taklitler asillarinin kiymetini artirir der bir bilge. ben uludag ihl ve mürteci sozluk lerinin esin kaynagi eksi sozluk olmustur. eksikleri olabilir eksi sozlugun ama bir yol gosterici rolu oynamistir. bence de karsilastirmak dogru ve tutarli degil.
2 sözlüğün en beğenilenler listesine bakıyorum o kadar uç ki...
malesef uludağ sözlük'te ver allah'ın verdiğine vur allah'ın vurduğuna anlayışı mevcut. listede siyasi bir konunun tartışıldığı başlıktaki entrylere bakıyorum hepsi tek tip. tam aksini iddia eden nadir görüşlerde en kötüler listesine girmiş. bu da gösteriyor ki uludağ sözlük'ün farklılıklara tahammül katsayısı düşük.cosmopolit bir toplumun yansıması bu olmamalı. ekşi sözlük'te ise tam tersi aynı liste içerisinde taban tabana zıt görüşler bir arada. bu da zengin yazarlar, yazılar demek. zannedildiği gibi "doğru düşünce" her zaman tek değildir. çünkü 1 bazen 2 eder.
gördüğüm o ki 2007 kasım ayında yazar alımlarını açmasıyla uludağ sözlük'ten bir çok yazar alan bu kurumda tutunmayı başaran yazarlar o eski günlerine pek de ulaşamamışlar. neden mi? çünkü şunu gördüm. kendi arkadaşlarımdan bahsediyorum. hepsinde bir çaylak olma korkusu ve ürün çıkarmakta sırf bu yüzden zorlanmaları. mesela çok önemli bir konuda yazarken saatlerce düşünmeleri ve ne yazacaklarına karar verememeleri. ulu'dayken 3 gün 5 gün çaylak olunca işte olur mu böyle, beni nasıl çaylak yaparlar, biz emek veriyoruz, cahil, cüheyla kendini bilmez moderatörlerin sözlüğü derken, ekşi'ye gittiklerinde bir anda çat çaylaklık cezası. hem de emek verilen güzel bir entry için. sonrasında 3-4 ay çaylak kalma cezası. sonrasında belirsiz bekleme, belki de silinme. ne kadar acı bir süreç lan bu? ne yaptın ki aq. daha 100. entryni yazdın. ama sildiler attılar seni. uluda da yaz yazabildiğine. oraya küfür et, modların ağzına sıç her gün. gelsin 3-5 gün çaylaklık. ona bile laf et. rahatsın aq.