gereksiz konuşmamak, iyi bir dinleyici olmak, anlayışlı olmak, beklentilerin düşük olması, zaman zaman süprizler yapabilmek. tabi bunların hepsi karşılıklı olmalı.
kendi aileme bakınca annemim sürekli susması olarak görüyorum. kadın susar, erkek söver. eskiden formül bu idi.
şimdilerde ise uzun evliliğin sırrı kimse kimsenin hayatına müdahale etmemesi olarak karşımıza çıkıyor, tabi herkes için geçerli değil bu, en azından benim için. iki asker arkadaşı gibi birbirimizden sorumlu olmayacaksak evlenmenin manası zaten yok.
mantık dedikleri şey zaten iyi bir şey değil, bir de mantık evliliği diyorlar ki zaten orada görüntü kayboluyor. karıncalanıyor.
kısacası uzun evliliğin sırrı tahammülden geçiyor. insan eti ağır, tahammül ise büyük erdem.
allah herkese böyle evlilikler nasip etsin ama saygı ve sevgi hiç azalmadan.
yıllar sonra karımla küfürlü konuşacak noktaya gelmek istemem ya da eşim çirkefleşmemeli karşımda. bir çizgisi olmalı evliliğin. hiç istikametini bozmayan.
umarım hak eden herkese nasip olur.
saygı. karşılıklı saygının olduğu her yerde huzur vardır. insanın doğada hayvanlara duyduğu saygıyı evliliğiniz de eşinize duyarsanız, 2 haftada amorti.
birbirine nefes alacak alan bırakmak
ama aynı zamanda güveni zedeleyecek en ufak şeye sebebiyet vermemek.
birlikte geçirilen vakitler kadar arkadaşlarla da ya da yalnız da vakit geçirebilmek.
sürekli dip dibe olunca insan nefes alamaz bir süre sonra.
cevremdekilerden gordugum kadariyla hep bi tarafin alttan almasiyla olusan sirdir. ex yengemden ornek vermek gerekirse dayimla her kavgasinda olayi daha da buyutmek icin elinden geleni yapardi. dayim da az degildi. sonuc ayrilik. ama baska yonden kendi anne babamin iliskisinde ise bi taraf gururunu siktir ediyor digeri icin kul kopek oluyor. kavga da digerinin onu affetmesiyle bitiyor. terazi hesabi evlilik hep bi dengede olmak zorunda. bazi seyleri sineye cekip gormemek daha saglikli. kadin veya erkek bu dengeyi korudugu takdirde evlilik uzun omurlu olur.