Peygamber kendinden geçipte söz söylemeye başladı mı ''Allah dedi ki'' derdi. Halbuki görünüşte onun dili söylüyordu fakat o orada yoktu. Gerçekten konuşan Tanrı'nı o an ki tecellisidir.Peygamberimiz evvel kendini görürdü*bu yüzden de bu çeşit söz söylemeyi bilmez anlamazdı.Böyle sözlerden haberi bile yoktu. Vahiy anında ise ondan böyle sözler doğuyor o da biliyor kim evveldeki varlığı yoktur o an. Bu Allah'ın tasarrufudur. Nitekim allah esenlikler versin Muhammed kendinden bin yıl önceki insanlardan gelmiş geçmiş peygamberlerden ta dünyanın sonuna kadar olacak şeylerden Arş'tan Kürsi'den varlıktan yokluktan bahsediyordu.
Halbuki varlığı dünkü varlık değilmiydi? Onun sonradan meydana gelen bu dünkü varlığı bu sözleri söylemiyordu.Sonradan meydana gelen evveline evvel olmayandan nasıl haber verir.Şu halde anlaşıldı ki o söylemiyor.Tanrı söylüyor. ''Kendi dileğinden söz söylemez; söylenen ancak kendine vahyedilen sözdür'' ayetinde belirttiği gibi tanrının. Tanrı seste ve harften münezzehtir.Tanrının sözü harften ve sesten dışarıdadır.Fakat sözünü de dilediği her harften her sesten dışarıdır. Fakat sözünü de dilediği her harften her sesten her dilden akıtır gider.
söylemin hangi tarafından tutsan elinde kalıyor, böylesine hassas bir konuyu bu derece "sığ" irdelemek, akletmemek, allah inancına verilecek "en büyük" zarardır.
Bu tarz bir inancın devamında, peygamber'in allah'laştırılması, peygamberin tanrılaştırılması gelir ki bu Son derece sapıkça bir inanıştır!
yaratıcı olan allah'tır, Rab olan, malik olan allah'tır!
Hz.muhammed allah'ın resulüdür, kur'an allah tarafından hz.muhammed'e vahyedilmiş bir kitaptır. resulün görevi allah'laşmak değil, Allah'tan vahiy yolu ile aldığı bilgileri insanlara aktarmaktır.
allah vahiy yolu ile kendini hatırlatır, insanlara bildirir, bu bildirimi seçerken verilecek bilgiyi aktarması için "resul", "elçi" seçer, hz.muhammed son peygamberdir, "peygamberdir" Rab değildir! iddia edilenin insanlar tarafından yakıştırılanların aksine hz.muhammed böyle bir şeyi de iddia etmemiştir, bu iddialar "hz.muhammed türkçe olimpiyatlarına katıldı" demekten farksızdır.
"De ki: Size Allah'ın hazineleri benim yanımdadır, demiyorum. Gaybı da bilmiyorum. Ve size, ben bir meleğim de demiyorum. Ben sadece bana vahyolunana uyuyorum. De ki: Kör ile gören bir olur mu? Hiç düşünmez misiniz?" (en'am/50)
"De ki: "Ben, yalnızca bir uyarıcıyım. Bir olan, kahreden Allah'tan başka bir ilah yoktur." (sad/65)
hz.muhammed bir resul olduğunu söylüyor, bir uyarıcı olduğunu, Rab olanın kendisi değil allah olduğunu söylüyor. vahiy bilgisini resüle "öğreten" allah'tır! söylenen söz allah'a aittir, sözü dile döken hzmuhammed'tir.
allah hiç bir varlığın kılığına girmez, kafanızda yarattığınız "allah" inancını gözden geçirmek gerekir! allah, Rab, Yaratıcı, ilah, tüm alemlerin rabbi, tüm bu kavramları iman dünyanızda yerine oturtmanız gerekir.
resul nedir, nebii nedir, alim nedir, hoca nedir. bu kavramları birbirine karıştırdığınız zaman iman fişinizi çekmiş olursunuz.
allah : Yaratıcı, ilah, rab, malik, din gününün ve tüm insanlığın tek efendisi, vahiy eden!
peygamber: yaratıcı, ilah, rab olan allah tarafından, insanlara allah'ın varlığını ve bilgilerini "haber veren" allah tarafından seçilmiş "elçi"
vahiy: allah kelamı
"Ben sadece bana vahyolunana uyuyorum" diyor allah'ın resulu?
"De ki: Ben de ancak sizin gibi bir insanım. (Ne var ki) bana, "Sizin" ilâh'ınız ancak bir tek ilâhtır diye vahyolunuyor. Kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa yararlı bir iş yapsın ve Rabbine ibadette kimseyi ortak koşmasın. (keyf/110)
peygamber haber veriyor: sizin ilah'ınız ancak tek bir ilah'tır. burada bir tecelli mi var?
peygamberi Rablaştırmaktan, allah'laştırmak tan çekinin! tek rab allah'tır!
bu hataya yahudiler ve hristiyanlar'da düştü, aynı şeyi onlarda yaptılar, kur'an-ı okuduğunu iddia eden biri bu durumu nasıl gözmez. içinde bulunduğu bu yanılgıyı nasıl görmez;
"Yahudiler, Uzeyir Allah'ın oğlu dediler, Hıristiyanlar da Mesih Allah'ın oğlu, dediler. Bu onların kendi ağızlarıyla uydurdukları sözlerdir. Daha önce inkâra sapmış olanların sözlerine benzetiyorlar. Allah onları kahretsin, nasıl da saptırıyorlar!" (tevbe/30)
"Onlar, Allah'ı bırakıp hahamlarını ve rahiplerini, bir de Meryem oğlu Mesih'i rabler edindiler. Oysa ki, hepsi ancak bir ilaha ibadet etmekle emrolunmuşlardı ki, O'ndan başka hiçbir ilah yoktur; O, onların ortak koştukları herşeyden münezzehtir" (tevbe/31)
"Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar; Allah ise, kafirler hoşlanmasalar da, yalnızca kendi nurunu tamamlamaktan başkasına razı olmaz" (tevbe/32)
allah, yahudilerin, hristiyanların durumlarını müslümanım diyenlere bildiriyor, bakın onlar böyle yaptı hata etti, sizde aynı duruma düşmeyin, sizde onların yaptıkları hataları yapmayın. tüm bu şirkten ve putlaştırmalardan sıyrılıp sadece tüm alemlerin rabbi olan allah'ın ipine sarılın.