ilkokulda yaramazlık yaptığım için öğretmen tarafından avucuma sopayla vurarak cezalandırılmıştım. yerime döndüğümde kızaran avucuma tükürüp ovalayarak acıyı dindirmeye çalışırken yanlışlıkla avucuma değil hemen önümde oturan ve o sırada bana bakan kızın yüzüne tükürmüştüm.
Benim yüzümden bir arkadaşın başına gelen durumdur.
Su ısıtıcı ve birkaç şey almak için markete girmiştik. Alacağımızı aldık. Ödemeyi arkadaş yapacaktı. Kasa nerede diye sordu. Ürün iade kasası gibi bir yer olur ya hani. Ben de orayı gösterdim. Arkadaş iki adım attıktan sonra çaktırmadan kasaya gittim. Uzaktan izledim. Sırayı bekledi yaklaşık 15 dakika. Sıra ona gelince ürünleri masanın üstüne koydu. Kasiyer fiş isteyince arkadaş öylece baktı. Yanına gidip 'gel abi neredesin ya seni aradım her yerde. Burası kasa değil' dedim. O an ki duyduğu utancı ve bana olan öfkesini unutamıyorum.
okulun kapısında sigara yaktım bir ritüel olarak. telefon çaldı iki dakika sonra, konuştum kapattım. sigaradan son bir fırt çektim ve telefonu çöpe atıp sigarayı cebime koydum. işin can sıkıcı tarafı çok sonra farkettim yaptığım mallığı.
edit: imla.
burger king 'de sıra bana geldiği anda kıvırcık kızın avazı çıktığı kadar ;
- lider börgür kinke hoşşşş geldiiniiiiiiiiiiiiiiiizzzzzzzzzzz sipağriş vermeyen varmıııııııığğğ !!!! *
diye avazı çıktığı kadar bağırması üzerine, aynı ses seviyesinde bağırarak ;
lan ben ilk bilgisayar aldığımızda -2003 müydü neydi- oyun atmak için internet kafeye gittim. floppy diskete kısayolları atmışım, evde ne sinirlenmiştim haa.
olay şöyle minibüse annemle birlikte biniyorum. annem unutma da indiğimizde (bkz: yumurta) alalım bitmiş diyor. sonra bana parayı veriyor şöföre vermem için ben parayı uzatıyorum ve diyorum ki ''30'lu yumurta'' . Annemden bi gülüşmeler geliyor sonra minibüsteki diğer şahıslardan iğrençti. Bu yüzden nickim curukyimirta dır.
okula teftişe gelen müfettişleri uğurlarken "olmadı böyle hocam, çaya da beklerim" demem. akabinde ikisininde arkasına dönüp dik dik bana bakması. yüzümdeki sırıtışın bir anda ciddi bir ifadeye dönüşmesi.
uyumayıp sabahladığınız bir gecenin şafağında arkadaşlarla boztepeye (trabzon) çıkmaya kara verilir. yolda yanınızda bir minibüs durur ve boztepeye nereden gidildiğini sorar. tarif edersiniz minibüs gider. sonra arkadaşlarla mal mal birbirinizin yüzüne bakarsınız ve neden bomboş minibüse binmedik diye sorarsınız. sonra yarım saat kadar dik yokuştan tırmanırsınız.
öğrenci aklı işte , ne işin var sabah 5 te dışarda , evinde uyusana.
Havuz başında otururken en yakın arkadasım olan seline açılacaktım, seni seviyorum dicektim cok yakındık ve beni kabul edeceğini düşünüyordum, artık kendimi tutamıyordum. Tam söyleyeceğim sırada şakk telefonu koydu masaya megersem onun telefonundan Facebook'a girdiğimde şifrem kayıtlı kalmış. Tüm kızlara yavsadıgımı görmüş haliyle bir ton laf Yedim ve bir daha konuşmadı benle. Selini böyle kaybetmem en büyük mallıgım. (bkz: sevişmedik pişmanım)
taze olandır. üniversitede, profesörün sorusuna doğru ama kısık sesle cevap vermem sonucu, beni yanına çağırıp "net bir şekilde söyle de anlayalım." demesi. üniversitenin en taşşaklı hocasına "kulağınıza söyleyeyim mi hocam?"(fenerbahçe maçı sonrası sesim baya kısılmıştı.) deyip gayet ciddi moda girmem ve sınıfın yarılması...
lan pezeveng profun kulağına ne söyleyeceksin. açıkça söyle işte.