candır, kandır. O derecedir yani.
çok kısa söz edeceğim.
Atasözleri ve deyimleriyle namına nam katandır. Elastiktir. çok yönlüdür. zengindir. dildir. mecazı vardır. şiiri vardır (ki her dilin şiiri yoktur, yapısı uygun kaçmayanı vardır, olanı da şiir değildir.).
hadi de bakalım istedigin dilde, aynı anlamı verebilecek mi:
"seni kara saplı bir bıçak gibi sineme sapladılar."
bugünkü hali ile felsefe ve matematik yapılamayacak dildir.
insan kelimelerle düşünür , ağzınızdan ses olarak çıkacak bir karşılığı olmayan kavram tanımlanamaz, iletilemez. tüm kelime haznesi 200 - 300 sözcükle sınırlı insanlar için belki yeterliden de öte geliyordur ama ne yazık ki tedavülde olan ortalama türkçe, en fazla bir afrika kabilesinin dilinin kavramsal derinliğindedir. ingilizce, rusça , fransızca , ispanyolca ya da yunanca bilmeyen adama türkçe muhteşem geliyor. bir çok edebi eser doğru düzgün türkçeye çevrilemiyor, çevirmenler kelime uydurmak ya da daha kötüsü bir kelimeyi ikili, üçlü tamlamalarla ikame etmek zorunda kalıyorlar. bilimsel nitelikli olanların durumunu siz düşünün artık.
benimsemeleri çok olan bir dildir. ancak, yine de harika bir dildir. kullandığımız kelimelerin çoğunun kökeni öztürkçe olmasa da..dilimizi sevmeliyiz. kirlenmiş duygusuna kapılmamalıyız. çünkü kelimeleri söylemesi zevktir. türkçe'yi güzel kılan sadece özgün sözcükleri değil; aynı şekilde cümle düzeni, vurguları ve günümüze kadar yetişmiş sayısız ayrıntılarıdır. türkçe'miz iletişimde, anlatımda en keskin virajları hatasız bir şekilde dönebilir kıvraklığa iyedir. dilimizi yabancılıklardan arındırabiliriz elbet. bir düşünelim, dünya nasıl bir yer hâline geliyor? bütünleşen bir yer. bu yerde arınmaktan amacımız dışakapalılık denebilir. dışakapalılık ise bütünleşen dünyada yokolmamıza yol açacaktır. rekabet değil, işbirliği ve önderlik yapmalıyız. bu yüzden edindiğimiz deneyimi başkalarının üstünde kullanmalıyız. faşizan değil; kusursuz dile en yakın türkçe'yi korumak olur bu hareketin niteliği. kelimeler popüler olur, dilde tad bırakır. biz, en tatlı kelimelerimizi ifşa etmeliyiz. dilimizi talep ettirmeliyiz. adımızı duyurmalıyız.
Ural-Altay dil ailesinin Altay kolunda olup , Anadilim olduğu için değil yazıldığı gibi okunup , okunduğu gibi yazıldığı için dünyanın en kolay dilleri arasında olduğunu düşündüğüm bir dildir.
sahip çıkılması gerektiğini yozlaştığını yazan , öğütleyen yazar arkadaşların çoğunluğunun kullandığı kullanıcı isimleri bahsedilen yozlaşmanın bir örneği gibi sanki....
hiçbir akrabası, kardeşi ve türevi olmayan başka dünyanın dilidir.birşeyi anlatmak istiyorsanız bu dili konuşmalı yada yazmalısınız...
matematik gibidir.kurala uyar, uydurur.eklemeli dildir, türetir.
lastik gibidir.hiçbir dilin, ırkın gülüp-güldüremeyeceği kadardır.mizahın babası bu dildedir.
bünyesine girmiş yabancı kelimeler mi? ingilizce başlı-başına bir örnektir.almancadan türetilmiş bir dildir.(aslında bildiğimiz tüm batı avrupa ve abd cermendir) (ayrıca incelenecek)
tüm avrupa-hint dillerini din adamları düzenlemiştir.ibranice ve arapçadan tutun da tüm hindu-iran'dan almancaya kadar hepsi aynı kaynaktır.artikel saçmalıkları, erkek, kadın eşya ayrımcılıkları en önemli göstergelerdir.
amaç ayırmaktır.ama türkçede öyle bir durum yoktur.erkek-kadın ayrımı yoktur.
