ulu roman

entry4500 galeri11
    1313.
  1. albırt neyin var sevgilim dedi. hiç dedi albırt. neyin var albırt. hiç. amk albırtı karadenizde gemilerin mi battı he amk çocuu neyin var töt. yok dedi albırt. neyin var albırt he yaprağımm. albırt ağladı.
    2 ...
  2. 1314.
  3. katerina :
    siktirtme basurunu, şurda acıklı şeyler yaşıyoruz.
    dedi. Ve doğruldu. Dikiz aynasına yansıyan beyaz bir araba ilişti gözüne. Umursamadı. Ve bir sigara yaktı başını pencereden uzatarak sigaradan içiyordu ve birden
    - kadına kalkan eller kırılsın
    diye bağırdı. Güldü çok güldü ve gözleri yaşarmaya başladı. Sigara dumanı gözüne kaçmıştı diye biliyordu albırt ama öyle değildi. Katerina o anları hatırladı.
    3 ...
  4. 1315.
  5. ve sonra dediki artık hücrelerim hemofilin hormonu salgılamıyor duymak istediğin bumuydu he bumuydu !
    3 ...
  6. 1316.
  7. katerina'nın artık gözü dönmüştü. bahçeden kaptığı küreği albırta gelişine gelişine salladı. hepside ağzına gelmişti. katerina cinnet geçiriyordu. kafasından geçen romantizme karşın alpırt ın basurundan bahsetmesi hemofilisini yermesi ağrına gitmişti.
    3 ...
  8. 1317.
  9. katherine donup kalmisti ne diyeceğini bilemiyordu bu arada arkadaki beyaz araba iyice yaklasmisti.
    3 ...
  10. 1318.
  11. peki dedi, ben bu hikayeyi anlattığım zaman, beni kim dinleyecek?
    4 ...
  12. 1319.
  13. katerina döndü ve:
    - hüsnü çobanın arabası değil mi o?
    Dedi albırta dönerek.
    Albırt:
    - arkadaki de rıza baba deme bana?
    Diye çıkıştı.
    3 ...
  14. 1320.
  15. katerina dönüp mü kalmıştı yoksa donup mu kalmıştı? ciddi bir muamma sarmıştı meydanı yaklaşan arabanın varlığıyla. bir an kendini jurrasic park'ta trex'in önüne sunulan keçi gibi hissetmişti. bu his lazer epilasyonun bile almayı başaramadığı tüylerini liken liken etmeye yetmişti. hemen bu paradokstan sıyrılması gerektiğini düşündü. far avında fara bakan tavşan gibi bakakalamazdı arabaya. çünkü o white rabbit'ti.. "follow me" deyip harekete geçti..
    4 ...
  16. 1321.
  17. romanımın başlangıcını paylaşabileceğim bir yer yazarlar birazda okuyun.

    (bkz: partaknada bir yer)
    2 ...
  18. 1322.
  19. albırt bruce wills'e bakıp: "vay aluminyum! sen benden de yakışıklıymışsın ya la" diye saçmaladı. albırtın hakkı vardı, bruce yıllara meydan okurcasına hala taş gibiydi.
    2 ...
  20. 1323.
  21. ama nasıl? aklında bu soru dönüp dururken aniden arabanın camını tıklattı birisi camıı açtığında büyük bir şaşkınlık yaşamıştı.
    2 ...
  22. 1324.
  23. yine sol framede saçma başlıklar var, diye haykırdı yazar.
    2 ...
  24. 1325.
  25. camı tıklatan hafize teyzeydi. hafize teyze albırtı yıllardır arayıp bulamayan süt annesiydi. nihayet bulmuştu albırtı, çok mutluydu. artık yıllardır söylemesi gereken o çok önemli şeyi söyleyebilirdi. bunun heyecanıyla albırta sarıldı ve kulağına fısıldadı:
    2 ...
  26. 1326.
  27. +seni öldüreceğim albırt.
    ve elinde tuttuğu pıçağı albırta saplamaya başladı. albırt kan revan bir halde can çekişirken hafize teyzenin kahkahaları duyuluyordu. sonra hafize teyze albırtı parçalara ayırdı ve çöp konteynırına attı.
    2 ...
  28. 1327.
  29. albırt uyandığında gördüğü kabusun etkisiyle ter içindeydi. yatağının kenarında duran bir bardak suya uzanırken kendi kendine söylendi: ulan hafize teyze öldün gittin ama hala rüyalarımda peşimi bırakmıyosun aq.
    2 ...
  30. 1328.
  31. albırtın uykusu kaçmıştı bir kere kalktı mutfağa doğru yöneldi atıştırmalık bişeyler aldıktan sonra salona geçti. Film izleyecekti iyi bir dvd arıyordu.
    3 ...
  32. 1329.
  33. ayağa kalktı ve camdan dışarı baktı. telsizinin üstüne düşen bir polis kadın gördü ve götünden anonslar yükseliyordu, çok üzüldü. kendisini körler ülkesinde ayna satan adam gibi hissetti, mağrur ve çaresiz. irkildi ve bilgisayarında çalan müziği kapattı. kapatırken ekranda ki saçma yazılara gözü takıldı, içinden sağlam bir küfür etti . yazarın nicki fhalles'ti. içinden mırıldanarak ''fhalles ne demek aq'' diye geçirdi. böyle romana sıçarım diyerek başlığı açana selam gönderdi.

    ağırlık çöktü üzerine ve uykuya daldı. rüyasında kendini afroamerikan bir babanın oğlu olarak gördü. ismi sertap değil sertaç tı. annesi türk babası saat satan bir zenciydi. hergün fazladan 30 cm taşımak zorundaydı artık ve dudaklarında ki cümle aynı idi.
    - heildberg seni arzuluyorum.
    2 ...
  34. 1330.
  35. sonra uyandı ve yaşadığı her şeyin bir rüya olması pardon bir kabus olması çok rahatlatıcı birşeydi. saatine baktı sabahın 7'si. 8.30'da tom cruise ile görüşecekti. banyoya girdi...
    2 ...
  36. 1331.
  37. 31 çekip hemen çıktı banyodan.
    3 ...
  38. 1332.
  39. arabayi vurdurtacak genc aradi.
    2 ...
  40. 1333.
  41. adam tekrar seslenince.

    genc adam, siktir git pezo diye bagirdi.
    4 ...
  42. 1334.
  43. "jamiryo" diye bağırdı sonra. diyalog iyice saçma bir hale gelmişti. böyle diyalog mu olur anasını satıyımdı.
    4 ...
  44. 1335.
  45. 'ne diyon la sen at yarrağı!' diye karşılık verdi adam.
    3 ...
  46. 1336.
  47. aman yarabbim küfürler havalarda ucusuyordu. kavga geliyorum diyordu resmen.
    4 ...
  48. 1337.
© 2026 uludağ sözlük