ziyadesiyle pahali bir italya $ehri. misal italya'nin herhangi bir $ehrinde ictiginiz su 1 euro ise venedikte bu 2 eurodur. gondol sefasi gayet ho$ fakat feci kaziktir. ama gidilip gorulmesi gerekir. san marco basilica'ya tepeden bakmak, yan tarafindaki meydanda oturmak, karanlik coktugunde meydandaki cafe ve restaurantlarda canli canli por una cabeza dinlemek cok cok ayri bir keyftir. yalniz degil, sevgiliyle gidin ve iyi ki sevmi$im demenin tadini da ya$ayin.
not: treni kacirmaniza ramak kalmi$sa birakin kacsin. sakin nehir uzerinde taksiyle ula$ima para vermeyin. herhangi bir yerden adam ba$i 17 euro gibi bir para odemek zorunda kalirsiniz.
Venedik kenti, yüzlerce yalnızlıktan oluşur. bu onun tılsımıdır. Geleceğin insanının imgelerinden biri. Nietzsche'nin bu gözlemi, yalnız kalabalıklara, kolektif kaygı heyulasına ya da Poe'nun, yığınlar arasında vekaleten bir canlılık bulan Kalabalıkların Adamı'na işaret etmiyor. Burada bir hüner olarak lüks yalnızlığına göndermede bulunuluyor: Yani tüm kentsel tasarımların en nefis ve incelikli inşası olan yalnızlığa. Kente yalnız kalmak için geliyor olabilir miyiz? Ütopyan bireyciliğin modern kentinin dile getirilmeyen öncülüğü işte bu olgudur. Yalnızlık ile tecridi kastetmiyorum. Tecrit doğal bir durumdur; yalnızlık ise kültürün işidir. Tecrit bir dayatmadır, yalnızlık ise bir tercih. **
buram buram romantizm kokan, özellikle aşık oldugum binlerce güvercine ev sahipliği yapan san marco meydanıyla sabahlara kadar sarhoş olup yavru mıncıklanacak bir şehir. başka bir dünya. frankyyi bile etkilemeyi başarmış tek şehir. eğer bir gün gül alması gerekir ve evleneceği kişiyi belirlemişse, bunu sadece veneziada öğrenebilir o kişi. o yüzden ya frankyle veneziaya gelmeye razı olursunuz evlenebileceğiniz umuduyla ya da yatagında sararmış meni partiküllerini saymaya devam edersiniz. kısaca önünüzde iki yol var, franky evlenmek ya da frankyle sevişmek. bu ikisi için de en güzel ve tek adres venezia. ama hangisini yaşayacağınızı gelince öğrenebilirsiniz ancak. hadi bekliyorum. o kanallarla ayrılmış 17 büyük adacıgın her biri üzerinde ayrı bir dünyaya frankynin kucağında ulaşmak istiyorsanız tabii.
italyada bulunan, kanal, köprü ve merdivenlerle dolu, içerisinde çok kolay kaybolunabilen şehir.bu şehirde bol miktarda seyyar satıcı ve stand açan kişiler bulunur. şehrin en popüler mekanı olan san marco meydanında, daima binlerce güvercin olur, tepenize inebilir.ayrıca, ayakta 10.000 lirete yenilen bir yemek, bir yerde oturulunca kafadan 20.000 liret tutar.ambulanslar, taksiler, hızlı deniz motorlarından oluşur.geceleri ise, gene san marco da çeşitli dans ve müzik gruplarıyla karşılaşılır. gezilmesi görülmesi gereken, huzur verici, bol manzaralı bir yerdir ve her sene suyun önemli bir miktar yükseldiği söylenir.
içinde kaybolunması muhtemel ve pahalı bir şehir. romantik filan denir ama bende kendisi sel baskını intibası bırakmıştır. ayrıca satıcıları acayip yılışıktır 70 lik dedeler bile buna dahil.
"elin adamı yapmış, biz satmasını bilmiyoruz" lafına güzel bir örnek. pis kokan, soğuk, pahalı, iki gün kalınamayacak kadar rahatsız edici, romantizmle alakası olmayan bir şehir.
sevgiliyle gidilmesi gereken ilk şehirdir. yeniden aşık olmak, aşka inanmak için tek sebeptir. her metrekaresinde aşk kokan, adını duyduğumda bile içimde fırtınalar koparan, aşkın şehridir. hazır hayattayken görülmesi gereken, aksi taktirde gözün açık gidebileceği, harikalar diyarıdır.
müttefiklerin italya anakarasına çıkıp ilerlemeye başlamaları üzerine italya'ya giren alman kuvvetlerinin baskısıyla, hitler ve mussolini aralarında yapılan gizli antlaşma uyarınca savaş sonrasında, venedik almanya topraklarına dahil olacaktı.
Eğer arabayla gidecekseniz, arabanızı şehrin dışındaki otoparka bırakmanız gerekmektedir. şehrin içerisine arabayla girilmeyeceğini bilmiyorsanız, otoyolu venedik'e bağlayan uzun köprüyü 4 defa geçmek zorunda kalabilirsiniz. buna ek olarak gece geç saatte giderseniz ve kalacak yerinizi daha önceden ayarlamadıysanız yandınız. gece vakti sokaklarda insan bulmakta zorlanabilirsiniz. otel sorunu da ancak bindiğiniz feribottaki yardımsever insanlar çözebilir.
balayimi yapacagim sehirdir. (bkz: insallah) kanallari ile meshurdur. istanbuldan sonra dunyanin en guzel ikinci sehridir.ama yosun tutmaniz muhtemeldir bu sehirde..
Anılarımdan belki de en güzelini bana yaşattıran şehr-i şahane.Şehre ilk indiğimde tren garından ödünççaldığım bavul taşıma götürgeci sayesinde rahat rahat gezip ,gördüğüm daha sonra ufak bir otelinde konakladığım,arşın arşın her sokağını adımladığım şehir.Şehrin ortasından kanallar geçer, su geçer ;geçen her bir su damlası kalbinizin üzerine damlar,sizi Venedik e bağlar.. ,2013'te aynı yerde buluşmak için verilen sözden sonra, Sevgiliye son kez bakan gözler,fonda Venedik şehrini de görüyorsa, hem o sevgili hem de o şehir nasıl unutulur son karbondioksit ağızdan bırakılana değin.