karaktere daha fazla yer verirdim.
bu dizi oyuncu kadrosundaki tüm oyuncuların yıldız oluşunun risklerini taşıyor. ancak zamanla bunun da aşılacağını düşünmekteyim. Gülse Birsel'in her hafta yaptığı ufak tefek değişiklikler de zaten bu dizinin temelinin henüz oturtulma çabasında olduğunu gösteriyor. Ama olsun cumalarımızı renklendiren bu yapım ve gülse birsel'in her zaman farklı duran espri anlayışı tadir edilesidir.
eğer avrupa yakası yeşil bir top ise, yalan dünya kırmızı bir toptur.
ne avrupa yakasının ne de yalan dünyanın tek bir bölümünü kaçırmadım. ancak yalan dünya artık seyirciye ben bunu bir yerlerden hatırlıyorum duygusu yaşatıyor.
iki dizinin arasındaki tek fark karakterlerinin farklı olması. tabii aslında tam olarak bu da değil.
deniz karakteriyle aslı karakterinin benzerliği, annelerin temizlik takınıtısı, babaların çılgın sevimli tavırları, gülsenin partnerini oynayanların karakter benzerliği...
yalan dünya başarılı bir dizi. o yüzden izleneceğini 3 sezon süreceğini düşünmekteyim. fakat gülse birsel 3. bir dizi projesine başladığında reytinglerin çok düşük olacağı aşikar.