efendim öyle bir sokaktır ki bu, sözlük yazarlarının işlerini güçlerini bırakıp bu sokakta kendine has bir dükkan açıp, gündüzleri dükkanları işletip, sokağa tabureleri çıkarıp aralarında tavla attıkları, kazandıkları para ile akşamları hep beraber güzelce içip ardından gece de entry girdikleri, karadenizin denize nazır yemyeşil bir köyünde sessiz sakin bir yerde kurulmuş olan sokaktır. ee tabii her yazar da kendine göre bir esnaflık türü seçecektir, mesela;
montajelemani; antika plaklar, gramofonlar satan zemberekli saat tamiri yapan bir esnaf. benden yazar olmaz; tozlu sayfalarının arasında bir çok bilgi barındıran kitapların başında bir kitapçı. redwinemania; şalgam suyu ve bilumum turşu sularını yapıp bidonlarda satan turşucu. devedikeni; köyün küçük ve büyükbaş hayvanlarını kesip akşam rakının yanına mangalda pişirecek eti hazırlayan kasap. pulp fiction; yeni rakı, sigara vb. malzemeleri satan tekel dükkan sahibi. deep;her türlü kesim ve dikim işlerini becerebilen terzi. hidrojen; marangoz, tahtaların dilinden anlayan adam. tahtadan çocuklara oyuncak yapan amca. sulbart;öğretmen olur abi bu adamdan, böyle bembeyaz saçları gözlükleri ile gerektiğinde sert ama merhametli. dopdop; eski gazeteleri toplayıp arşiv yapan, kahvehanede her gün bunları okuyan yaşlı amca.
hanım eli cino 74 bar restourant cafe.
cafe bölümünde cino nun kendi elleri ile yaptığı ev işi pasta, kek, börekler enfestir.
mezeler:midye dolma, patlıcan salatası, plaki, topik, kalamar,ezme, haydari,paçanga böreği. vs. yok yok.
sokaktaki güzel sohbetlerin vaz geçilmez tek mekanı olacaktır.
karga : vahşi ev hayvanı satıyor bu. nasıl olur demeyin, ben de bilmiyorum, leş gibi kokuyor dükkan. ornitorenk, tembel hayvan, deve allah ne verdiyse. imza topladık, attırıyoruz mahalleden, zira dişi lama ile adı çıktı.
vandal mimar : mahellenin nerde bozuk kapısı, penceresi orda ki usta, vidalama vb işler yapmakta. hatta kanepe tamirine gitti bir ara ses soluk yok adamdan kaç gündür. sözde mimarım diyor ama yemiyoruz tabi. bildiğin mahalle tamircisi.
alwayssleepy : yorgan dikiyor bu. gerçi 14 senelik dükkanda daha birinci yorganda ama neyse. ne zaman camı tıklasak bu kafayı koymuş yorganın üstüne, ağızdan salya damlıyor, ulan insan uyurken "çok uykum geldi" diye sayıklar mı? o dükkanın kirasını ödeyen baban sağolsun.
deep: mahallenin karadeniz pidecisi. laz pacino ile ortak açtılar dükkanı. sonra kavga ettiler şimdi deep bakıyor sadece. bir de utanmadan peçete diye kırmızı mı pembe mi belli olmayan kesik kağıtlar veriyor ipne, kağıtta yağlı yağlı dudak izim çıkıyor. cimri işte.
laz pacino : deeple ortaklığı bozduktan sonra elini eteğini çekti sokaktan eve kapandı. en son kitap yazmış diye duyduk. anadolunu satan bilge diye bişiy. güdük işte.