federsasyonca stadlara sokulması yasaklanmış dedi ntv kanalı. umarım gerçek değildir.
gerçekse benim aklıma memleketimizin özgürlükler ülkesi olduğu demokrasi ülkesi olduğu gelir ve sorarım federasyona;
başlı başına bir sembol... batılıların kara kıta dedikleri, kirlettikleri kıtanın eğlence sembollerinden.
hepimiz önce küfür ettik, bu nasıl ses, bu nasıl gürültü dedik. arı vızıltısına, kapı gıcırtısına benzettik. katlanamadığımızı söyledik. ama yanıldık. gördük ki önce yavaş yavaş duymamaya başladık, ve sonra bazılarımızın hoşuna bile gitmeye başladı. sokaklarda satılır oldu. kara kıta'nın vuvuzelasını susturamadık, o bizi susturdu. bize dayatılan keyif aldığımızı sandığımız eğlencenin görecesini anlattı sessizce. anlayana... önce memnuniyetsizlikleri ve kendini beğenmişlikleriyle tarihe mal olmuş fransızlar kalayladı vuvuzelayı. başarısızlıklarını yıllardır sömürdükleri afrika'NIN kültüründen gelen sese bağlamaya çalıştılar. yedi mi? hayır! canım vuvuzela zort zort ötmeye devam etti! başkasına tahamülsüzlük, sonunda kendine tahamülsüzlüğe yol açıyor. fransa da bunu yaşadı. futbolcular ve teknikdirektör küfürleşti, 98'in şampiyonu fransa, kupanın en kötü takımı olarak tarihe geçti. batı medeniyetlerinin dayatması kültürel yozlaşma ve hastalıklı medeniyet anlayışı, süpernovasını görmeye başladı belkide. şu bir gerçek ki dünyanın büyük medeniyetleri için her zaman "son", aynaya bakmadığında ve doyumsuzluğuna esir olduğunda gelmiştir. güney afrika'daki kupayı izlerken şöyle bir baktığımız orta afrika'da; insanlar aç değiller, yetersiz beslenmekten ölüyorlar, asıl aç olan bizleriz bunu gördük. vuvuzela bize açlığı emreden sesleri bastırdı belki birazcık. acaba vuvuzelayı bundan mı özledik?
mahallede bir veletin şu an üflemeye çalıştığı ve eğer pes etmez ya da adam gibi öttürüp milleti iyice uyuz etmeyi becerirse yakalayıp makatına monte edilmesi an meselesi olan plastik boru.
beşiktaş - viktoria plazen maçının dönüşünde stad çevresinde, vuvuzela satan genç sayesinde ilk defa canlı olarak duyduğum enstürümandır. işte o ses galibiyet sevincime gölge düşüren, ses olmuştur.
türkiye futbol federasyonu 2010 dünya kupasında ünlenen ve türkiye'de de yayılmaya başlayan vuvuzela'nın stadyumlara alınması yasaklanmış bulunmakta. bence yasaklanmasada kimse öttürmezdi zaten herkesin beyni zikildi dünya kupası maçlarında.
gecenin bu saati aklımıza gelsin de yok yere şahane küfürler edelim.
vuvuzela önemli aga, ramazan boyu yayınlanan yalanda kola reklamları kadar samimi ve en az o kadar rahatsız edici. amskym! ohhhşş. ara ara biri canlandırsın da küfür edelim buna.
-hocam hiçbir şey yok içerisinde.
-olmaz mı... bağımsızlık var, özgürlük var. onun için çalıyorlar orada. alet olarak boş olabilir ama düşünce olarak öyle.
az küfretmedim kendisine. ama insan özlemiyorda değil hani. yoksa dünya kupasını mı özledim bilmiyorum. herşey gibi onu da unuttuk.
(bkz: o değil de bi bayhan ımız vardı ne oldu ona)