anarşizmi, özgür düşünceyi iliklerinizde hissedebileceğiniz başarılı, etkileyici, izlenilesi bir film.
çizgi romanıyla arasında baya bi fark var.
v'nin vahşi, gözüpek, kararlı, acımasız ve anarşist şövalye havasından filmde eser yok.
filmde daha romantik, hatta iyi kalpli, şövalyeden çok bir aşık bir kahraman olmuş,
ki çizgi romanını okuma fırsatı bulursanız aradaki farkı ve diğer bikaç eksikliği farkedebilirsiniz.
tüm ahalinin v maskesi altında şehri basma sahnesiye tüylerimi diken diken eden bir filmdir. diktatörlük sistemi türkiye'nin geleceğini gösterir gibidir.
abartilmis bir filmdir. imbd sirasinda ilk 250de bile olmamasi gerek diye dusunuyorum. bir baska abartilan ve sacma bir film icin: (bkz: fight club/#11803135)
ekşi sözlükte yazılanları görünce şok oldugum film. birileri gerçekten " kürdistan yok bunu bilmiyor mu filmin yönetmeni " diye sormuş, şaka gibi ben mi yanlış biliyorum yoksa bu filmi izleyenler mi yanlış biliyor kararsız kaldım. yahu bu film 2015te falan geçmiyor mu ? adamlar hayali bişeyler yapmışlar ne kürdistan varı yoku, resmen yönetmene cahil demiş malaklar.
sadece bir film değildir. bir inançtır, olmadık kısıtlamalara, çekilen setlere, çizgisi kalın çizilen, içi daralan ülkelerin özgürlüğüne dair bir inanç.
gri gerçeklerini yaşamlarının merkezine koymuş düzen sorumlularının sevmediği film. onlar ki iyice sınırları içerisine sıkıştırılmaya çalışılan bir ülkede baskılar altında hayat sürmekten şikayet etmez. ne de olsa ' bana dokunmayan yılan bin yaşasın ', öyle değil mi tatlı çocuk?
çok övgüsünü duyduğum film. dedim bunu sakin kafayla böyle rahat rahat izlemek lazım, yani zamanının denk gelmesini bekliyordum. bugün artık derslerden iyice sıkılınca açıp izledim, harbiden güzel film olmuş ama son sahnelerde o v' nin suratını görmeyi umuyodum ve altından tamamen yangından kavurlmuş bir yüz bekliyordum ama olsun mükemmel film olmuş, mutlaka izleyin.
hepimizin içinde saklı olan fakat çok azımızın ortaya çıkarmayı başardığı cesarete atıfta bulunan şiirsel film. film demek tek başına yeterli değildir hatta.
bazı arkadaşlar 1984 ve benzeri diğer eserlerin (hayvan çiftliği, cesur yeni dünya, fahrenheit 451, otomatik portakal vb.) felsefi nitelik taşıyan birer roman oldukları gerçeği ile v for vendetta'nın sadece bir çizgi roman olduğu gerçeğini ayırt edemiyorlar sanırım. ortak yönleri ise birer distopya olmalarıdır. bu durumda 1984 ve benzerlerinin v for vendetta ile kıyaslamak abesle iştigalden öte bir şey ifade etmez. bir çizgi roman olarak da v for vendetta kesinlikle başarılıdır.
1984 de v for vendetta da insanın içinde fırtınalar estiren ancak ortaya çıkarmaya korktuğu asil duygulara atıfta bulunan eserlerdir. bazı arkadaşlar fark etmelidir ki, her iki eser de insanların canına okuyan totaliter rejimlerin çirkinliğini eleştirmektedir. her iki eser de bir insanın tek başına bağımsız bir varlık olduğu gerçeğine asla dokunulamayacağına işaret etmektedir.
türüne değinmek kalıplara takılmaktır. v for vendetta boğazımızda ölmeyi bekleyen coşku ve isyan dolu haykırışı canlandırmamızı tavsiye eden kült bir eserdir.
distopya, tanım ve tür olarak zaten eserin ne söylediğini içinde barındıran bir kavramdır. dolayısı ile -evet- biçim olarak bir çizgi roman, bir film ya da bir şiir olması bakımından farketmese de popülarite anlamında v for vendetta'nın neden 1984 gibi eserlere kıyasla daha popüler olduğunu açıklar. bunu kalıplara takılmak olarak algılamak, okuduğunu doğru anlamamaktır. yani neymiş; sinema günümüz dünyasında daha geniş kitlelere daha hızlı yollarla ulaşan ve daha kolay tüketilen bir sanat olduğu için, bir romana göre daha popüler olması da daha anlaşılır bir durum olmaktadır.