Bursa'dan izmir'e kadar uğradığım 17 benzin istasyonu toplamında sadece "1" küçük şişe bulabildiğim mucize içecek. 17. benzin istasyonunda "neden yok?" sorusuna verilen "koka kola sattırmıyor" cevabı insanın kanını dondurmaktadır.
çok masrafsız bir şekilde iyi reklam yapmış gazoz markası. genç insanlar şişe ile meşk eylerken, fondan "açsana içsene" şeklinde bir telkin geliyor, budur.
uludağ sözlük'te gaza gelen yazarlar var. bazen okuyorum, uludağ gazoz'u andırıyor bu vaziyet bana. bir başlık açılıyor, alta entry giriliyor hemen, ama nasıl bir gazla girmişse entry'yi başlığı açanla farklı şey yazdığını düşünüyor, ayar veriyor güya.
bazen de başkası istatistiksel bilgi vermiş oluyor, yine gaza gelenler oluyor. gelir tabi, yazı tokat gibi bilimsel bilgi. ama yok 'bırakın lan beni, yazmazsam ölürüm.' diyor. tutmayın küçük enişteyi.
gazozluğun büyük kısmı siyasi ve devlet kurumları ile ilgili başlıklarda. acaba diyorum bize hep öğretilen 'siyaset kötü bir şeydir, aman ha çocuklar, olaylara karışmayın' dayatmasının getirisi sözlük gibi olaylara karışılan ortamda bir anda gaza gelip patlamak mı?
hani gazoz şişesini sallarsınız sallarsınız, patlar ya. sözlükte de öğrenilenden farklı olan bilgiler 'nasıl ya? ama...' etkisi yapıyor olabilir. emin değilim.
gazozların kralıdır. yeşil sermaye veya kapitalist sermayeye para kazandırmaktansa yıllardır bu işi sessiz sessiz yapan, büyümeden aynı şekilde duran ve yılların efsane gazozu olarak anılan gazozu alırım diyen bünyelerin tercihidir.
her haliyle sensun,çamlıca vb bin basar. her bakkal-markette bulunmaması nedeniyle 4-5 yer gezdiğim olmuştur. ve her yere ısrarla niye satmadıklarını sorarım. gazozu bulunduran market-bakkal-büfeye ise özellikle teşekkür ederim.
yaşasın uludağ kardeşliği!
sözlük yüzünden ikidir şveps yerine aldığım gazozdur.
reklamcılar buna bir şey diyorlar, çağrışım bişeysi.
markette yanyana gazozlar görünce yeşil yeşil uludağ daha bir sempatik görünüyor gözüme, alıveriyorum.
uludağ sözlüğe reklam hakkını ödemesi gereken markadır kanaatimce.
gazoz aleminin kralı olan gazoz. mümkünse cam şişede içilmeli, buz gibi de olmalıdır.
bir de çocukluğumda geçen yaz aylarının da, dostu arkadaşıdır.
her yaz gittiğimiz yazlık mekanda, arkadaşlarla toplanıp, domates - salatalık bir de fırından yeni çıkmı$, çıtır çıtır olma özelliğini de muhafaza eden ekmek alırdık. bir arkadaş da, yan tarafta babasının bakkalından tam yağlı beyaz peynir yanına da, 1.5 litrelik buz gibi, uludag gazozu getirirdi. o ekmekleri ortadan ikiye böler, deli gibi peynir bir de, isteğe göre kan kırmızı domates koyardık. her ne kadar, strafor bardaktan yudumlasak da, gazozlarımızı, o yazın alnında, asidi bol uludag gazoz da, bizleri nirvanaya sevk ederdi. en değişilmez tat performanslarından birisidir yani anlayacağınız. deneyiniz; çıtır çıtır, sıcak ekmek, tam yağlı beyaz peynir, tam mevsimdeki domates, ve de buz gibi uludag gazoz
canım gazoz çektiğinde tercih ettiğim tek gazoz. yoksa da içmem.. schweppes, 7up, sprite da neymiş pehh!! yanında simit de oldu mu değmeyin keyfime dünyayla olan tüm bağlantılarım koptuğu an olur işte o zaman.. seviyorum bu uludağ gazozu ben yaa
satmayan restoran veya cafeye genellikle bir daha gitmememe neden olan; bulmak için bazen 3-5 bakkal, market beni dolaştıran, başka bir gazozla ikamesi yapılamayacak kadar şahane bir gazozdur.
buradan yetkililerine sesleniyorum. tişört basıp göndersinler bana, günaşırı giymezsem adam değilim.