tanımı geçtiğimize göre v for vendetta hakkında bir kaç şey söylemek istiyorum.
--spoiler--
v for vendetta bilindiği gibi sistemi eleştiren bir sinema filmi. filmin ana karakteri olan "v", fight club'ın "tyler durden"ına ve the dark knight'ın "joker"ine fikir olarak ne kadar da çok benziyor eminim farkedenleriniz olmuştur. bu üç karakterin sahip olduğu en keskin, en belirgin özellik ise düzene ve sisteme olan isyanları. burda halil sezaimsi bir isyandan bahsetmiyorum elbette. konumuza dönersek, bu üç karakterin kesiştiği ortak noktayı, yani isyan ettikleri şeyi incelememiz gerekiyor: yönetim, baskı, para, hakedilmeyen güç, dengesiz ekonomi, yalan, politikacılar ve 21. yüzyıldaki tüm devlet yönetimlerinin halkların üzerinde oluşturduğu psikolojik yıkım. (bunların hepsini incelemek sayfalarca yazı gerektirir ve o kadar yazıyı yazacak bir totoya sahip değilim açıkçası, üşenirim ben. "her insanın bu konular hakkında bir düşüncesi vardır." görüşüne katıldığımı belirterek yazıma devam etmek istiyorum.)
"v" her şeyini hükümet yüzünden kaybetmiş sıradan bir vatandaş aslında. hükümet ondan her şeyini alırken kendi sonlarını hazırlayacak bir şey yaratmış, "evey"in deyimiyle: "canavar". "v" canavar değil elbette. her şeyin farkında yalnızca. insanları her yönden yönetmesini bilenlerin, yönetmek uğruna neler yaptıklarının farkında bir karakter olan "v", v for vendetta'nın seyirci seçici yapısını ortaya koyuyor. v for vendetta'nın yönetmenleri ve senaristi bu filmi düşünemeyen insanların izlemesini istememiş belli ki. v for vendetta'yı izledikten sonra "hassiktir lan nasıl bir dünyada yaşıyoruz biz?" sorusunu soracak, yaşadığı düzeni sorgulayacak insanların izlemesini istemiş, "maskeli bir adam var, elinde bıçaklar önüne geleni kesiyor biçiyor. her yer kan revan bir bok anlamadım ama güzel film." yorumunu yapacak insanların izlemesini değil. film boyunca guy fawkes'a gönderme yapılıyor ve guy fawkes yüceltiliyor. film boyunca diyorum çünkü repliklerle olmasa da, maskeyle her an guy fawkes'a gönderme var. guy fawkes'un yaptığı şeyin, yıllar önce yapılmış dahi olsa bu sisteme karşı bir çözüm olduğu vurgulanıyor filmde. film her repliği, her sahnesi, her oyuncusu ve bütün hikayesiyle çok başarılı bir film. imdb'de top 250 de bulunuyor aynı zamanda.
--spoiler--
sözlerime son verirken, bu kadar üstünde uğraşılmış ve mükemmel tepkiler almış bu filmin neden akademi ödüllerine aday olarak gösterilmediğini sorgulamanızı istiyorum. bu size filmi anlamak konusunda yardımcı olabilir.
başlığı görünce de yeter amına koyım demek istedim. 2005 yapımı, geçen 7 sene içinde her yeni izleyen ergen-devrimci-isyankar kişinin 'ya o film harika' diyerek entel veyahut zevk sahibi görünmesine vesile olan film. ayrıca natalie portman'ın iğrenç oyunculuğuna tanık ettirmiştir.
her yerde bu adamın maskesi, her yerde bu adamın sözleri. artık gına geldi anasını satayım. en alakasız facebook sayfaları dahi artık paylaşmaya başladılar.
öyle bir hale geldi ki bu iş, sanki bu filmi beğenmemek suç anasını satayım.
izledim, gördüm. iç karartıcı bir film. Film tabulara karşı mesaj vermiş. güzel konu, güzel film. ama bu kadar yere göte sığdırılamayacak kadar harika bir film değil.
anlamıyorum abi, bu filmin sözlerini paylaşmak çok mu havalı. bu konulardan bihaberim, eğer varsa böyle bir şey ben de bu filmin bokunu çıkarıncaya kadar sözlerini paylaşayım, fotoğraflarını ekleyeyim.
kaç sene oldu, hala sıkılmadınız...
hani her şeyi dozunda yapacaksın. gören de vatan kurtarmış biri zanneder bu herifi. kurgu bir karakter işte amısınıskim. bu kadar ciddiye alınmaz lan bir film.
edit: cemsbg adlı arkadaşın mesajı üzerine ufak bir hata düzeltildi.
filmi aşırı şekilde yumuşatılmış olan görsel roman. zaten bu durum yüzünden, yazar alan moore kesinlikle filmde kendi adının geçmesini istememiştir. son derecede haklıdır. sadece halka sesleniş sahnesinin romanda nasıl çizilip, yazıldığını bilen herkes, güzel insan alan moore a hak verecektir.
bu filmi sağda solda ballandıra ballandıra anlatanların çoğu anarşist değildir.hatta bir çoğu kemalist tayfadandır.
sonradan gelen edit : lan yeter ki içinde kemalist lafı geçen bir entry girelim,hemen seri eksiliyosunuz.olm ne demişim burda ideolojinize ? ne bu saldırı.sakin olun amk ya.laf etsek bi türlü,etmesek bi türlü.
ilk kez arkadaşlarımla izlediğim film. ben bir filmi arkadaşlarımla izlersem o film kesin piç olur, v for vendetta' da öyle oldu abartıldığı kadar güzel olmadığı kanaatine vararak, hayatıma devam etmiştim. Ama bugün bir özel kanalda tekrar izlediğimde, hassiktir bu kadar güzel miydi lan bu dedim, hatta hayatım da bir mersin'de kaybolduğumda birde mezuniyetimde ağlayan annemin, v 'nin öldüğü sahnede bizzat göz yaşlarını saklamaya çalışarak ağladığına şahit oldum, hayattımda izlediğim en güzel film değildi ama ilk 5' i rahat zorlar.
şu, sahne hala aklımda,
adını unuttuğum biri: neden ölmedin, nalet olsun.
v for: çünkü, bu maskenin altında etten kemikten fazlası var, çünkü bu maskenin altında fikir var ve fikirlere kurşun işlemez.
her izlediğimde ilk kez izliyormuşum gibi heyecanlandığım tek film. bir defa izlemek kesinlikle yetmez zira bir kez izlerseniz filmdeki muhteşem bağlantıları yakalayamazsınız mesela; V-5 kasım victory ( V ) * V nin denek numarası V*
daha niceleri.
filmi izleyip bu kadar etkilenen arkadaşları gördüğümde. film aslında çizgi roman'ın biraz daha yumuşatılmış bir şekliymiş desem ve okusalar ne olurdu acaba diye düşündüğüm film. sözlüklere bu filmle alakalı yorum yapan sayısı kadar filme giden olsaydı muhtemelen gişe rekoru kırardı kendisi.
ha süper bir film o ayrı, hikayesini öncedentakip etmemden mütevellit baya bi hazırlanarak gitmiştim filme. etkilendim en çokta monte kristo kontu filminin karşısında kendi kılıcı ile kendi kendisini eylendirdirği zamanları. tabi ordanda gönderme yapmayı es geçmemişler.
not: çizgi romandaki v çok çok daha acımasız bir karektermiş.