9 kasım itibariyle başlıcak olan * 14gün boyunca sıkıntıdan çatlatıp patlatıp uykusuz geceler bol kahveli ve sigaralı günler geçirmeme sebep olacak olan lanet, yiivrenç sınav haftasıdır.
havanın kapalı olması nedeniyle fotosentez bile yapamayan bünyelere rastlanan sıkıcı hafta. yarın biteceği için * mutluluk kelimesiyle ilk kez aynı cümlede kullanılmaktadır.*
olmayan okullarda aranılandır. vize haftası olan okullarda bir en fazla iki haftada heşey biter geri kalan dönemde döt büyütmeye devam edersin, ama vize haftası yoksa ilk ayın bitiminde sınavlar bi başlar final haftasına kadar bi haftanız boş geçmez final haftasıda altın vuruş olur zaten.
10 gün kalmış olması... içimde bitmek bilmeyen sıkıntının başlangıcına sebep olan hafta. bayramdan sonraya da sınavın kalmasıda uludağ üniversitesi öğrencilerine rektörlüğün yaptığı büyük bir sürpriz..sağolsun varolsun.2 hafta süren sınav haftasında 3 gün üst üste 4 sınavı ayarlaması da ayrı bir kıyak olsa gerek.(bayramdan sonra olna saçma sınavı hiç saymıyorum bile!)
2 haftaya da yayılır.
uğruna şarkı şiir yazdırır. coverlanır mı veya? aman işte ondan.
bu duyguyu ilk defa tadıcak gencimizin sesinden,
buyrun;
(bkz: #6447286)
eylülden kasıma kadar malı yaymış çimlere uzanan tırt öğrencilerin ders çalışma aşklarının başladığı, not peşinden koştuğu, şimdi okullu olup sınıfları doldurduğu sonra da götün götün ders çalıştığı haftadır.
normal zamanda bilgisayara, televizyona vs.ye duyulan ilginin 10 kat arttığı haftadır.
internet her zamankinden daha tatlıdır, sözlükte de her zamankinden daha eğlenceli başlıklar açılır o hafta. bir de sürekli uykusu gelir öğrenci kişisinin. normalde günlük 4 saat uykuyla idare edebilen öğrenci, gece 12 saati devirip gün ortasında "lan gene uykum geldi bi kestirsem mi" demeye başlar bu hafta, bünye sapıtır. haliyle haftayla birlikte günlük alınan uyku miktarı sonsuza doğru ıraksamaya başlar.
ağzın boş durmaması, sürekli bir şeylere aş ermekten hiç bahsetmiyorum bile. çikolata yemekten bikaç günde sivilce ağacı gibi oldum lan.
ders çalışmamak için temizlik yapanlar ise bu haftayı en ağır atlatanlardır. tarafımca görülmüş, izlerken içim kan ağlamıştır.
son dönemlerde olduğu gibi, güz2009 döneminde de bu başlığı ben açıyorum.
vize haftalarında(aslında vize ayı demek daha mantıklı, başlayınca bitmiyor) çoğu zaman insanın normalde pek yapmadığı şeyleri yapası geliyor.
daha önceki örnekleri için : (#4140032)
mesela hiç tv izlemeyen ben, biraz sonra tv karşısına geçeceğim.
bahar 2010 da görüşmek dileğiyle
(bkz: coming soon)
lanetler olası bir haftadır kendisi.
hafta başlamadan önce bombasınızdır. "ne var oğlum, sabahlayacaz, kahve-sigara, konular da kolay zaten, yaparım, hallederim." cümleleri beyninizde dolanır durur. gün gelir, hafta başlar, yarın ilk sınavınız vardır. kitap açılıp da konuların içine daldıkça, üç buçuk üç buçuk olma oranı artar, yusuf yusuf çekilmeye başlanır, "lan biz bunları ne zaman işledik?" soruları beyni kurcalamaya başlar. akabinde arkadaşlara telefon açılır, burası neydi ya şunları hangi zamanda işlediniz diye soru yağmuruna tutulur. ilk gün azmiyle sabaha kadar çalışılır. an gelir, sınava gidilir. sınav kişiye bi güzel girer. neyse, ilktir, acemiliktir denir kafaya takılmaz. hala bir umut vardır. eve gelinir, uyunur. tam gaz bi şekilde uyanan bünye kendini dersin kollarına atar. ancak dünkü kadar istekli ve azimli değildir. bi müddet çalışır sonra kendini uykunun kollarına bırakır. o sınav da girer. sonrasında giren sınavlar acı vermemeye başlar. öyle geçer gider haftalar işte.