korkmuyorum artık senden gece
korkmuyorum hiç karanlık
üzerime gel istersen
sar beni ben kaçıp gitmem
korkmuyorum artık senden yalnızlık
korkmuyorum hiç korkmuyorum
yüreğime vur vur istersen
kalmadı hiç kaçıp gitmem
sokaklarda yanımda dolaşan yağmur
geceleri başucumda duran yağmur
avucumda ellerin yerine yağmur
vur yüzüme vur yüzüme
saçlarımda nefesin yerine yağmur
dudağımda dudağın yerine yağmur
gökyüzünden çaresizliğimi yağmur
vur yüzüme hadi vur yüzüme
yağmur..yağmur
korkmuyorum artık senden gece
korkmuyorum hiç karanlık
üzerime hep gel istersen
sar beni ben kaçıp gitmem.
korkmuyorum artık senden yalnızlık
korkmuyorum hiç korkmuyorum
yüreğime vur vur istersen
kalmadı hiç kaçıp gitmem
sokaklarda yanımda dolaşan yağmur
geceleri başucumda duran yağmur
avucumda ellerin yerine yağmur
vur yüzüme vur yüzüme
saçlarımda nefesin yerine yağmur
dudağımda dudağın yerine yağmur
gökyüzünden çaresizliğimi yağmur
vur yüzüme hadi vur yüzüme
daha hızlı yağmur
yağ hadi yağmur
ağlar gibi yağmur
vur yüzüme vur yüzümeee yağmur
çok kızdın çok kızıdn çok kızdın yağmurr
kaybedecek neyim kaldı ne kaldı yağmur
vur yüzüme hadi vur yüzüme
yağmuuur....
yağmuuur...
yağmur...
yağmuuur..
an itibariyle tekirdağın şirin bir ilçesinde yağmaya başlayan huzur verici. anlamsız ve manasız sıcaklıkların insan bünyesini kavurmasını, bir nebze olsa da sesi ile bile durdurandır.*
ötesi olmayan doğa olayı. hiç bitmesin dedirten özlemle beklenen.... hüzün, ruhu yıkayan taneler.. ve o müthiş koku..toprak kokusu..huzur.. tabiatın ağlaması... *
bülent ortaçgilin daha güzel söylediği bir teoman şarkısı.
düzeltme: sözlerini de yazayım tam olsun,
Dayanmak zormuş meğer
Sonu belli oyunlara
Reddetmeye gücün yoksa eğer
Oysaki özgürlüğü seçmek
Başka vücütlar sevmek
Bir şehri tam kalbinden
Beyninden vurup gitmek
Var aklımda bir yağmur
Çok uzaklardan çağırıyor
Gelirsen severim diyor
Yağmur yağmur çok uzaklardan
Çağırıyor gelirsen severim diyor
Her maske birşey söyler
Nefretler sevgiler
Bırak artık sevmiyorsan eğer
Oysaki özgürlüğü seçmek
Başka vücütlar sevmek
Bir şehri tam kalbinden
Beyninden vurup gitmek
Var aklımda bir yağmur
Çok uzaklardan çağırıyor
Gelirsen severim diyor
Yağmur yağmur çok uzaklardan
Çağırıyor gelirsen severim diyor
yağmur; suyun güneşe kızmasıdır, onu denizinden ayırdığı için... yağmur; suyun denize kavuşmasıdır, güneş tarafından ayrılan... belki de bu yüzdendir yağmurla bir alıp veremediği olan güneşin yağmura dayanamaması ve bulutların arkasında saklanması, suyla denizin buluşma anlarında...
Sen geldikten sonra hayatıma, hoşgeldin ve iyiki geldin diyeyim bu arada, yağmurla ilgili düşüncelerime ve hayallerime yenileri katıldı. Yağmurda tek başına yürümek yanında seninle yürümenin ; bir birey olmak bir yana biz olmanın ; ayrı bedenlerde içinde farlılıkları da bulunduran ruh eşleri olmanın keyfinin farkına vardım. Bir elimde şemsiyeyi tutmak yerine senin sıcacık ve benim için sayısız anlam ifade eden elini tutmak çok daha fazla anlam katardı yürüyüşüme. Botlarımın su birikintilerine basarken çıkardığı ses madem hoşuma gidiyordu , neden senin adımlarının sesini de ekleyerek daha fazla arttırmayalım ki bu mutluluğu? Hem yanımda yağmurda benimle birlikte ıslanmış ; saçlarından yanaklarına, boynuna doğru yağmur damlaları süzülen o bir zamanlar yerlerinde olma isteğimi mesajlarımla anlattığım damlaların gerçekten var olduğunu görmek. Ve o damlalara parmak uçlarımla dokunabilmek. Bulutlarda gizlenen her damlada,bedenimi ıslatan her yağmurda biraz da sen varsın aslında...
sagopa kajmer ve samsunlu rock grubu the domination düeti güzel bir şarkı. rap ve rockın bir arada oldukça güzel olduğu bu parçada kesinlikle doğrulanmıştır. sözleri için
her şiirin, her hüznün, her acnın tam içersinde olan. bazen her damlası içinize düşer pencere buğusunun ardından. ağladıkça göz yaşlarını örter ama gözleri değil.
(bkz: yağdıkça)
gerçekten sevenleri hayatlarının son gününde yalnız bırakmayandır...
Hafif bir toprak kokusuydu beni sana çeken. Belki ıslanmış insanlar veya onların yitip giden hayalleri...
Aklıma getirdiğin gülümseyen yüz ve ağzından dökülen iki sözcük. Aylarca hayalini ettiğim iki sözcüktü senin bana hatırlattığın. Sen her ziyaret edişinde bizi. Ben hep onu düşünüyordum her damlanın ona ait olması onlara dokunmayı istemek.
Önce yakanızdan içeri giren sinsi bir rüzgar size ölümü hatırlatsın ve başınızı kaldırıp ister istemez etrafa bakın. Islak yolda uzayıp giden otomobil farlarının kırmızısında, sokak lambalarının sarısında, denizin tuz kokan mavisinde yağmura bakarak şunu fısıldayın:
" hoşgeldin"
Aşk ve özgürlüğün, belki de biraz hüzün ve özlemle dansı altında yapılacak bir yürüyüş.
Gözümden yaşlar akamadığı zamanlarda benim için ağlayan...Evet sendin.*