Bakmayın dört harf olduğuna, bi dünya saklıdır içerisinde. Siz bitti zannedersiniz ışık göremez hale gelirsiniz ama o bi köşede durur onu görmenizi bekler ve tüm dünyanız değişmiş olur onun sayesinde ya bu isme sahip olan birisi ya da size umut olacak birisi ile olur...
Olmayacağını bilerek beklediğin umut değildir ki. Umudu hissedersin. Dayanak noktan o an için yoktur ama içinde birşeyler bu olacak der. Ve umut ettiğin er geç olur. Çünkü aslında aklın senin kontrolün dışında sahip oldukların ve imkanların dahilinde senin beklentinin gerçekleşip gerçekleşmeme olasılığını hesaplar ve ihtimal yüksekse sen umut etmeye başlarsın. ihtimal olmayan şeyi umut etmezsin.
Ve aşk da böyledir. TV'de her gün gördüğümüz Rihanna'ya aşık olmayız ama sidikli kezbana abayı yakarız. Çünkü kezbanda umut vardır.
Yıllar boyunca değişik felsefelerde değişik şekilde yorumlanmış bir his biçimi. dikkat dağıtan, romantik bir fantazi gibi de görüldüğü olmuştur, yaşam amacı da.
--spoiler--
Aang: I don't know. The monks used to say that hope was just a distraction, so maybe we do need to abandon it.
Katara: What are you talking about?
Aang: Hope is not going to get us into Ba Sing Se and it's not going to help find Appa. We need to focus on what we're doing right now and that's getting across this path.
--spoiler--