bakıyorum da bizim memleketimizde gerçekten meyve veren ağaç taşlanır. şuraya bak, adam maçın yıldızı seçiliyor, iki golün hem son vuruşunda, hem de organizasyonların başlangıcında var, onun dışında bay beyinsiz'e * -benim sayabildiğim kadarıyla- 3 tane gol pozisyonu hazırlıyor, bunlardan biri burak efendi'nin salaklığından, diğer ikisi ise onun ofsayt kuralından bihaber olmasından dolayı güme gidiyor.
tabi siz koskoca 90 dakika, artı uzatmaları da sayarsak yaklaşık 95-96 dakikalık bir maçı lig tv'nin ya da trt'nin 4.5 - 5 dakikalık özetlerinde izlerseniz olacağı bu.
şimdi gelelim kuru fasulyenin faydalarına;
felipe melo'nun attığı ofsayt golünde -görüntülerde karabüklü oyuncunun temas ettiği gözüküyor- frikiği kullanan wesley,
çok güzel bir kontra yakaladığımızda, burak efendi'nin ayaklarının birbirine dolanmasıyla bok ettiği bir pozisyonda ona pası atan wesley,
yine burak sağ çizgiden ilerleyemezken topu kaptırdığında kendisine en az 20-25 metrelik pas atan wesley,
felipe melo'nun ikinci yarıda altıpastan anasının nikahına vurduğu pozsiyonda yine frikiği kullanan wesley,
galatasaray'ın ilk golünde topu drogba'ya verip, ardından verkaça girerek gol kralının yapması beklenen şeyi yaparak, ardından aslında kaleye çekilmiş bir şutun rastgele kendisine asist olmasıyla takımını öne geçiren wesley,
aydın salağının 70'lerden sonra girmesine rağmen ayakta duramayacak haline bakıp, onun yapacağı presi kendisi yapan, hatta yetmeyip stoperlerin arasına gelip top alan wesley, (burada top çıkartmaktan aciz stoperlerimizin de hali vahim)
yalnızca burak'a bile kaç kez pas attığını sayamadığımız bir maçta, ısrarla ve ısrarla selçuk inan ve burak yılmaz'ın kendisine pas atmadığı adam wesley,
ve son olarak ikinci golde sağ ayağının üzerini tam da kullanılması gibi kullanarak spor programlarına jeneriklik malzeme hediye etme zahmetinde de bulunan bir wesley.
ama diğer yandan sırf yorum girmek için yorum giren üye kardeşlerimizin gördüğü, ya da görmek istediği, veyahut işin özet kısmıyla ilgilenenlerin wesley'sine;
alex'in gollerini izlememiş yazarcıkların, takımlarının ikinci golünü, alex'inkine nazaran sıradan bir şekilde atarak onların izlemesine vesile olan bir wesley,
bugünü kurtardı ya, gerisi hikaye olan bir wesley,
cinconlularin mac boyu gorunmeyen adami kral ilan edip ne kadar kucuk adam olduklarini kanitlayan bir wesley,
attığı iki gol dışında sahada olmayan bir wesley,
şansla attığı iki gol ile kahraman olan bir wesley.
siz 5 dakikalık özetlere bakın. haa tabi, sizin 2'ye 0 gol pozisyonunda golü %99 atacak bir takımın 'maç bitiş düdüğü' ile bitirilen atağından da bihabersinizdir. özette verilmiş miydi, bilmiyorum özetlere bakmadım.
O değilde Galatasaray'ın kendi evinde oynadığı, mutlak favori oldugu ve baskılı oynaması gereken maçta top ayağına ilk kez 11 dakika da gelmis, büyük düşünür Sergen Yalçın'ın dedigi gibi sıkıntı var, bu sıkıntının da pek sniejder le alakalı oldugunu düşünmüyorum
Fanatizmin körlüğe yol açtığının en büyük kanıtı, adamlar alexle kıyaslıyor koskoca sneijderi alex dediğimiz adamın fenerbahçe dışındaki avrupa kariyeri parmadaki 5 maç ve 2 golünden ibarettir avrupa maçlarında şöyleydi böyleydi olayına hiç girmeyin burak yılmaz neredeyse gol kralı oluyordu cl de alex yetenekli bir oyuncuydu ancak yaklaşık 30 sene geç doğmuştu futbol oynamak için.
kendisine haksızlık ediliyor yada benim futboldan anladığım şeyler birçok kişiyle benzeşmiyor.
etrafında aydın hakan ceyhun sabri.. üstüne üstlük formsuz selçuk ve semih.. ne yapması bekleniyo büyü falan mı?
takımda melo muslera ve drogba dışında ayakta kalan ve formu düşmeyen kimse yokken sorumlu nasıl sneijder olabiliyor cidden anlamıyorum.
açıkçası hollanda milli takım hocasının ısrarla türkiyeye geldiği için eleştirmesi ve başka bi yerlere gitmesini tavsiye etmesi o kadar normal ki.. böyle bi ortamda ne verip ne alabilir bu adam..
90'ların çulsuz ama yürekli futbolcularıyla aynı takımda oynamıyor. 2010'ların paralı ve sporcu ahlakından nasibini alamamışlarla beraber oynuyor ve kendisi gayet de sporcu, profesyonel ve yetenekli bir arkadaş. lincoln'ün kafasını yediler, sneijder'i de barındırmazlar gözüyle bakmamak lazım bu arkadaşa. bir kere takımda o karakterde yerli oyuncu yok. olanlar zamanın fırlamaları. selçuk'un da sneijder'e böyle muamele edeceğini sanmam. oyun anlayışları saha içinde uyumlu değil belki ama yine de selçuk, sneijder'e sırf daha büyük isimli diye atarlanmaz. hele drogba'da var 25 cm damarlı, öyle futbolcu lazım diye hiç bakmamak lazım. oyun görüşü, bireysel yetenekleri, sporcu ahlakıyla türkiye'ye çok çok çok fazla bir futbolcu ve üzerine de gayet sistem kurulur. deli saçması yabancı sınırı olmasa, kanatlara etkili transferler yapılabilse takımı alır götürür. tabi, fosil kafasıyla değil modern futbol anlayışıyla, daha profesyonel bakıldığı takdirde. (ünal aysal'ın yapmaya çalıştığı)
bir taraftar olarak galatasaray forması giydiği için oldukça mutlu olduğumu da belirtmek isterim.