olay örgüsü çok basit ve hızlı. izleyici şu sahnede şimdi bu olacak diyor ve oluyor. heyecanlandıran bir şey yok. gizemli, meraklandıran bir olay yok. her şeyi biliyoruz ve ilerleyen bölümlerde ne olacak az çok kestirebiliyoruz. bu konuda çok zayıf bulduğum dizidir. bir o zamanların atmosferi yakalanamamış. çok yapmacık ve zorlama olduğu izlerken rahatsız eder derecede. sadece bu dizi için değil, türk yapımı, tarih konulu her dizi ve film neredeyse bu sorunu aşamıyor. yani o zamanki atmosferi yaratıp, sizi de olayların içine çekerek doğal akışına dahil edemiyor.
daha sonra olay örgüsü oldukça yüzeysel ve bazı şeyler havada kalıyor. izleyiciyi meraklandırıp heyecanlandırmak yerine sinir eden bir akışı var. gerçekten çok saçma ve vakit kaybı bir dizi. son zamanlarda tarih konulu adam akıllı bir dizi yapamadılar gitti. diziyi yapanlarda bunun farkında olmalılar ki diziyi heyecanlı hale getirmek ve izleyici çekmek için atatürk isminin geçtiği sahneler koymaya başladılar.
Ilerlemeyen dizi. Bunu 8 9 bolumluk mini dizi yapsalar ve duzgunce hikayeyi anlatsalardi basarili olurdu. Hatta belki efsanelerden olurdu ama sundur sundur nereye kadar hicbirsey olmadan bir olayla biten bolumler var.
dizinin konusundan, karakterlerin durumundan bağımsız olarak değerlendirirsek hilal leon aşkı için özet geçiyorum:
esas kız hilal: "istemem yan cebime koy"cu, nazcı, tripçi, kendisi de hoşlanıyor olsa bile ille de karşısındakini süründürme meraklısı, bunu yaparken mantıklı bahaneler kullanarak kendini daha da ulaşılmaz, bulunmaz hint kumaşı olarak gösteren, böylece iyice kıymete binen tipik bir kız.
esas oğlan leon: hoşlanıp ilgi gösterdiği kız (yıldız) bu ilgiye ilgiyle karşılık verdiğinde, sıcak davrandığında hemen bıkan; hoşlanıp ilgi gösterdiği kız (hilal) bu ilgiye naz, trip, atar ve tokatla karşılık verdiğinde, soğuk davrandığında, ulaşılmazı oynadığında daha da tutkuyla bağlanan tipik bir erkek.
gerçek hayatta sıkça rastlamak mümkün bu tip çiftlere.
general vasiliye acıdığım dizidir. şu hilalin idam muhabbetindeki tavrı olmasa, iyi bir karaktere dönüştürülebilirdi. tam gözümde sempati kazanacak, o bölüm geliyor aklıma.
Vatanı Cevdet kurtardı mı bilmiyorum da 400 sene aynı ortamda yaşamış insanlar bırak da birbirinin lisanını bilsin biri kristof kolombun gemisindeki tayfa biri amerikan yerlisi değil sonuçta bu adamlar bizim giritten göçen dedeler nineler şakır şakır Rumca biliyordu.
ince bıyığın bir sözü vardı hatırladığım kadarıyla yazayım. 'siz türkler sadece savaş olduğu zaman birlik oluyorsunuz. vatanınız için çalışıyorsunuz. savaş olmadığında çalışmayı bırak birlik bile olamıyorsunuz.'
Basla artik yolunu gozledigim. En son 2013 yilindaydi sanirim bi tv dizisinin yeni bolumunu boyle beklemistim ,20 bolum mu ne surmustu tabi, birde bu işte. Senaryoyu gereksiz uzatip boktan ask dizilerine donmemesi dilegiyle.