yok efenim bizi şehirler ayıramaz yok efenim pazara kadar değil yok efenim çok seviyoz gibi ve benzeri * cümleler kurup güzel türkçemizin içine etmeye gerek yok ayrılın bitsin sen de rahat et o kızcağız da rahat etsin değil mi yahu. bi bardah daha sarap rica edebilir miyim kuzum ?
yürümüyor abi, yürümüyor işte. her ne kadar uzaklık özletir derlerse de gözden ırak gönülden de ırak oluyor. deneyin görün. ama çok geç olacağı için yine üzülen siz oluyorsunuz. tartışmalar büyür, anlaşmazlıklar çıkar, güven de bir yere kadar.
bir süre sonra karşıdakini telefon,bilgisayar olarak görmektir.
mesajda saniyede 1kelime yazabilmektir.
kıskanç biri ise yalan söylemeye alışmaktır.
sosyal hayatının kısıtlanmasıdır.
ulaşım araçlarına tonlarca para bayılmaktır.
hep bir umut olmasına rağmen sonucu hüsrandır.*
zordur efendim çok zordur. birlikte geçen günlerin anısına dayanmaya çalışır taraflar tekrardan kavuşacağın o günün hayaliyle aylar geçer gider.büyük tartışmalar yaşanır kıskançlık krizleri birbirini takip eder. yok yok bitireceğim bu ilişkiyi yeter be ben sürekli onu mu düşüneceğim her gece bu yüzden mi üzüleceğim olmuyor işte diye pes etme anları bolca yaşanır. zaman zaman da ben onsuz yaşayamam denen dönemdir dalgalanmalar yaşanır sevgide veya mesafeden dolayı hissedemez hissettiremezsiniz.
öyle ayda birkaç defa görüşmek değil,birkaç ayda birkaç saat görüşmek mümkün olur en azından bana öyle. hele bir de iki taraf da başka şehire giderse ne sevgiliyi anlatacağınız insan bulursunuz ne de zaman geçireceğiniz bi arkadaş. birbirinize daha çok bağlanır daha çok destek alırsınız. bu destek olma bazen boğar. yine aynı şey olur önce ilişki olmazlara girer sonra onsuz olmazlara girer. girer girer çıkar. çıkamazsa biter. 1 yıldan uzun bi süre boyunca sevgilisinden ayrı kalması gereken bu sürenin 6 ayı biten bi insan olarak anlatıyorum bunu.
Çoook uzatmalı bir internet aşkınız var. Aylardan bahsetmiyorum, olay yıllar. Ayrı ülkelerdesiniz ama yakınsınız da. Görüşme imkanınız var ama çok da sık değil. Sevgiliniz çok sık dışarı çıkıp içip gezmeyi tozmayı seven biri. Ve inanılmayacak şekilde birbirinizden kopamıyorsunuz. Naparsınız?
aşk altı ay boyunca en yoğun yaşanıyormuş.
aşık olduğunla değil tanıyıp aşık kaldığın insanla evlenmek lazımmış.
ha uzakta zaten altı ay sonra zaten hormonlarda gitti, ee zaten uzakta bir altı ay daha sürmeyebilir.
ama insan kendisini bilirse de dahada alevelenebilir. bunu başaran var mıdır acaba.
burada yazılanlar ürkütmesin - çalışkan arı misali, ballı temeller üzerine oturttuğunuz bir ilişkiyse, bazı şartlar neticesinde yaşanan zoraki uzaklığın ilişkinizi bozmadığını aksine özlediğiniz için daha da bağlandığınızı fark edeceğiniz ilişkidir.
pastanın malzemeleri:
bir kahve fincanı güven, bir su bardağı dürüstlük, bir çay bardağı fedakarlık, bir tutam sabır, bir kaşık görüşme, alabildiğince sevgi.
hazırlanışı:
hepsini karıştırın-biri eksik oldu mu olmaz-iyice çırpın.
pişirme şartları:
o kısmı anlatmayayım.
graham bell'in ruhu şad olsun, mesafe mi kaldı artık.
mutlu son çok nadirdir. herkesle bu tür ilişki yaşanmaya kalkılmamalı zira psikolojiniz alt üst olur. iki taraf içinde zor yıpratıcı bir süreçtir. zorda kalmadıkça bu tür ilşkiler yaşanmamalı. eğer bu durum içindeyseniz karşılıklı yıpranmadan çoğu şeyi zamana bırakarak, tartışmaları minimuma indirerek karşılıklı huzur sağlanmalı. unutulmamalı ki başkaları yürütemedi diye siz de yürütemeyecek değilsiniz.
hakkında olurdur, olmazdır diye yorum yapmanın abesle iştigal olduğu ilişki çeşidi. seninki olmuyodur, başkasınınki oluyodur. başkasınınki oluyodur seninki yine olmuyodur arkadaşım. her türlü seninki olmuyo bak dikkat ettiysen. neyin çabasındasın ?