kaportacı bahattin bi bardağa baktı bi mıstır jeymısa , bi bardağa baktı bi mıstır jeymısa , bi bardağa baktı bi mıstır jeymısa , bi bardağa baktı bi mıstır jeymısa , veee
mahsene atılan kaportacı baattin köşeye çekildi ellerini sımsıkaca birleştirdi , sonra yüzüne götürüp ovuşturmaya başladı. gözlerini kapatmış sadece düşünüyordu.
hafızasını tekrar kazanmalıydı. hatırlamalıydı. yes I can do it dedi.
cebinden ses kayıt cihazını çıkardı. mıstır jeymısın odasındayken yapılan konuşmaların kayıtlı olduğu bir kayıt cihazıydı. onun orda ne işi vardı.. daha bunu bile bilmiyordu. siktir et şimdi dedi. beleşten kayıt cihazı işte dedi. hemen tuşuna bastı ve dinlemeye başladı.
dinledi dinledi dinledi dinledi dinledi dinledi .........
durmadan dinliyordu. başa alıp tekrar dinliyordu ve - tabi yaaa dedi. kimliği hakkındabir takım bulgular elde etmişti.
mahyalar dedi. evet mahyalar dedi. kesik kesik sahneler geliyordu gözünün önüne. mahzenin ışığı bir kararıp bir aydınlanıyordu. kulağında devamlı boğuk ve sinirli bir dede ses tonu çınlıyordu.
bu ses devamlı aynı şeyi tekrarlıyordu - gürültü etmeyin eşşoleşşekler... gürültü etmeyin eşşoleşşekler... gürültü etmeyin eşşoleşşekler... gürültü etmeyin eşşoleşşekler... gürültü etmeyin eşşoleşşekler...
veeeeeeeeeeee...
evet sultan ahmetdeki o dede. hatırlamıştı. içkiyi içmemişti çünkü kaportacı bahattin müslümandı. kulağındaki o - gürültü etmeyin eşşoleşşekler... seside sultanahmetin müezzinine aitti. teravih namazında yaramazlık yaparken duyduğu bu repliği nasıl unutabilirdi.
yarasa selim , ajan alfanso , albırt ve ajan makkıleyn senegallilerin yaşadığı mahahllede çatışmaya girmişlerdi.
kaportacı bahattin esir düşmüştü. ama onlardanda ajan deyvid yarasa selimin elindeydi. yarasa selim ajan deyvidin kafasına su tabancasını dayamış kıpırdarsan vururum seni diyordu.
ben emir kuluyum ağabey dedi ve dizlerinin üzerine çökerek ağlamaya başladı. yarasa selim aman dileyene el kaldırmazdı. bu arada albırtta başka bi esir vardı.
yarasa selim ajan deyvıda dönerek - tamam hadi git burdan dedi.
ciddimisniz bayım dedi ajan deyvıd.
ciddiyim hemen git burdan dedi. yakasından tutup kaldırdı ve - bir daha karşıma çıkarsan ikinci bir şansın olmayabilir dedi.
ajan deyvıd ver elini öpeyim yarasa ağbi dedi.
tama vakit kaybediyorsun çabuk git dedi. albırt görürse seni yaşatmaz çok gaddardır dedi.
ajan deyvıd yarasanın yanaklarını öptü ve şenerşen koşuşuyla oradan uzaklaştı.
yolun karşısına geçince - yarasaaaaaa diye bağırdı. yarasa dönüp bakınca
- nasıl kandırdım ama enayiyi dedi. olum ben evli değilim dedi. anamgil hergün bi kız gösteriyo ben beğenmiyom dedi. daha dün akşam kız görmeye gittik onuda beğenmedim dedi. ben hergece diskolarda eğlenir hayatımı yaşarım dedi.
götoş yarasaaa götoş yarasaaa götoş yarasaaa ... diye tempo tutmuş eliyde soktum mu soktum mu gibisinde işaret yapıyordu.
seni yakalarsam sikerim ama diye bağırdı arkasından yarasa. artıkın amerikada kimseye güveni kalmamıştı. hemen albırtın yanına gitti. ellerinde bir tane rehine vardı.
rehinenin adı maldiniydi. maldini başladı ağlamaya. beni evimde bekleyen dünyalar tatlısı bir karım ve çok sevdiğim 2 tane çocuğum var dedi. beni onlara bağışlayın efendim dedi. eri ölmüş ervat gibi hıçkıra hıçkıra ağlıyordu.
yarasa selim maldini nin oturduğu asvalta eğilerek kulağına - yalancıyı dilenci kuru kuru siksin mi dedi.
amına koyim sizin lan dedi yarasa. hiddetlenmişti. su tabancasını kafasına tuttu. tam tetiğe basavcaktıki ajan makkıleyn:
- dont dedi (çeviri: yapma amınakoyim yapma bi dur yaa!.)
yarasa selim - yalan söylüyolar dedi. bu yalan bunlara pansilvanya kuleli askeri lisesinde öğretiliyor dedi.
ajan makkıleyn : - biliyok heralde amağ goyim yaa dedi.
sonra:
- I have a plan dedi.
acaba fbı ın eski kurt adamı ajan makkıleyn ın planı neydi. kaportacı bahattin geri gelecekmiydi. galatasaray şalkeyi eleyebilir miydi. bunların hepsinin cevabını ajan makkıleynden başkası veremezdi.