Yaptığınız tüm kötülüklerin ve yalanların bir gün başka ülkeler tarafından karşılık görmeniz dileğiyle.!Biliyorsunuz ki yaptığınız yalanlar size kalacak.Ve mazlumun ahı sizlerde de kalmaz.Büyük konuşmayı sevmem de kendi ülkem zinaya destek verirken burada özgürlüğümden taviz vermem.Kendinizi açık göz sanıyorsunuz sanki diğer ki gözlerin gözü yok.Boş laf ve boş iyiliklerle laf anlatmayın da.Keser döner sap döner.Şimdilik iyisiniz.ilerleyen zamanda ne olacak bakalım?Bence tam tersine döneceksiniz!!!
türkiye'de, 2004 yılından günümüze * kadar asgari ücret, euro cinsinden.
2004 - 250 euro
2010 - 340 euro
2015 - 425 euro
2016 - 520 euro
2018 - 450 euro ( ocak )
2018 - 380 euro ( ekim )
2019 - 420 euro
2020 - 260* euro ( eylül )
ben de severim türkiye'yi ama halkı istemeden tekrar türkiye gibi olamaz. insanlar bir titreyip kendine gelmesi lazım.
türkiye'nin türkiye olduğu zamanlar vardı. sonra liberal dindar ayaklar, solculuk kisvesiyle teröristlikle falan derken memleket suriyelilerin eline kaldı.
kusura bakmayın da evli evine, köylü köyüne deriz biz.
1950 yılların başında, 2.dünya savaşı ve hemen sonrası iç savaş yaşayan yunanistana saldırmayan hükümet benim gözümde hain gibidir. bu fırsatı kaçırmak üzücü. bilin bakalım bu dönemde kim başbakanlık yapmış?
bu kadar güçsüz yunanistanı bulmuşken adaları ilhak etmeyen türkiye şimdilerde bu 12 adanın acısını çekiyor.
zamanında ilhak edilseydi ne 12 ada sorunu olacaktı ne kıbrıs sorunu olacaktı nede doğu akdeniz sorunu olacaktı.
not: bu dönem başbakanlık yapan zat adnan menderesti.
hani monopoly oynayan birinin oyunu çok kötüdür, oyun sonunda elinde avucunda ne varsa satmıştır, o saatten sonra her bastığı bölgeden götüne bir araba borç yiyodur ve tek gelir kaynağı her turda aldığı paradır. işte o Türkiye'nin insan formu tam olarak o adam...
2011'den beri süregelen cruise gemisi+kısa süreli abd yaşantımı bitirip, 2019 ekiminde çok istekli bir ruh haliyle kesin dönüş yaptığım ülke.
çok garip bir ticari ahlakı var bu ülke insanının(abd/batıda hiç görmedim). hemen birkaç örnekle açıklayayım;
adam malum sözlükte yazmış *deri ürünleri imalatçısıyım, birinci kalite* diye. entrylerinde de türk ticaret ahlakının garipliğinden dem vurmuş, instagramında dostoyevski falan paylaşıyor, ihracat yapmak istiyor. Kendisine yardımcı olup, yapması gerekenleri söyledim(hatta çok bilinmeyen pazarlar için bilgi verdim), ilk başta kem küm etti ama dediğimi yapması 2 hafta sürdü(normalde 3 günlük iş) ve bana yolladı. ihracat için müşteri bulduğumda, telefonlarıma cevap vermeyi bıraktı. Yazdıklarına baktığımda ingilizce bilen ihracatçısı varmış(bana ingilizce bilmiyorum demişti), hali hazırda para yapiyormuş(yatırım için param yok demişti) vs vs. yani çok eğitimli, düzgün adam imajı kesen kişi tamamen fason çıkıyor.
Öbürü ise *abi afrikada elmas madeni istiyorum* diyince, *xyz kadar para lazım, şartlar şöyle böyle* denilince, *tamam abi, bütçe yap yolla, aklıma yatarsa ok* cevabı alınıp, akabinde 5 kişinin 3 hafta vaktini çalıp, farklı bütçelerle farklı maden projeleri kendisine sunulduğunda *abi pandemi var, düşünmüyorum* diyerek saygısız bir insan olduğunu göstermiş oluyor kendisi. Bu arada bu kişi ünlülere pırlanta/altın satan, instagramda çok popüler olan bir şahıs.
Ve bunun gibi en az 15 20 tane örnek. işin acı tarafı, bunları anlattığım her arkadaşımın *gülüp, türkiyeye hoşgeldin* demesi. böyle bir ticari ahlakı olan bir ülkenin gelişmesi beklenemez. Herkesin birbirini dolandırmaya yer aradığı, welcome to the jungle tarzı bir Türkiye. Benzerini hindistanda hissetmiştim.
Buna benzer başka bir ülke daha var ; hindistan/pakistan/bangladeş ve diğer 3. dünya ülkeleri. Yatırım yapmak isteyen yabancıları da zamanlarını boşuna harcamamaları şeklinde uyaracağım.
3.dünya ülkelerinin neden 3.dünya ülkesi olduğunu anlamama yardım ettiğin için teşekkürler Türkiye.
Cruise gemileri tekrar başlasın, minimum 15 sene ülkeye geleni s.ksinler. Yatırım yapanı, iş yapmaya çalışanı s.ksinler. arsa/daire vs. gayrimenkul zenginlerine vizyonsuz derdim, neden böyle yaptıklarını anlamış bulundum.
doğu akdeniz, mısır, suriye ve libya iç savaşlarında sınıfta kaldı. yapılabilecek en kötü politikalar yapıldı, yapılmaya devam ediliyor.
çok kötü bir dış politika yapılıyor ve buda ekonomiye yansıyor. iç politika yapmaktan dış politikaya vakit ayıramayan ak parti hükümeti öncelikli olanın koltuk değil vatan olduğunu tekrar hatırlaması gerekiyor.
istanbul yerel seçimleriyle uğraştıkları kadar dış politikayla uğraşsalar şimdi olduğundan daha iyi bir durumdaydık.