istanbul Valiliği'nin açtığı dava sonucu fesh edilen eşcinsel yardımlaşma merkezi Lambda'ya destek istanbul bağımsız milletvekili Ufuk Uras'tan geldi. Özgürlüklerin bir bütün olduğunu belirten Uras, hükümeti eşcinsel düşmanı olmakla suçladı.
ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras, Lambdaistanbul Lezbiyen, Gay, Biseksüel, Travesti, Transseksüel (LGBTT) Dayanışma Derneği'nin basın toplantısına katıldı. Uras, derneğin tüzüğünün ahlaka aykırı olduğu gerekçesiyle feshedilmesinin hükümetin ayrımcı ve yasaklardan yana zihniyetini sergilediğini söyledi.
Uras, dernek kurma özgürlüğünü sağlayan antlaşmalarla Türkiye'nin de taraf olduğunu hatırlattı. Uras, fesih kararının Avrupa insan Hakları Mahkemesi'ne taşınacağını belirtti.
erivan'a ermenistan - türkiye maçını izlemek için giden tek milletvekili olma özelliğini de kartvizitine ekleyen kişidir. Maça ermeni asıllı türkiye vatandaşlarıyla birlikte gidip ermeni vatandaşlara ayrılan tribünde izleyecek olması ise, kimilerince "hah hakettiği yerde otursun" nidalarıyla karşılacaktır. lakin kim nereden bilecek herşey dostluk için. bütün hayaller türklerle ermenilerin yan yana maç izleyeceği günler adına.
türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) unsurlarını, ırak'ın kuzeyinden Türkiye ye yönelik terör tehdidi ve saldırılarının bertaraf edilmesi amacıyla sınır ötesi harekat ve müdahalede bulunmak üzere bu bölgeye göndermek için Hükümete verilen yetki süresinin, 17 Ekim 2008'den itibaren 1 yıl daha uzatılmasını öngören başbakanlık tezkeresi, 18'e karşı 497 oyla TBMM Genel Kurulunda kabul edildiğinde red oyu veren 18 kişiden biri.
not: diğer 17 kişi dtp nin mecliste bulunan 21 milletvekilinden 17 si.
metropol'ün yaptığı son güvenilirlik anketinde binde 3 oyla cem uzan ve recai kutan ile çekişen ödp genel başkan. dtp başkanı ahmet türk ise binde 4 oyla at başı önünde gidiyor. listeye bak hizaya gel.
hayatının hiç bir döneminde dağa çıkmayı öğütlememiş, dağdakilere bile silahlarını toprağa gömüp, ne düşünüyorsa meşru zeminde savunmasını söylemiş bir siyasetçidir.
edit: gelen şu eksi çok umurumda değil ama bu eksiyi veren arkadaşın bu entryi olumsuzlayacak bir link, bir yazı gösterebileceğini hiç düşünmüyorum. ha gerçekten varsa buraya koysun, ben de bu entryi sileyim.
kendini sağcı ya da solcu olarak tanımlamış militarist bünyelerde mide ağrısına sebep olacak denli sosyalizmi kavramış siyasetçi, bilim insanı.
militarist ve dışlayıcı stalinist bir sosyalizm anlayışına karşı olduğu için özgürlükçü sosyalisttir. zîra yaşanan sosyalizm örneklerinin başaramadığı şey bireyi de gözeten bir örgütlü yaşamdır. burada bireyin kapitalist dünya görüşüne göre tanımladığı "tüketme ve mülk edinme özgürlüğü olan birey" olmadığını açıklamama lüzûm yok, ama yine de belirteyim.
sosyalizm anlayışının 3 m'yi, yani marks, muhammed ve mustafa'yı gözeten bir bakış açısı olacağını belirtmiştir.
