mahmutu emzirecek birisini nerden bulacakti? komsularina gidip anne sutu var mi diye sordu. bulamadi. hatta kadinin biri yanlis anlayip albirta tokat bile atmisti.
albırt neler olduğunu anlayamamıştır. öldü öldü dirildi, ilk roman ne ara bitti, ikinci cildi başkası üzerinden yapaydılar iyiydi, anam ağladı dedi mahmut'una süt ararken.
attı kendini sokaklara ve yolda bir kadın gördü serkeş bir halde.
- pardon sütünüz var mı dedi albırt tokatı yiyeceğini düşüne düşüne, ama olmadı.
kadın" var " dedi "ne kadar lazım"
albırt elindeki biberonu uzattı. "al" dedi, "işte bu kadar lazım, yavrum acıktı da." genç kadın bebeğe baktı, gözleri doldu. "ne kadar güzel bir bebek, allah özenerek yaratmış sanki, ismi ne?" dedi.
kadın koşar adımlarla oradan uzaklaştı. rastgele bir mekana girdi. içeriyi süzdü, o da ne. bir sürü erkek birbirini mıncıklıyor. anlaşılan o ki gay bar'a gelmişti kadın. hay allah, şimdi ne yapacağım diye geçirdi içinden. dışarı çıksa albırtla verbırt yakalayacaktı onları.
"neyse bu seni ilgilendirmez, hadi kahvemi getir mahmuta da süt" dedi kadın. garson şaşkın bakışlarla uzaklaştı oradan. kadın etrafı incelemeye başladı. gördüğü görüntüler karşısında ağzı açık kaldı. kendisi bir bebek ile gay bar'da idi, ötesi var mıydı. hayır yoktu.
ve aradığını buldu. onları dışarı çıkmaya ikna edip uzak bir yere götürdü.
daha sonra cebinden çıkardığı kılıcı ıkisine de saplamaya başladı, kollarını ve bacaklarını kestikten sonra cesetleri çöp konteynırına attı.
yalnız kalmıştı artık. ama bunu düşünecek hali yoktu. rüzgarın yerdeki yaprakları hareketlendirirken çıkardığı ses ona bir an önce buradan uzaklaşması gerektiğini anlatmaya çalışıyordu.
verbırt: abicim, bütün gün seni aradım. neredeydin, mahmut nerede? dedi. albırtın gözleri doldu. "öldürdüm onu verbırt, bir anlık sinirimle öldürdüm onu." dedi. hüngür hüngür ağlamaya başladı. o sırada polisler geldi. albırt bey siz misiniz? dedi.
Nasıl unutabilirdi çocukluk aşkını... albırt kadar yakışıklı erkek hiç görmemişti hayatında, evlenmiş olmasına rağmen unutamamıştı albırt'ı ama her kadının yaptığı gibi ağırdan satıyordu kendini "üzgünüm ama tanıyamadım" dedi ceyn...