10 yıl kadar önce idi, dilbilimciler yeryüzündeki en mantıklı ve matematiğe sahip dil olarak türkçe'yi seçtiler.
yozlaşıyor, ölüyor denildiği halde, bugün hiçbir dilin başaramadığını başarmış, dünya dışı varlıkların bile konuştuğu dil olmuştur. yani... sözün bittiği yer burası.*
sondan eklemeli olup, kolay öğrenilebilen bir dildir. savaş sonrasında halkın çağdaş bir devlet olabilmesi için yepyeni bir dil oluşumu gerçekleşmiştir. dil oluşturulurken de halkın yorgunluğu ve dilin pratikliği yönleri ön plana çıktığından kolay ve mantıklı bir dil oluşturulmuş. haliyle birçok dilin etkisi oluyor bu oluşumda. yalnız son yıllarda araya karışan başka dilin kelimeleri, göz bozuyor ciddi anlamda. "şheker" gibi sokak ağzı bile diyemediğim bu dili bok etme eğiliminin bir an önce bitmesini umuyorum. bağlaçların da ayrı yazılmasını. *
dillerin şahıdır. her dilden kelimeyi olduğu gibi yahut değiştirerek alabilir. onu kendisinin yapar. farsça'ya arapça'ya esir olmamış, fransızca'ya serf olmamış; özgünlüğünü yitirmemiş; tanıştığı her dille özgünlüğüne güç katmış, kuralları sürekli bir gelişim içinde olan ve sürekliliğini yitirmeyecek, yok olmayacak olan dildir. inanıyorum ki evrenin düzenini de kaosunu da bir gün en iyi şekilde yansıtabilecek ayrıntı kudretine sahip tek dildir. kelimeler güzeldir. türkçe kelimeleri sever. işaretler güzeldir. türkçe onları da sever. ama türkçe, ilgiye muhtaç! bu ilgisizliktir bizim yozlaşma olarak adlandırdığımızın müsebbibi. türkçe'yi sevin. kelimelere özen gösterin.
giderek yozlaşan dil(imiz). bunu sözlükte de çokça görebilirsiniz. "sol frame, silinen entry" gibi karma tamlamalar kullanmak da ne demek oluyor, anlayamıyorum!?
jean paul roux'un "histoire des turcs" isimli kitabından;
-- spoiler --
bitişimli bir dil köke, bu kökü değiştirmeyen ve kendileri de (ünlü uyumu dışında) değişmeyen sonekler getirilmesine dayanan ve çeşitli dilbilgisel bağıntıları dile getiren bir dildir. louis bazin, "grammaire turque"(türk dilbilgisi) adlı kitabında bu konuyla ilgili olarak oldukça eğlenceli bir uç durum örneği verir. buna göre, türkçe "türkleştiremediklerimizden misiniz? sözcüğünün fransızcası şöyledir:
êtes-vous de ceux que nous n'avons pas pu turquiser?
nitekim moliere de "kibarlık budalası" adlı yapıtında, haklı olarak, "şu türkçe ne hayran kalınacak bir dil!" der ve sözünü şöyle sürdürür, "az sözcükle çok şey söyler."
-- spoiler --
(bkz: jean paul roux)
(bkz: histoire des turcs)*
türk'lerin konuştuğu dil olup, hem muhteşem niteliklere sahip hem de özentilikler yüzünden yokolmaya mahkum kalmış dillerden biridir. öznel düşünmek gerekirse daha güzel bir dil yoktur. ancak özenti insanlarımız sağolsunlar mahvettiler efendim dilimizi...
kaşgarlı mahmut un, ne kadar zengin bir dil olduğunu göstermek için 1072 de divan-ı lugat it türk ü yazdığı dil. özellikle arapçanın türkçe den zengin bir dil olduğu söylemlerine karşılık yazmıştır.
ülkemizin en başta korunması gereken değerlirinin başında gelendir. kültürün kalıcılığını, devamlılığını sağlayan, yozlaşmasını önlemekteki en önemli kalesidir. kültür, gelecek nesillere dil sayesinde aktarılır ve korunur. biz de bunu türkçe'yi korumak ve yaşatmakla gerçekleştireceğiz. ingilizce, arapça ve bir çok yabancı dilin saldırısına maruz kalmış, köklü ve zengin dilimize sahip çıkmak her vatandaşlık bilincine sahip bireyin görevidir.
ingilizce'ye özenerek yarım yamalak türkçe ve aynı şekilde ingilizce olmayan tarzanca konuşanlardan tiksindiğimi belirtmek isterim. televizyon ve bir çok iletişim ve haberleşme aracında ingilizceye ağarlık veren, ingilizce yazan reklam ve işyeri tabelalarını görünce sinir katsayım artıyor. umarım ki benim gibi düşünenler çoğunluktadır.
türkçe'yi korumak adına hangi yasalar var bilmiyorum ama yaptırımı olan yasaların varolması ve uygulanması gerektiği ortada. ayrıca toplumsal bilincin devreye girmesi de gerekiyor. tepkisiz bir toplum olmamalıyız her konuda olduğu gibi.