80' lerin sonunda, ilkokul döneminde, cuma günü dersten gülerek çıkmanın, haftasonunu daha bir sevmenin nedeni. cumartesi günü erken kalkıldığını hatta aile ile yapılan kahvaltıların bile akla gelmesini sağlayan hoş bir hatıra.
"bende başını oluşturacağım, kimse oluşturmasın iki haftadır bir kere baş oluşturmadım, yeminle bozuluyorum, arkadaşlığımız biticek beyler bayanlar. niye kılıç ben oluyorum abi? daha korunaklı bir bölge olmak istiyorum kaporta nasıl çizik biliyomusun? insaf yaa! "
şirinlerin abazalığı hakkında yorumlar yapılırken maalesef unutulmuş, ikinci plana itilmiş çizgi film. şirinler çiçeklerin, böceklerin arasında burnunu s.ktiğim gargameli dışında mutlu ve huzurlu yaşarlarken bu garipler 300 ışık yılı uzakta bir gezegende her hafta başka başka yaratıklara karşı mücadele veriyor. şirinler en azından şirineyi düşünüp mastürbasyon yapabilirken onlar her gün birbirlerine ''hadi birleşelim'' demek zorunda kalıyor. lütfen elinizi vicdanınıza koyun artık ve voltran'ada hak ettiği değeri verin.
kardeşime bu yaratığın plastik kılıcını almıştı babam.bende çıngar çıkarmıştım bende neden yok diye.şu kafasını oluşturan gözlüklü çocuğun yerinde olsam çok daha değişik planlarım vardı.mesela neden hep önce hırpalanıyoruz evrendeki kötü kalpli komşularımız tarafından.en yüksek devir,program neyse bu alette onla saldıralım.ışın kılıcını çıkarmak için illa biryerimizin çizilmesi mi gerekiyo?
beş parça ayrı ayrı saldırdığında hiç bir düşmanı yenememişti.birlikten kuvvet doğar misali... madem öyle de neden her seferinde voltranı oluşturursunuz. birleştirin voltranı mühendishanenizde öyle salın düşmanın üzerine. birisi geç kaldı mı voltran oluşturamadıklarından bir çok seferde tehlike atlatılmıştır.
- ben kafayı oluşturdum da sol ayak nerede kaldı? hoop ooluum kime söylüyom ben. nerde lan bu herif?
* abi bilmiyom valla. geçen gün kızdan ayrılmış, akşam da feci içmişti. anca ayılır.
- olum ayılırı mı var. herif karşıdan geliyo. skcek toynağımızı. ahan da kılıcını çıkardı.
* bu seferki önceki gibi de değil. zebellah gibi valla. lan ne hırstır bu a.koyiim. biz birini haklıyoz daha hafta geçmeden karşımıza daha beterini yolluyo ipnetorlar.
- yok aga böyle olmayacak. sol bacak hala oluşmadı. dağılın agalar kaçalım. üsse dönünce mühendislere diyelim bu böyle olmuyo, bizi hepten birleştirsinler.
beş aslanın birleşimiyle oluşacağını her defasında ümit ettiğim ancak hipna bir farenin siyah aslanın anahtarını şaka amaçlı olarak yuvasında saklamasıyla en az on beş bölüm "şindi voltran olacak" dediğim ama her defasında "aaaallllllll" (bkz: nah) dığım teknoloji harikası. bi de evrenin koruyuculuğu misyonu var bunun!
televizyonun tek kanal olduğu dönemlerde her pazar sabahı saat onda yayınlanan ve benim uykumdan fedakarlık ederek her zaman seyrettiğim beş aslanın organizasyonundan oluşan muhteşem çizgi film...
1979 doğumlu olan 5 çocuğun, 9 yaşındayken, Ankara'nın bir semtinde voltran voltran voltran demek suretiyle robot olduğunu gören japon (yada her ne millettense) çizgi film yapımcılarının uydurdukları çizgi filme verilen isim. Gerçek Voltran'ın Ankaralı olduğunu, daha önemlisi çizgi film olmayıp, gerçek olduğunu (ki ismi zaten "Gerçek Voltran"dır) herkes bilir.
birleştikten sonra da dayak yenilince, son çare ışın kılıcını oluştururlardı, sonra bir şimşek çakması, voltron çok artist bir şekilde bize bakmakta ve düşmanı arkada parçalanmakta,