tukenmemesi gereken duygudur. sayet bizler hayallerimizi kendimize arac edinmis ve hayatimizda yol kateden insanlar isek, umut da o aracin benzinidir. umut candir.
gece gece gözlerimi doldurmuş filmdir. Filmin girişini pek beğenmesemde, sonlara doğru boğazımda bir düğüm oluştu. Filmle ilgili aklıma takılan birkaç soru da oldu. Filmin ana karakterlerinden biri olan yılmaz onca sene içeride yatmasına rağmen parayı nerden bulup da istanbul a gitti? Keşke bu ayrıntıya yer verilseydi. Fazla küçük bir ayrıntı gerçi. Onun dışında oyunculuk bazı yerlerde çok yetersiz kaldı. Özellikle yılmaza yazan şarkıcı kadının (adını unuttum üzgünüm) oyunculuğu vasattı. Ayrıca şu doktorların çocuğun durumunun kötü olduğunu söyleme şekilleri ve mimikleri çok çok kötüydü. Doktorlar duyguyu biraz olsun daha iyi aktara bilseydi, hüngür hüngür ağlayabilirdim. Filmin sonu müthişti, bunu es geçemem. O çocuğun babasına sarılıp ağladığı bölümde boğazımda koca bir düğüm oluştu. Sonuç olarak ne kadar sıradan bir film olsada insanın boğazında yutkunamadığı bir düğüm bırakabiliyor.
...içine bir vakit daha çekti kadın,bir tane evet bir tane daha .önce yutkundu yumuşacık sonra sonra avuçlarını sımsıkı yumup havada bir yerde bir urgandan geçirdi,düşmüş edasıyla sallandırdı parmaklarını.ne görüyorsun dedi kirpikleri ,
ete kemiğe büründü saçındaki tek beyaz teli ve susmadı 'hayatını asmak istedin biraz önce ama farkındamısın 5 tane sen doğdu' ! 5 tane umudu oldu.
asla düşünülmemesi gereken şeydir. çünkü içinizde tuttukça onu, size çektirdiği işkence de artacaktır günden güne.
en iyisi hiçbir şey düşünmemektir, boşa kendine zarar vermeye sebep olur çünkü.
yılmaz güneyin mükemmel filmlerinden biridir. çünkü günümüzü görmeyi başarabilmiştir o dönemde de. film 100 dakikalık. herkesin izlemesi gereken filmler arasında olması gerekir. beni en çok üzen sahne ise arabanın ata çarpması sonucu yılmaz güneyin bir arayışlar içinde olması. yani hiç bir isteği yerine gelemeyecek, çocuklarına bakamayacak biri olması ve bunların ardından kendini bir takım arayışlar içinde bulundurarak dine yani şeyhlere başvurması.
dediğim gibi beni en çok çarpıtan ve üzen sahne atın ölmesi. çünkü orda proleteryanın eziliş öyküsünü yılmaz güney çok güzel yansıtabilmiş. 3 sene önce izlemiştim ama o sahne o kadar çok etkilemişti ki beni halen silinmedi aklımda. (
)
bir de en son yılmaz güneyin deilridiği sahne de sonucunu göstermektedir. orda çocuklarını karısına verdiği paranın onlara yetmeyeceğini düşünerek delirmesi beni çok üzmüştür.(
Hayat gemim, sakin ve yumuşak denizlerde yürümeyebilir. Yaşamımdaki mücadeleci günler parlak ve umut vaat edici olmayabilir. Fırtınalı ya da güneşli günlerde, muhteşem ya da yalnız gecelerde, minnettar tutumumu her zaman korudum. Karamsar olmakta ısrar etsem bile, her günün bir yarını vardır.