540.
çılgınlar gibi salsa yaptığı günlerdi. ve biri vardı ona bu dansı öğreten...
541.
o anılardan birinde en yakın arkadaşı " hadi artık yatın güneş çıktı lann" dediğini hatırladı ve işin bokunu çıkarmadan yatağına yöneldi.
543.
yatagina yatti ama uyuyamiyordu.kafasinda deli sorular vardi.
544.
tam yonelmisti ki birden telefon calmaya basladi. arayan numarasi gizliydi. ortamda ki herkes kas kati kesildi.
545.
"hay amına koyayım ya yine mi sen lan it oğlu it" diyerek ağzını fena bozdu.
546.
oruc oruc agzimi bozdum diye hayiflanmaya basladi.
547.
telefondaki ses gizemli şekilde konuşmaya başladı " eğer bu kabustan kurtulmak istiyorsan söylediklerimi aynen yapmak zorundasın" dedi
not: siz istediniz.
548.
ama telefondaki seste bu kez bi gariplik vardı. elini alnına götürdü ve bişeyler mırıldanıp sevinçle fırladı.
549.
"seni bulacam oğlum" diyordu iç sesi.
550.
bulmustuda,arayan kuzeniymis
551.
oglum bak git dedi birisi ordan kuzenine.
552.
"keşke siktirgit deseydi" dedi içinden.
553.
gözlerini ovuşturdu o 911 değildi 112 idi.
554.
112 sayısı ona bişeyler hatırlatacak olduğu sırada en son ne zaman sıçtığını düşünmeye başladı birden.
555.
aman tanrııım diye bağırdı.
556.
içini kaplayan derin endişe yoksa boku muydu? bu düşünce onu daha çok germişti.
557.
gerildikçe korkuyordu. korktukça geriliyordu.
558.
gerginliğinden sıyrılmak için çılgınlar gibi salsa yaptı sonra ellerini kaldırıp...
559.
ortami birakip tuvaletede gidemiyorudu. bi an icin olsem mi acaba burda diye dusundu.
560.
ölmekle tuvalete gitmek arasında gidip geliyordu.
561.
ölünce gevşeyen vucudunun anında ortalıgı boka bulayacak olduğunu düşündü. ölmek fikrini sonra düşünmek için erteledi. artık şu ellerimi de indireyim dedi kendi kendine.
562.
olanca hiziyla tuvalete kostu. basarmisti yuzunde ufak bi tebessum. iste mutluluk buydu.
563.
şimdi her şeyi daha iyi anlayabiliyordu. tuvaleti saran taze bok kokusundan bir nebze daha içine çekti ve kendinden geçercesine ağzından şu sözlerin dökülmesine engel olamadı.
564.
"neden sıçamıyorum ey allahım sözlük bu kadar da müsait iken" dedi.