1363.
albıııırrrttt diye bağırdı. ama ne yazık ki cenifır onu kolundan yakalamıştı.
1364.
ama cenıfır bana mısın demedi meğer gümüş banyo taşını münasip bir yerine sokarsan ancak ölebileceğini anladılar.
1365.
albırt bir an telişlandı. cenifırın peşinde olduğunu biliyordu bunu halletmeliyşdi. çekmecenin gözünden silahını aldı ve banyoya dooru koştu.
1366.
hadi dedi münasip yeri bulduk diyelim lan dedi gümüs banyo taşını nerden bulacağız.
1367.
acele ile göz kararı ile cenıfırdan kalıp ölçüsü aldılar.
1368.
la olum çekmeceden silah kaptım yukarı geliyom, ne taşı tne gümüşü lan dedi albırt.
1368.
albırt sementha ile mi ilgilensindi, kezbana mı baksındı. bir an karar veremedi.
1369.
sementha'yı terketmemelydi, kezban her zaman cepteydi zaten. ama sementha gibi karakterli biri zor bulunurdu. hem onu evlat edinmişti ki.
1370.
kızını cenifırın elinden kaptığı gibi kapıya dooru koştu albırt.
1371.
Savaşa gider gibi koşuyordu. Küçük kız kedi yavrusu gibi titriyordu.
1372.
ve silahına yüklediği gümüş banyo taşını verdi cenıfıra verdi cenıfıra...
1373.
semantha'yı hemen dışarıda bekleyen helikoptere götürdü ve havalandı. cenifır; "sizin amınıza koycaam" der gibisinden parmak sallıyordu.
1374.
sonra norveç'&e doğru ilerlediler. finlandiya da burunlarından gelmişti cenifır yüzünden.
1375.
sanki amk hayalet cenıfır uçamıyordu. uçup helikopterin motoruna girdi.
1376.
sanki albırt üç kulhü bir elham okuyamıyordu. okudu üfledi, cenifır kayboldu.
1377.
cenifırdan nah kurtulurdu. kafaya takmıştı cenifır bunları. albırt, üfürükçü hoca'ya gitmeye karar verdi.
1378.
albırt cenıfıra doru parmaklarıyla haç yaptı. mübarek sulardan serpti.
1379.
albırt hristiyan değildi ki, museviydi. ne kutsal suyuydu, ne haçıydı. kudus'e gidelim dedi albırt.
1380.
sementha'yı helikopterden aşağıya atmak ama bunu yapamazdı albırt.
1381.
ne rüyasıydı amk. her sıkıştığında rüyadan mı kalkacaktı. uyuya uyuya patatese dönmüştü zaten.
1383.
sementha'yı helikopterde mi unutmuştu ne. dikkatli olmalıydı* .
1384.
artık boşluktaydı, umutları gibi düşüyordu.
1385.
düşüyordu, o arada gözünün önüne gençlik aşkı geldi albırt'ın, yani alanya'da tanıştığı türk kızı hayriye. nasıl tanışmıştı onunla? hatırlıyordu, 18 yaşındaydı, hava güneşliydi, hayriye'ye yaklaşıp hi what's up demişti aldığı cevaptan bir şey anlamamıştı ama aşık olmasına yetmişti o cevap; 'uff sanane be salak'...
1386.
sementheyı havada kolundan yakaladı ve şans buya tam da paraşüt club ın atlayışlarına denk gelmiş paraşütlerin içinde seçilemz olmuşlardı.