25 ekim 2008 tarihinde diyarbakır'da gerçekleşen küreselleşme-sol ve türkiye panelinde başından geçen bir olayı anlattı. olay bir kaç gün önce kendisi metroda iken yanına yaklaşan birinin
-yav herşeyiniz iyi de biraz halka inseniz şeklindeki bir eleştiriye,
-iyi de kardeşim metrodayız işte daha ne olsun şeklinde cevap vermiş.
bununla birlikte halkın büyük kesiminin sol ile ilgili ön yargılarının olduğunun ve kimsenin elini taşın altına koymak gibi bir derdinin olmadığının söylemek istemişti.
en son ntv'nin bayram özel programında ishak alaton'un özel konuğu olarak büyük burjuvadan da ne kadar büyük itibar gördüğü anlaşılmış şahsiyet.
bu adamı ab seviyor, kapitalistler seviyor, akp seviyor, kürt faşistleri seviyor, dtp ve terör örgütü seviyor. kısaca türkiye'de sosyalist olmak için her türlü özelliğe haiz kral adamdır.*
evet çok büyük patrondur, fabrikaları vardır. öyle dev bir işletmecidir işte. marks'ın engels tarafından "sponsore edilmesi" gibi alaton da onun sponsorluğuna soyunmuştur.* nasreddin hoca'nın bir fıkrasını anımsattı bana kendisinin maruz kaldığı eleştiriler.
nasreddin hoca bir gün eşeğinin üstünde, yanında da yayan olan oğlu pazara gidiyormuş. elemanın biri durdurup demiş ki: "hoca hoca! yaşından başından utan. minicik çocuğu yola koşmaya utan mıyor musun?"
hoca "haklısın" demiş ve eşekten inip oğlunu oturtmuş semere. sonra da yola koyulmuş kendi yayan. onları bu halde gören başka bir eleman "hoca hoca, minicik çocuğu oturtmuşsun eşeğe, kocaman hocasın yayan yürümektesin, bu yakışık alır mı?"
hoca yine "haklısın" deyip kendi de oğlanın önüne oturmuş eşeğin üstünde. sonra ilerlemeye başlamışlar gene, bir başka eleman durumu görüp hemen yanlarına seyirtmiş:
"hoca hoca! sen ki dini bütün adamsın, iki kişi minicik eşeğin tepesine ilişmişsiniz, yakışık alır mı?"
hoca "haklısın" demiş ve oğlunu da indirip yayan, ellerinde eşekle yola devam etmişler. bu durumu gören bir başka eleman gelip "hocam siz yürürsünüz, eşeği de öyle boş boş yürütürsünüz, bu akla mantığa uyar mı?" demiş.
hoca oğluna dönüp: "o'lum kırk takla atsan bu millete yaranamazsın, sen en iyi bildiğini yap" demiş.*
hemen hemen her emekçi ve sivil toplum direnişinde saf tutan, gününün büyük bölümünde demokratikleşme yönünde düzenlenen etkinliklere katılan, en adam akıllı soru önergelerini meclise taşıyan.vs.. ama bunlara rağmen kimi klavyebaşı şakşakçılarının şakşaklarından kurtulamayan ''daha ne yapayım a.k insanı''.
dedim ben sana ufuk; sen bırak ağzınla kuş tutmayı,götünle çay demlesen yine yaranamazsın bu şakşakçılara.
ödp içindeki dev-yol geleneğinden gelen grubun, ufuk'un parti içinde özgürlükçü sosyalizm adı altında liberalizmi yaşanır kılmasına daha fazla tahammül edememesi sonucu istifaya zorlanmış siyaset zararlısı.
Çok kısa yazacağım. Aslında sadece başlık bile kâfi gelebilir. "Allahın sopası yok."
Şimdi ne diyecek Ufuk Uras merak ediyorum. Tuncay Güney'in söylediklerinde doğru olanlar var, yanlış olanlar da. Benimki yanlış olanlar kısmında diyerek şimdiye kadarki yaklaşımıyla çelişmiş mi olacak? Ya da bana kadar uzanıyorsa uzansın, durmak yok mu diyecek? Açıkçası, Ufuk Uras'ın yerinde olmak istemezdim.
Herkesi Ergenekoncu ilan eden koroda yer al. AKP nin solu tanzim etme gayretine dolaylı destek ver, üç vakte kadar senin adın da Ergenekonla ilgili kamyon dolu ifşaatlarda bulunan Tuncay Güney in ifadelerinde geçsin. Hem de öyle böyle değil, "MiT'in mutemedi" olarak.
