sonra albirt vidanjörü siktir etti, evinden motorlu testeresini aldığı gibi acunun yanına geldi. * sonra bir çırpıda testereyi çalıştırıp acunu parçalamaya başladı. önce kolları kesti sonra bacaklarını... acunu parçalara ayırdıktan sonra parçaları çöp konteynırına attı.
montunu çıkardı onu da konteynıra attı. çakmağını çıkardı, amacı çöpü yakıp delilleri yok etmekti ama lanet olasıca çakmak yanmıyordu. denedi denedi denedi ama yakamadı. yapacak tek bişey kalmıştı. çöp tenekesinin arkasına geçti ve onu bir market arabası gibi ite ite sokaklarda koşturmaya başladı...
o sırada yoldan bir çöp kamyonu geçiyordu. albırt'ın çöp tenekesine yaptığı muameleyi gördüklerinde sinirlendiler ve kamyonu albırt'ın üzerine sürdüler.
Albırt artık depresyona girmişti. Sürekli farklı rollere girmekten sıkılmıştı. Memleketi bayburt'a gidip kafa dinlemek istiyordu fakat yapamıyordu. parası da yoktu üstelik. Albırt artık ne yapacaktı, hangi kılığa girecekti. Bir sigara yaktı, dumanı içine çekti ve üfledi. Ağır ağır yürürken birisinin onu takip ettiğini farketti. Arkasına döndü ve sigara elinden düştü. Şok olmuştu. içinden hassiktir dedi. Takip eden adam şahin k idi.
şahin k, albırtın bayburttan kapı komşusuydu. "vay albırtım gözüm nassın yeaa" diyen şahin k'nın bir yandan da sarılıyor olması albırtı fena kıllandırmıştı.
bu ikiliyi seyreden cenifır yanlış bir şeçim yaptığını düşünerek hüzünlü gözlerle arkasına bakmadan kendisini şehrin gürültüsü ve hengamesi arasında yalnız bir şekilde nerede hata yaptığını düşünerek yürüyordu. Ve birden aklına eski arkadaşı mayk geldi, cebindeki telefonu çıkararak kahramanmaraş sütçü imam üniversitesinde öğretim görevlisi olan mayk ı aradı.
mayk o sırada evde sobayı yakmaya çalışıyordu. gaz yağı kullan hocam çok kolay oluyo öyle önerilerine uyması kaşlarının yanmasına sebep olmuştu. geçim derdine düşen mayk artık iyi bir üniversite de ders vermek istiyordu.
albırt şahin k ile bir cafe ye gitti uzunca bir süre sohbet ettiler. sonra o cafenin müdavimlerinden mayk geldi. albırt şahin k ile mayk ı tanıştırdı. ve olaylar geliştikçe gelişti.
"alo " dedi mayk, benim cenifır diye cevapladı.
ve küçük bir hatırlama aşamasından sonra cenifır nerede olduğunu sordu.
genelde sade ve lafı dolandırmadan söyleyen açık sözlü birisi idi. kimseye karşı sözlerinde çekinmezdi.
mayk ı uzun zamandır görmediğini ve bir yemek yemeyi önerdi.
Fakat mayk uluslararası bir proje için yurt dışında idi ve cenifır o an fark etti ki fatura oldukça kabarık gelecekti. sen kimsin cenifır yurtdışını arıyorsun dedi kendi kendine. gelince haber et diyerek telefonu hoşçakal demeden kapattı. çünkü fatura kabarmıştı.
ve mayk türkiyeye döndüğünde cenifırı aradı ;
albırt uzun bir uykudaydı uzun zamandır buralara bakmıyordu. kim ulan bu mayk dedi. cenifıra iş atacak adamın dalağını söker mangal yapar rakıya meze yaparım ulan diye haykırdı. albırt sinirliydi.