Ah be sevgili dostlarım, kız ve erkek kardeşlerim.
Günlerin çok ama çok azı yağmurlu, çoğunun güneşli olduğu yerden yazıyorum. Yağmura aşık biri olarak bu geceyi şakır şakır yağan yağmuru nedeniyle ihya etmek adına 30 yıllık viski mi açmış bulunmaktayım.
Kardeşlerim, balı yapan arının hakkını veririm, viskiyi icat edenin ellerinden öperim, yağmuru yağdırana da şükrederim. Dürüst insanım.
Birde tarantino abimizi severim kirvem,
(bkz: the hateful eight) ile mutlaka bu gecelerime eşlik eder adam gibi adamdır.
Son arzumda masada soyup dilimlerini ince ince doğradığım portakallarımdır kardeşim.
işte böyle yağmur, viski, portakal, tarantino, gece ve yağmur beni alıp dünyadan uçurur götürür.
Tüm kardeşlerime, tüm dostlarıma selam olsun..
Kafanız daima güzel olsun kardeşim.
yağmurlu bir gece. karanlık odamda pencere açık. sokağın başındaki lambanın sarı ışığından yağan yağmuru izliyorum. yağmur damlalarının yere düşerken çıkardığı ritmik ses ninni gibi adeta. rüzgar yıkanmış şehrin atmosferine karışmış toprak kokusunu burnuma taşıyor. arada sırada sokaktan geçen telaşlı insanlar evlerine koşuyor. bazen de bir arabanın lastikleri suyu yararak çıkardığı sesle gecenin sessizliğini kısa bir anlığına bozuyor. ve yağmur yağmaya devam ediyor kendi sesini şehrin gürültüsüne yenik düşürmeden. bu gecenin şarkısı da garbage i am only happy when it rains olsun.
Çok severim. Eve gelene kadar duş almış gibi oldum ama olsun. Bugün ev bana tahsis edildi. herkes gitti bi başıma film gecesi yapacağım. Kapıdaki kedicik korkup kaçmasa iyiydi umarım geri gelir ıslanmaz.