Türevi unutmuş biri olarak cumartesi günü işletme matematiğinin gireceği sınavla başlayan hafta. Dersin ingilizce olduğunu hatırladıkça kafayı yediriyor.
Üniversite öğrencilerinin uykusuz geçirdiği, onlar dışında kimsenin pek de umrunda olmadığı hafta.
Edit: Kırtasiyeci abileri unutmuşum. Kitap tarattırmaların, fotokopi çekimlerinin yoğun olduğu, haliyle öğrencilerin nefret ettiği, kırtasiyeci abilerin en sevdiği hafta
bugün ilk sınavına girmiş bulunduğum haftadır.
2'ye kadar uyuyan beni sabahın köründe uyanmaya mecbur bırakıyor.
üstüne, ders anlatma kabiliyeti olmayan hocaların bile sorduğu kazık sorular da cabası.
vize haftası dediğimiz şu zaman diliminin bir an önce geçip bitmesini istiyorum.
hayat erteleten hafta. varsa yoksa ders notları ders notları ders notları. hangi dersin notu kimde? elde ne var? hangi dersten başlasak? buna şimdi başlasak ne zaman biter? bakiyim kaç sayfaymış?" sorularıyla başlayan..
"şimdi yatayım sabah erken kalkar çalışırım"
"seneye günü gününe çalışıcam lan"
"ben bu derse niye hiç girmedim"
"ilk önce bir ortalığı toplayayım sonra çalışırım"
"bir şeyler mi yesem"
"bi kahve mi yapsam"
vb uzayıp giden bahane düşünceler silsilesi ile de devam eden günlerdir..
Geçtiğimiz cumartesinden başlamış olan ve pazara kadar sürecek haftadır.bu sene erken başladı.hadi bakalım hayırlısı olsun.bütün yazar arkadaşlarıma başarılar diliyorum.
lisans döneminde iktisadi ve idari bunalımlar olarak değerlendirdiğim süreç. Sonra kıymetini anladım o sürecin zira şu ara her hafta sınavlarla haşır neşiriz.
Lanet bir haftadir. Girgir samatadan sonra derse konsantre olmaya calisirsin ama beceremezsin,gerekli ezberleri yapamazsin ve hicbir zaman istedigin sonucu alamazsin. Ayrica strese dayali bobrek agrisi bile yapar.