18. Sone
Seni bir yaz gününe benzetmek mi, ne gezer?
Çok daha güzelsin sen, çok daha cana yakın:
Taze tomurcukları sert rüzgârlar örseler,
Kısacıktır süresi yeryüzünde bir yazın:
Işıldar göğün gözü, yakacak kadar sıcak,
Ve sık sık kararır da yaldız düşer yüzünden;
Her güzel, güzellikten er geç yoksun kalacak
Kader ya da varlığın bozulması yüzünden;
Ama hiç solmayacak sendeki ölümsüz yaz,
Güzelliğin yitmez ki asla olmaz ki hurda;
Gölgesindesin diye ecel caka satamaz
Sen çağları aşarken bu ölmez satırlarda:
insanlar nefes alsın, gözler görsün elverir,
Yaşadıkça şiirim, sana da hayat verir.
rahmetli ''önce hayaller ölür, sonra insanlar.'' demiş. iyi güzel demiş de artık sağda solda şu lafı görmekten ciğerim ağzıma geldi lan. can yücel şiirleri gibi azalarak bitse eyvallah da, her geçen gün artıyor anasını sattığımınınının.
gogol'un kesinlikle kendisinden çok daha iyi bir yazar olduğunu şu sözüyle belirtmiştir:
(bkz: hepimiz gogol'un palto'sundan çıktık). ayrıca palto kesinikle okunulması gereken bir kitaptır.
''Huzur içinde ellerimi kavuşturuyor ve bekliyorum.
Rüzgara, gelgite ya da denize aldırmıyorum artık;
zamana ya da kadere isyan etmiyorum,
bana ait olan bana gelecek çünkü''
*doğum gününde ölmüş olan insan. (26 Nisan 1564-26 Nisan 1616 [52 yaşında])
*ingilizlerin öve öve bitiremediği kişi. eserleri dünyanın her yerinde okunuyor.
*haklılar ama, içinde ana kelimleri geçen küfürleri dünya edebiyatında kullanan ilk kişi aynı zamanda.
(bkz: fuck your mother)
(bkz: a son of a bitch)
birden fazla anlamı olan kelimeleri seçtiği ve kelimelerin her anlamıyla cümleler manalı hale geldiği için çevirisi oldukça zor olan eserlere sahip yazar. nokta atışı yapılırsa okuyucu o büyük aydınlanmayı yaşayabilir.
uzun zaman öncesinde yaşamış ve eserler vermiş olmasına ve çoğu insanın hamlet othello gibi oyunları artık ezberlediği halde hala yenileri sergilenmekte. çünkü her yeni oyuncu o oyuna yeni bi yorum katıyor. neyse sonuç olarak ingiltere tarihinin en büyük edebiyatçısı ve zaman aşımına uğramayan adamıdır.
Ey sevgilim, nerelerde dolaşıyorsun böyle?
Geliyor seni candan seven aşığın dur onu dinle.
Elemi de, neşeyi de beste yapmış diline.
Uzaklaşma şirin yarim.
Yolculuklar, aşıkların buluşmasıyla nihayetlenir.
Her tanrı kulu bunu bilir.
Aşk nedir? Ahret demek değildir her halde.
Çınlamalıdır neşesi bu anın gene bu anın kahkahalarıyla
Çünkü ne olacağı yarının meçhulümüzdür hala,
Boş yere vakit geçirmekten artık yoktur bir salah:
Öyle ise gel öp beni, genç ve tatlı sevgilim,
Ömrü pek azdır gençliğin.