cuma akşamlarını renklendiren; fakat üstünde daha fazla çalışılması gereken komedi dizisi.
mesela deniz karakteri sönük kalmış, hatta karakter sınıfına bile giremediği kanaatindeyim. senaristi olarak sürekli kendi canlandırdığı karakteri ön plana çıkarma gayretinde olan gülse birsel, maalesef büyük bir hayran kitlesi yakalayan "açılay" ı harcıyor. fragmanlarda açılay'ı görmek isteriz zira en oturmuş tiplemelerden biri açılay'dır.
sonra, selahattin ve tülay'ın lahmacun, göbek ve bol bol seks unsuru içeren sahneleri aşırı ucuz, uzun ve can sıkıcı. sırf bu sahneler nedeniyle diziyi takip etmeyi bırakanlar olduğunu düşünüyorum ki böyle devam ederse o kervana ben de katılacağım.
son olarak da orçun'u eskitmemekte fayda var. yani dengelerle biraz oynansa fena olmayacak sanki.
yine de salya sümük, yapış yapış, feryat figan, ezik büzük ve de klişelerle dopdolu türk dizilerinin yanında; gülümseten, güldüren, kahkaha attıran yapımdır.
emeği geçen herkese sevgiler, selamlar gönderilir.
izleyicinin gözünün içine içine sokulan a101, saray halı, magnum, kfc, denizbank, türkcell, bellona vs. reklamlarından iyice illallah ettirmişti. rtük duymuş sesimizi ve 310 bin lira ceza kesmiş. o reklam verenlere de akıl versin allah, öyle gözüne sokarsan insanların ürünün sempati mi kazanıyor antipati mi diye düşün bir kere.
kanal d de dizi olmuş ama güldüremeyen dizidir.( one ya öyle yooo ooo ebruu yada beyazın yetersizliği filan altan erkeklinin araki bulasınlık kadar yokluğu hangisini sayacaksında izlicende gülücen kapat gitsin dizidir.)
gülse birsel'in yazdığı muhteşem seneryolardan bir tanesi olmasıyla beraber gülse'nin yazdığı her senaryoda en normal karakteri kendisinin oynamasından dolayı akıllara '' acaba narsist mi? '' sorularını getirir.
komik olması bir yana, aynı saatte daha guzel dizilerin olması falan hepsini gec.
sırf sarp apak için saniyesi saniyesine takip edilesice dizidir yalan dünya. *
(bkz: çok sert hatta ivana sert)` *
leyla ile mecnun gibi bir dizinin olduğu bir ülkede eğer bir komedi dizisi yapıyorsanız biraz iddalı olmanız gerek. zira leyla ile mecnun bu ülkede epey çıta yükseltti. daha önce çektiğiniz diziden devşirdiklerinizle, gerizekalıya benzeyen zorlama karakterlerle, sürekli verdiğiniz gülme efektleriyle, henüz 4-5 bölüm yayımlandığınız halde kendinizi efsane dizi modunda pazarlamanızla olmaz bu işler.
tanım: leyla ile mecnun dizisinin yanından bile geçemeyecek kadar kötü bir dizi. karşılaştırma yapılması bile ismail abimize ayıptır.
fazlasıyla müstehcenlikten komedi devşirmeye çalışan dizi.
orçun ve o karısını aldatan karakter var ismini hatırlayamadım, onların düzeysizlikleri ile ön plana çıkıyor bu dizi.
şahika, burhan altıntop, gaffur gibi avrupa yakasını sürükleyen karakterler bu kadar seviyesiz değildi ya da seviyesizlikleri cinsellik üzerine kurulu değildi demek daha doğru olabilir.
deniz otobüstedir, Otobüs tam olarak Four seasons otelin önünden ortaköye doğru gideriken görüntüler başlar.
Sahneler ilerledikçe çırağanın önüne falan gelir otobüs. Sonra düğmeye basılır otobüsten inilecektir ve otobüs deniz müzesinin önündedir. (ilk hareket ettiği noktadan daha da geride)
saçma sapan karakterleri fenomene dönüştürmeye çalışan dizidir,8-10 yaş zekasına sahip kitlenin diziyi tutmuş olması kısa bir süre sonra final yapacağı gerçeğini değiştirmez.
"insanları malak gibi televiyon başına bağlayalım. saatlerce bizi seyretsinler, rayting uğruna her türlü kepazeliği yapalım, reklamlardan milyonlarca dolar alıp cebimizi dolduralım ama insanlara hiç bir şey vermeyelim" felsefesi güden aptal tv dizilerinden sadece bir tanesi.
insanları aptal yerine koyarak milyonlarca dolarlık servet edinen ve aptal yerine konmaktan büyük zevk alanların vazgeçemediği meşgale diyelim en iyisi.
karakter komedisidir. ha "bu dizinin olayı ne hacı?" diye soracak olursanız gülse birsel'in bile cevap verebileceğinden şüpheliyim. deneyelim.
biz: bu dizinin olayı ne hacı? ne anlatmaya çalışıyorsun?
gülse birsel: öyle işte ya. gülüyoz, eğleniyoz, cihangir falan. bir de reklamları göze sokma olayımız var tabi. (buraya gülme efekti koyulur.)
durum komedisidir.
bunun güzel örneklerinden biridir.
meraklısına da olay şudur: çatışma.
dizi çatışmalardan kaynaklanan mizahı kullanmakda.
anadoludan gelen ve istanbullu olmaya çalışan muhafazakar aile - açık görüşlü sanatçı genç bekarlar
baba - oğul
entel kardeş - hödük ikiz kardeş (bkz: azimet ile mete)
sanat kaygısı - meşhur olma kaygısı
sanat - reyting
ananne - torun
derin zevkler - kitch
uygun eş - beğendiğin kadın
ve bunun gibi diğer çatışmaların hepsi dizide var.
aldıgı ceza ile izleyenlerine "oh olsun" dedirten dizidir. ayrıca bu diziye reklam veren firmalar bence kardan cok zarar etmişlerdir. çünkü bu dizinin izleyici kitlesi daha çok ab grubundan ve bu kadar iticilikten sonra o markaları tercih etmeyebilirler.