kendi kendimi frenledim sonra. ne de olsa adam polis . kimi zaman susmak konuşmaktan daha iyidir dedim. aslında kendi kendimi avutuyordum , korkaklığıma bahaneler üretiyordum farkındaydım . Ama yapabileceğim bir şey yoktu.
ben de kalkıp kahvaltımı yaptım. suratım asık bir şekilde işe gittim, sonuçta işe zil takıp oynayarak gidemezdim. yorucu bir iş gününden sonra sigaramı yaktım ve tv yi açıp haberlere baktım. bir de ne göreyim.
o da ne yoksa yanılıyor muydu? altındaki g-string yanılmadığını bağırıyordu yüzünne yüzüne. şizofreni falan değildi. o koca memeler ve 20lik cici anne tamamen gerçekti. fuhuş esnasında hafızasını kaybetmiş yatak gıcırtısıyla sandalye gıcırtısını birbirini karıştırmış kendini kahvede sanıp partnerine hayır o g-string değil diye bağırıyordu. sonra birden geldi.
..diye okudu yerde bulduğu bir kağıtta. "bu ne şimdi?" diye düşünürken omzuna bir ayak dokundu. kafasını kaldırıp baktı aniden. meğer 1. kattaki evinden kaçmaya çalışan bir kız çıcığının ayağı olduğunu farketti.
yağmurlu bir günde şemsiyesi olmadan sokakta yürüyordu, bunu görenler öyle üzüldüler ki kendi şemsiyelerinin altına girmesini istediler. ama o gururluydu, başkalarının şemsiyesine asla sığınamazdı. öyle de oldu, derken doluya tutulacaktı, ama yağmurdan kaçmadığı için başına düşen buz parçaları canını yakmadan eriyordu; yoksa zall ermiş miydi?
Ama kusmadı, sabahtan beri bir şey yemediğini de o zaman fark etti. Arkasından gelen tuhaf homurtuya dönüp baktı, gördüğüne inanamadı. Çünkü arkasında duran kişi...