filme girdik ilk 10 dakkadan arkadaşlar başladılar ağlamaya. sonra çocuğun giderken arkasını dönüp gülerek "niye ağlıyosun?" dediği yerde bende de film koptu.halbuki ağlayacak ne var bunda ama o an bişeyler dürtüyo seni ağla ulan ağla diye. filmin sonu zaten süper bitti.salondan çıktık hala ağlıyoduk.sadece bi kaç oyunculuğu beğenmedim yoksa film iyi. gayet başarılı. evet amaç insanları ağlatmaksa bundan ne çıkar.ağladık rahatladık.
Özünde harika bir mesaj barındaran, küçük bütçeli devasa bir film. Vizyondan kalkmadan izlenmesi gerken ve pişman olmayacağınız güzel bir film. Daha büyük bir bütçeye sahip olsaydı türk sinemasında büyük izler birakan filmler listesini başında yer alabilirdi.
orontez isimli rap grubu tarafindan bir trackte; " bosver arkadas umut bizim mahalleden bir pic" seklinde ifade edilen, tdk sözlügünde ise; " ummaktan dogan güven duygusu " anlamli kelimedir.
ilk başından beri televizyon filmi izler gibi hissedip sıkılsanız da son bölümünde eğer uyumamışsanız o zamana kadar, gözyaşlarınızı tutamıyacağınız duygusal sahnesi olan film.
27 şubatta vizyona giren selim erdoğan ve zafer algöz'ün başrollerini paylaştığı bir murat aslan filmidir.
vasatı dahi aşamayan,klişelerle dolu bir filmdir.her ne kadar yer yer fondan verilen müzikler adamın yüreğini biraz etkilese de hatta başrollerdeki oyuncular yetenekli olsada isminin aksine umut vaat etmeyen bir filmdir.
beğenen insanların babam ve oğlumla kıyaslamaları ise sadece iki filmin de verdiği o ağlamaklı bir hal olsa gerek.gerçi izlediğim salonda bu filme kimse ağlamadı(bizden başka salonda 5 kişi olunca bunu tespit etmek çok kolay) ama babam ve oğlumda ise başta yanımdaki ablamın ve salondaki bazı izleyenlerin hıçkırıkları ise hala aklımda.
velhasılı "umutla" gittiğim ancak umduğumu bulamadığım bir filmdir.
bir de şunu eklemek istiyorum insan senaryoyu yazarken biraz gerçekçi olur.tamam bir babanın evladı için olan fedakarlığını anlatmak istiyorsun.tamam nihayetinde bu bir filmdir ama kalp nakli de böyle yapılmaz ki kardeşim.eğer ortada yasal bir durum varsa ki filmde bu nakil özel hastanede gerçekleştiği için biz izleyenler bunu böyle algılıyoruz.kalp nakli beyin ölümü gerçekleşmiş fakat yaşam desteğinde olan bir vericiyle sağlanabilir.sapa sağlam bir adamın bir sürü doktorun,hemşirenin önünde,tam techizatlı bir hastanede kalp nakli yapılamaz.tamam illa adama kalp nakli yaptıracaksanız bunu filmin başında olduğu gibi organ nakli konusunda illegal olmayan yollardan çalışan adamlarla temasa geçip ona göre yapın.göz göre göre sapa sağlam adamı türkiye'nin en iyi hastanelerinden birinde kalbini nakletmeye çalışmayın.
millet ağlıyor,babanın fedakarlığından bahsediyor sen de taka taka buraya mı taktın demeyin.bir umutla gidilen filmden insan daha çok şey bekliyor.özellikle de senaryodan...
-müzik burdaydı, yani içimde. müziğin güzelliği budur. bunu sizden alamazlar. hiç müzik için böyle şeyler hissetmemiş miyidiniz? unutmamak için ona ihtiyacınız var. unutmamak için, senin olan birşey.
senden senin için vazgeçiyorum
birileri için bir şeylerden vazgeçmek hep zor olan seçimi yapmakla eşdeğerdir. ama insan en sevdiğinden, sevdiğini bırak canından nasıl vazgeçer (bkz: umut) filminde izledim dün akşam.
klasik bir başlangıç. yıllar sonra evine dönen bir baba, olayı daha dramatize etmek için toprağa verilen bir anne. sonra umut kaybolmaya yüz tuttu. derken seçimler girdi devreye. sırf umut yitirilmesin diye hayata karşı kumar oynandı ve sonunda kazanan umut oldu.
güzel filmdi velhasıl. babam ve oğlum tadında. ağlattı beni akşam akşam. filmin bilecik te başlaması ise şahsım için ayrı bir özel oldu. izleyin, izlettirin.
gerçek hayatta umut mu? soluğunun kesilmesi an meselesi olan 5 yaşındaki çocuğun, sırf merdivenlerden yürüyerek çıkabilmek için solunum cihazını yanından ayırmayan annenin sırtında her gün fizik tedaviye gitmesidir umut. sadece nefesten ibaret olan ufak bir beden için yıllarca verilen savaştır bazen. bir çoğumuzun tutunduğu en sağlam dal, bir çoğumuzun ise kıymetini bilemeyip hor kullandığı büyük değer...
elde iş eldiveni vardır ve çelik halat makarasına kaptırılır. elde eldiven olduğundan, bir şekilde makaradan kurtulur el. büyük bir acı hissedilir ama eldivenden zaiyat da gözükmemektedir. bin bir şey akla gelir, acaba parmaklar yerindemidir, hafiften oynatılır parmaklar, halen bir şey yokmuş gibi gözükür...
yavaş yavaş eldiven çıkarılmaya çalışılır.
ölümcül bir can acısı ve karşılaşılması beklenen manzaraya olan merak...
acıyı veya edinilecek zararı en aza indirgemek açısından daha da yavaş ve sakin çıkarılmaya uğraşılan eldiven...
...
acı...
merak... umut...