yazdıklarının marlove adlı bir ingiliz casusundan aldığı söylensede bu casusun erken yaşta ölümü nedeniyle çok da fazla bahsedilmemiştir. fakat şu anda bir gerçek varsa ki o da yazdıkları dünyada en çok dile çevrilen yazardır.
115. sone
Sana önceden yazdığım dizeler yalan söylüyordu;
Seni bundan daha çok sevemem diyenler hani;
Ama o zamanlar aklım bir türlü almıyordu,
içimdeki alevin daha da parlak yanabileceğini.
Oysa zaman, kralların fermanını bile değiştirir,
Yeminler arasına girer, milyonlarca oyunuyla,
Kutsal güzelliği karartır, sivri niyetleri köreltir;
Nice dik başları değişimin çarkına uydurur sonunda;
Heyhat! Ben de zaman denen zorbanın korkusuyla,
'En çok şimdi seviyorum seni,' diyemez miyim;
Aşkımdan kuşku duymadığım, en emin olduğumda,
Geleceği unutup, o güne taç giydiremez miyim.
Aşk bir bebek olduğuna göre,
hayır, bunu diyemem,
Büyümesini sürdüren şeyi,
büyümüş gibi göremem.
yıldızları süpürürsün farkında olmadan
güneş kucağındadır, bilemezsin
bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür
ciğerinde kuruludur orkestra, duymazsın
koca bir sevdadır yaşamakta olduğun anlamazsın
uçar gider, koşsan da tutamazsın.
suretinde yatar kizil saçli kara kedi
dudaklarindan kan damlar
belki gökyüzü açik mavi bulutlar koyun değil
seni kandirmişlar
yoksa hayat bu kadar güzel değil mi sevgili ?
sadece perilerin gelebileceği bir gecede ,
kapimi çalan bu şansli kişi,
bilmez deniz yildizlarinin ne kadar parlak olduklarini.
yüzünde küçük çukurlar olan yaşli kadin,
başina taktiği ,yaşina inat pembe örtüyle
dansediyordu çingene gecesinde.
beyaz kağit üzerine siyah nokta ile işlenmiş dantel miydi benim şiirim ?
yoksa yalniz yağmur yağdiktan sonra mi kokardi sokaklar ?
ve tekrar lokantanin önünde dolaşan kediler ,
ah siz kediler !
parçalanan ciğerlerini prometenin,
nasilda yediniz hiç acimadan.
alnima sürülen kan ,
kurban bayramlarinda utancimdi tüm sevgilerimde.
ben hep sana kendi sahamda yenildim yani yüreğimde
bir kartal kadar acimasiz saldirdilar gözlerime
rüyalarimi bile sildiler.
ameliyattan sonra sargilarinin açilmasini bekleyen kör adamin umuduyla bekledim gelmeni bende
ay işiğinda
içimdeki küçük çocuk ortaya çikardi kurt adam yerine
uluya uluya ağlardi yabani benliğinde
yalvarirdi
ben kabul etmez gururuma inat beklerdim gelmeni ama gelmedin
ateş söndü sahilde
içenler sizdi
şarkilar sustu
dalgalar bile sikildi rutin karaya vurmaktan sular çekildi
yaşli kadin dansederek öldü
kediler ah siz kediler herşey sizin yüzünüzden
mevsimlere anlam yükleyenler derneğinden gelen bir habere göre
bu baharda yine yalniz başina geçecek sessiz sedasiz ve
ilk yada son olmayacak
bu kaçinci bahar sensiz demek istiyorum kedice
belki sana anlatabilirim derdimi
bir lisan bir kedi olmali
çünkü kizil saçli kara kedi yatar suretinde.
herşey kolay bu dünyada..yaşamak kolay , gülmek kolay, mutlu olamk kolay. bir tek sevmek zor, sevilmek zor. kuşkularımız haindir ve bize savaşım korkusu vererek çoğunlukla kazabiliceğimiz bir şeyi kaybettirirler..
klişeleşmiş konuları kendi özgün yorumlarıyla harmanlayarak ölümsüz eserler yaratabilmiş, kelimelerle insan doğasındaki duyguları çok güzel işleyebilen bir edebiyatçı...
serçenin ölmesinde bile bir bildiği vardır kaderin. şimdi olacaksa bir şey, yarına kalmaz, yarına kalacaksa, bugün olmaz. bütün mesele hazır olmakta. madem hiçbir insan bırakıp gideceği şeyin gerçekten sahibi olmamış, erken bırakmış ne çıkar, ne olacaksa olsun! Hamlet...
dünya edebiyatında çok mühim bir yere sahip yazar. muazzam bir oyun yazarıdır zaten bu nedenledir ki, her tiyatro oyuncusunun hayalidir onun metinlerini oynamak, hayata geçirmek, yeniden yorumlamak. yarattığı tüm karakterlerin şiirsel bir güzelliği mevcuttur. onun oyunlarıdır nesilden nesile vazgeçmeden oynanan çünkü, o dur insan ilişkilerine, insanlığın o eksik yönlerine gayet keskin bir bakışa sahip olan. kısacası tiyatronun devamı için vazgeçilmez isimdir william shakespeare...
üniversiteye gitmemiş ve on sekiz yaşında, kendinden sekiz yaş büyük bir kadınla evlenmiş ingiliz şair ve tiyatro oyun yazarıdır. bu arada hammlet, küçük yaşta kaybettiği oğlunun adıdır.
isminin şeyh spir olduğu ve aslının arap olduğu iddia edilen, ingilizlerin çekememezliği yüzünden kendi ırkındanmış gibi gösterdiği söylenmiş * ünlü oyun yazarı. *
Derler ki, ölüm döşeğinde olanların söyledikleri
Ciddi müzik gibi dikkat gerektirir
Saatleri sayılı olanlar boşa harcamazlar zamanı
Acı içinde olanlar doğrudan ayrılmazlar
Bir daha konuşamayacak olanlarin sözleri daha önemsenir
Gençliğin ve rahatlığın verdiği gevşeklikle konuşanlardan
insanın sonu yaşamından daha önemlidir.
18 yasinda, 8 yas buyuk Anne Hathaway ile evlenmis ve bir yil sonra Susanna i, 2 yil sonrada ikiz Hamnet ve Judith'i dunyaya getrmislerdir.
Quenn Elizabeth'in yardimini cok almistir hakli olarak ve tarafindan ilgiyle takip edilmistir.
Bizim ulusal egemenlik ve cocuk bayrami 23 nisan da dogmus ve olmustur.