işte tam o esnada ay tutulması oldu. güneş ayın önüne geçti ve ay tutulması oldu. bütün paparaziler - bakın amağ goyim noli uşaklar dedi. paparazilerin çoğu karadenizliymiş. herkes ay tutulmasının fotoğrafını çekmeye başladı
papa ile elizabet el ele tutuşmuş sıvışmaya çalışırken kominin dikkatiyle yakalanır. papa çıplak tabi. altında sadece uzun beyaz don vardı. galiba viyagra içmiş olacakki emanet dimdik duruyordu. 3. elizabette lop lop sallanan memelerini tutuyordu. altta siyah bi tayt vardı. hani şu türk kızlarının giydiği siyah taytlardan.
hemen içeri girdiler. bizim verbıtla kerpiç yok. sağ baktılar yok sola baktılar yok. kaportacı bahattin tuvaletten gelen ahh ohh fak mi seslerini duyunca şüphelendi.
bizim kerpiç verbiti domaltmış yermisin yemezmisin hesabı gidip gidip geliyor. o esnada bahattinle göz göze gelen kerpiç cebinden çıkarttığı timsahı bahattinin üzerine atar.
kaportacı Bahattin '' nasıl bir geceymiş arkadaş, nasıl bir uykuymuş benim uykum. su içmeye kalksam olaylar olaylar, yok ses etmeyeyim yatayım desem ayak ucuma birileri geliyor. nasıl bir iştir ki bu arkadaş, ne yani illa ki uyumadan önce birileri gelip benim ırzıma mı geçsin onu mu istiyor bu ahali '' düşünceleriyle uykuya dalar.
300 sıpartalı var. o ayrı. ben 300 malatyalıdan geldim demiştir. kayısı ağcını benim büyük büyük büyük büyük büyük büyük büyük büyük büyük büyük büyük büyük büyük büyük büyük dedem kayısus bulmuştur der.
meğer kaportacı bahattinle sarkisyan kardeşmiş. zamanında sarkisyanı nehre bırakmışlar. o dönem doğan bütün erkekleri öldürüyorlarmış. messide o dönem doğmuş. onuda başka nehre bırakmışlar.
o donu giyen acayip güçlere sahip olurmuş. ölmezmiş filan ama başıda beladan kurtulmazmış. en sonunda zaten donu van gölüne atmış. efsaneye göre donu yiyen van gölü canavarıymış.