güzel bir dildir.
binlerce yıllık tarihi olması, (bkz: orhun yazıtları)
önemli eserlere sahip olması her kelimenin onlarca anlamı olabilmesi (bkz: eş seslilik),
yeni kelimeler türetilebilmesi (bkz: sondan eklemeli diller),
yada her türlü yabancı kelimeyi kabul edebilecek yapısı olması değildir bu güzelliği sağlayan; türkçe kurulan bir cümlenin anlam zenginliği yani başka başka şekillerde anlaşılabilmesidir.
peki bu güzellik bize neler sağlar onu da belirteyim de savım havada kalmasın bu güzellik bize yeni edebi eserler ortaya çıkartabilme imkanı dili kullanırken kıvrak düşünme şansı vermektedir.
ayrıca bir cümlenin tek bir anlama gelmemesi dilimizin ne kadar dizginlenemez olduğununda bir işaretidir.
bir kelimenin birden cok anlaminin olmasiyla sinirsiz bir edebiyat kültürü ve sinirsiz bir mizah anlayisini bizlere sunan, son zamanlarda her ne kadar yozlaşmalara maruz kalsada sahip cikmamiz gereken, binyılların dilidir.
lan ne arap sevdasıymış dediğim dildir. lan gidin arapça konuşun o zaman. biz harflerimizden memnunuz. Evet canım sırf harflerden dolayı türkçe gelişmiyor. senin o osmanlıca dediğin ne idüğü belirsiz. arapça farsça karışımı dilden dolayı kendi yurdunda sürgün edildi türkçe.
arap harflerini 1000 yıla yakın süre kullan, o harfler sende yerleşsin ve sonra bir siyasetçi gelsin inkılap adı altında o dilin harflerini değiştirsin...
ve amına kodumun bazı saçma sapan dil teorileriyle sözde türkçe budur desin.
"ilk Türkçe" olarak geçen dilin tarihi açık olarak bilinmiyor. ilk Türkçeye Ön Türkçe diyenler de var. Tarihinin milattan binlerce yıl eskiye gittiği bilinmekte. Prof. Dr. Osman Nedim Tuna, Türkçenin Eski Altay Dili'nden ayrılıp, ayrı bir dil olarak ortaya çıkışını 9 bin yıl öncesine götürmektedir.
Garip bir dildir. Hele benim gibi Türkçenin yaninda çok kati kurallari ve son derece köklü bir dil olan Fransizca gibi ikinci bir anadiliniz varsa gerçekten çok garip geliyor insana. Eklemeli bir dil oldugu için çok uzun ve estetikten yoksun kelimelerle karsilasabiliyoruz.
dünyanın en zengin dili. Sözcük dağarcığı, düşüncenin sınırlarını belirler. Bugün bizim fikir üretemiyor olmamızın bir nedeni ise; Türkçe'nin eksik ve yanlış kullanımıdır.Türkçede 78 bin ana kelime olmasına karşın, nüfusun büyük bölümü günlük yaşamında ortalama 400 civarında kelime kullanıyor.kırsal kesimde insanların günlük sadece 40-50 kelime kullandığına şahit olduk. Sadece ana kelime sayısı 78 bin olan ve dünyanın en zengin dillerinden biri olma özelliğini taşıyan Türkçeyi, nüfusun çok büyük dilimi gerçek anlamda bilmiyor. Çünkü, bu büyük kitle ortalama 400 civarında sözcük ile yetiniyor. Diğer kelimeler ise neredeyse hiç kullanılmadığı için adeta köreliyor. Bu nedenle ifade gücü azalan kişiler konuşmalarında (şey), (yani), (ııı) gibi ses taklitlerini hiç şık olmamasına karşın sıklıkla kullanıyorlar. Kelimelerin ise ne kadar doğru kullanıldığı ayrı bir konu. Bazılarına ise 29 damga/ses çok geliyor. Onun için sesli damgaları, ç ve ş'yi kullanamıyor; k, g ve ğ yerine q; ks yerine x; b yerine p; v ve w 'yi ortak olarak w, kimi kez de f şeklinde, c yerine j, z yerine s kullanarak; 3 damga ekleyip, 17 damga eksiltmiş oluyorlar. O ilginç dillerinde 15 ses kalıyor... 15 ses ve 400 sözcükle konuşmak(!), böyle bir embesillik olabilir mi?Zihinsel engelli çocukların bile daha fazla sözcük kullandığına tanıklık etmiş birisi olarak, bu durum hali canımı sıkmaktadır...
yüzde 80 i saf türkçe olduğunu iddia eden garip yazarların türkçe nin lehçelerinin konuşulduğu yerlere gidip asıl türkçe nin ne olduğunu öğrenmesini tavsiye ettiğim dildir. vay amk vay.
tarzancayla bir tutularak şerefine leke sürülmüş dil'dir. yüzde 70 başka dillerden alınmışmış. vay amk vay. azınlık olmuşuz haberimiz yok. türkçe'nin yüzde 80'i saf türkçe'dir.
Dünya üzerindeki en matematiksel olan dildir. Bazı at kafaları bilim dili olamayacağını iddia ediyor. 10bin yıldan fazla geçmişi olan dilimiz 500 yıllık tarzancadan çok daha iyi bilim dili olacaktır.