Mutemedin birbirini destekler iki farklı anlamı var. Birincisinde, muayyen miktardaki parayı istihkak sahiplerine usulüne uygun dağıtan anlamda kullanılıyor. Uras para pul işlerinden uzak olduğu için, belli ki Veli Küçük, Uras için mutemedin ikinci anlamını tercih ediyor. Yani, MiT'in güvenilir adamı.
Bu, öyle yenilir yutulur bir iddia değil. Bu ve benzeri dayanaksız iddialarla pek çok insan Ergenekon soruşturmasına dahil edilmedi mi? Kaldı ki, kimileri ergenekona ve darbeye politik destek verdiği için zanlı ilan edilirken, Uras'ınkinin daha ağır ve somut bir iddia olduğu ortada.
Yazının bu yerinde bir hatırlatma yapalım. Ergenekon tutuklusu Gürbüz Çapan'ın 16 Ocak 2009 tarihli Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan mektubundan söz edelim, okumayanlar için. Çapan, Tuncay Güney'in 2001 yılındaki ifadelerinde sadece kendi isminin değil Ufuk Uras'ın da isminin geçtiğini hatırlatıyor mektubunda. Tuncay Güney'in, Veli Küçük'ten aktardığına göre, "Uras, MiT'in mutemedi, MiT'te asistanlık yaptı."
Bir hatırlatma daha yapalım. Bu iddia yeni değil. Vakti zamanında, tarihi hatırlamak için sağa sola bakmam lazım, ÖDP nin kuruluş aylarını takiben, Doğu Perinçek, Ufuk Uras ın MiT ajanı olduğunu iddia etmiş, bunu da dergide yazmıştı. Demek, Perinçek le Güney in kaynağı aynı: Veli Küçük. O zaman Perinçek in yazdıklarına itibar etmemekle isabetli bir iş yaptığımız bugün anlaşıldı. O günlerde, şimdi ergenekonun pek çok sanığı işbaşındaydı(!) ve ÖDP yi bu tür yayınlarla yıpratmayı iş edinmişlerdi.
Şimdi bunları bir kenara bırakalım. Çünkü çok kötü bir durumla karşı karşıya bulunuyor Ufuk Uras. Deli saçması gibi ifadeler veren bir adamın yargısız infazına uğradı. Adil olma adına sahip çıkmak gerekiyor. Siyaseten onaylamayabiliriz ama yargısız infaza kurban gitmesine de göz yummak bizlere yakışmaz. Ufuk Uras ın böyle pervasızca ve dayanaksız suçlanması kabul edilebilir değil.
Bize yakışan şudur: Devrimciler kendileri dışında seyreden ve müdahale şanslarının bulunmadığı gündemlere ilişkin görüş bildirmeden derin bir nefes almalıdır. Geneli görme ve neler olup bittiğini hissetme yeteneklerinin gelişmiş olması şarttır.
ABD nin AKP eliyle Türkiye yi yeniden tanzim etme sürecini başlattığını, devletin yönelimlerinin değiştiğini, "ergenekonun 28 Şubat sürecinin intikamı değil, devamı olduğunu", soğuk savaşa dönük illegal örgütlenmelerin muteberliğini kaybettiğini, çete artıklarının ve eli kanlı katillerin kapı önüne bırakılmasının devlet açısından artık beis taşımadığını, tüm toplumun gerici-liberal bir düzen tarafından teslim alınmaya çalışıldığını, buna direnenlerin kontrgerillacılarla aynı kefeye koyularak etkisizleştirildiğini, aynı operasyonun sol safları da etkilemesi için özenli çaba sarf edildiğini görmek gerekmektedir. Bunun için çok özel yeteneklere gerek yoktur. Emperyalizmin ne menem bir şey olduğunu bilmek bile kafidir.
Yazıya aynı vurguyla başladık, aynı vurguyla bitirelim. Bazen siyaseten kamyonla söz söylemek sonucu değiştirmez de, bir atasözü derdi anlatmaya kâfi gelir. Allahın sopası yok.