real madrid bizi en son yendiğinde televizyonlar siyah-beyaz mıydı, yoksa renkli miydi?" diyerek renkli televizyonu 2008 yılından sonra gördüğünü itiraf etmiştir
"real madrid bizi en son yendiğinde televizyonlar siyah-beyaz mıydı, yoksa renkli miydi?"
ifadesinin sahibi. kendisi gerçekten ayıp etmiş. son yıllarda (son yıllar dediğime bakmayın bir 5 yıl falan değil hani.) barcelona üstünlüğüyle biten maçlar olsa da mesela çok uzağa gitmeden; 2006-2007 (5 sezon işte) sezonundan itibaren skorlara bakınca ligde şöyle bir tablo çıkıyor karşımıza:
yukarıdaki skorlardan da görüldüğü üzere barça asıl üstünlüğü 2008-2009 sezonu itibariyle yakalamış. el clasico ile ilgili ayrıntılı bilgilere ve tüm skorlara şurdan bakılabilir http://en.wikipedia.org/wiki/El_Cl%C3%A1sico
valdes en iyi tabirle ezeli rakibine ayıp etmiştir. bana göre(%100 özneldir) oynadığı takıma futbol olarak hiç de yakışmayan bir kalecinin yaptığı bu açıklama talihsizliktir.
düdüt:09/10 sezonu skorundaki düzeltme mavi balina hem de minik'e teşekkürler. 1-0 ların yeri karışmış.
vakti zamanında rüştü'nün yedek düşmesine sebep olan kaleci. yeteneksiz olan bu sporcuyu zorla kaleci yaptılar. barcelona'nın bu adamdan vazgeçememesinin sebebi; catalan olmasıdır. avrupa'dan özel olarak getirlen 4 tane kaleci antrenörü, bu adamı çalıştırmış, yarım yamalak kaleci yapmıştır.
16 şubat 2011 arsenal barcelona maçında, ne kadar sığır olduğunu göstermiştir bizlere.
göstediği gelişmenin akıl mantık sınırlarını zorladığı kalecidir. rüştü zamanlarından bilen bilir bu genci, genel kanaat "bi bok olmaz. katalan diye bi iki sene oynar sonra mal olur." ve benzeriydi ki ben de bu düşünceye sahiptim ama şimdi bakıyorum da yer yer geliyor şu barcelona'yı bile ipten alıyor. eğer zerre sempatiklik olsaydı ve casillas diye bir kaleci olmasaydı çok daha iyi yerlere gelebilirdi. kısmet değilmiş.
kendini çok geliştirmiş bir kalecidir. şu an barcelona forması giydiği için pek öne çıkamasa da hakketen iyidir ama ve lakin iticir, şanssızdır. casillas onun en büyük şanssızlığı.
barcelona futbol takımının en zayıf halkasıdır kendisi. pes te barcelona yı seçenlerin telaş ettikleri tek mevkidir. ancak topu oyuna öyle bir sokar ki eliyle attığı top sadece bir kez seker ve daha sonra yuvarlanarak adamın ayağına gider.
gerçek hayatta yaptığı saçma hareketlerle bu takımda bu adamın ne işi var diye isyan ettiren, fifa, pes tarzı oynlarda bile insana ağzına geleni sövdüren kalas bir kalecidir.
hesp, dutruel ya da bonano gibi demlik poşetlerden sonra kim ne derse desin barcelona kalesini güvende tutan kişi. abuk sabuk yediği goller çoktur hatta hiç sevmem bu adamı ben, ama kabul etmek lazım ki dutruel gibi kaleye 30 metre ve üstünden gelen her şutu yemiyor. son demlerindeki hesp'ten bahsetmeyelim hiç. volkan demirel'in barcelona versiyonudur bu herif; kafasına eser manyak kurtarışlar yapar, kafasına eser acayip goller de yer.
barcelona 1999'dan 2005'e kadar hiç şampiyon olamadıysa bunda kaleci seçimindeki hatalar da epey boy göstermiştir, unutulmasın.
edit: adamı pek ateşli savunur gibi yazmışım, yok öyle bir şey, genelde kalas takılır, ama hasbelkader bu adam kaledeyken katalan takımı şeytanın bacağını kırıp özlediği başarılara ulaşmıştır.
her gördüğümde aklıma rüştü'nün barca'dayken yaptığı salaklıklar geliyor ve rüştü'ye ayağına gelen her topa vursaydın girmeseydin çalıma filan şu an kalede bu malın yerinde sen olurdun diyorum.
barcelona gibi bir takımın 1. kalecisi. insanın inanası gelmiyor. bu adam beşiktaş'a gelse inan olsun kariyeri peter kjaer'den bile kısa olurdu. fenerbahçe'ye gelse robert enke'den bile daha hızlı hatta belki de antrenmana çıktı gün gönderilirdi. o derece kalas bir kalecidir. defansı iyi günündeyse ancak idare eder. o kadar barça maçı izledim bir kez olsun %100'lük bir golü kurtardığını görmedim bunun. yıllar geçti kendisine insan olarak da ısınamadım bi türlü.
işler iyi giderken her türlü artistliği yapan, şu aralar işlerin kötüye gitmesi ve hatta yediği acayip goller sebebiyle sıkıntılı günler geçiren kaleci demeye utandığım kova.