aslında yaşamak için çok güzel bir ülke ama insanları olmasa. bütün mevsimleri yaşıyoruz, en güzel denizlere giriyoruz, en güzel manzaralara bakıyoruz, en güzel yemekleri yiyoruz ama kötü yönetiliyoruz, kötü insanlarla muhattap oluyoruz, kötülere karşı yaşam mücadelesi veriyoruz. sonra bütün bu güzellikler kursağımızda kalıyor. napayım bu güzelliği insnaı güzel olsun kendisi kötü diyoruz.
topluca bi tatile gitmesi gereken ülke. geride sadece bi adam bırakcan pencereleri falan açıcak havalandırcak memleketi arada.
çiçekleri sulayacak falan.
3 ay tatil ver memlekete valla bak 2 sene problem çıkmaz.
bütün kafayı yemeler çok çalışma stresten başka bişey değil.
Türkiye, üç tarafı denizlerle çevrili bir yarımadadır.
Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı'na göre 65 ülke arasında 44'üncü sıradadır. Dünya'da ilk 400-500 aralığında rakamla 3, yazıyla da sadece "ÜÇ" üniversitesi vardır.
21.yüzyılda küresel bir dil olan ingilizce'yi çoğu üniversite mezunları bile konuşamamaktadır. Dünya sıralamasında 60 ülke arasında 41'inci sıradadır. TOEFL'a göre 162 ülke arasında 116. sıradadır. Türkçe'yi bile konuşamayanlarımızın da mevcut olduğu gerçeğini göz ardı etmemek gerekir.
Kadınların iş dünyasına katılımında 148 ülke arasında 134'üncü, enflasyonda 125'inci, hukuki haklarda 101'inci sıradadır.
Ekonomik Kalkınma ve işbirliği Örgütü'ne de göre 36 ülke arasında, barınma sorunlarında 2'inci, maddi durumda 5'inci, çalışan nüfus yoğunluğunda 1'inci, çalışma yaşında olduğu halde çalışamayan işsiz sayısında 1'inci, eğitim yetersizliğinde 1'inci, çevre ve hava kirliliğinde 2'nci, siyasi yapı ve kurumların güvenilirliğinde 11'inci, kişi başına düşen sağlık harcamalarının yetersizliğinde 1'inci, haftada 50 saatten fazla çalışmada 1'inci sıradadır.insan hakları ihlalinde 2'inci, saldırıya uğramada 11'inci, cinayette ise 7'nci sıradadır.
Kadın erkek eşitliğinde Dünya'da 136 ülke arasında 120'inci, Avrupa'daysa sonuncu sıradadır.
Türkiye ölümlü iş kazalarında Avrupa'da 1'inci, Dünya'da 3'üncü sıradadır.
Çalışma yaşında olanlarımızın yarısı çalış(a)maz, çalışanlar diğer ülkelere göre daha uzun saatler çalışıp daha az kazanır. Eğitim seviyemiz düşüktür. Birikimimiz azdır ya da hiçtir, düşük kaliteli barınaklarda yaşarız. Sağlık sorunlarımız vardır. Kendimizi güvende hissetmeyiz. Birbirimize pek destek olmayız, yanı başımızda birini gırtlaklasalar dönüp bakmayız. Çöpe attığımız yemeği bile paylaşmayız. Çevremiz oldukça kirlidir. Doğayı sevmeyiz, korumayız. Hayvanları da keza... Ruh sağlığımızın da iyi değildir.
Özetle zordur Türkiye'de yaşamak. Hayatta kalmak bile bazen şans eseridir. Günlerdir duyduklarımız, okuduklarımız sonucunda hepimiz aynı huzursuzluğu yaşıyoruz. "Ya bir gün, bizim başımıza da" düşünceleri arasındayız. Vitrinine kar topu geldi diye gözü dönen esnaf tarafından bıçaklanarak öldürülmenin artık normal(!) olduğu bir ülke burası.
Ha bu arada unutmadan, Türkiye üç tarafı denizlerle çevrili bir yarımadadır. Gün geçtikçe batmakta olan...
öyle bir ülkedir ki türkiye;
insanları her dalda 1 numara , en kötü yanları uyuşukluk olan, din görgülü,ekonomik dengesi müthiş,tamamiyle laik, osmanlı kültürü saray adabı almış, küfürü kesinlikle kabul etmeyen,halkların kardeşliğini esas alan,kadına şiddeti kınayan, toplum içi saygıdan kusur olmayan, ufak bir olayda dahi sorumluluk kendi üstündeymiş gibi çok uzun süre kenetlenip savaşan efsaneler efsanesi.
yani:bir gün gencecik bir kıza tecavüz edilen sonraki gün cami avlusunda yine gencecik bir kızı döven, futbol holiganizmi yüzünden ölen kişiler hakkında iyi oldu denen, maden facialarının sık sık olmasına rağmen halen madenciye sigorta bile sağlamayan devlete sahip, işçinin ezilen zenginin akil sanıldığı(ali ağaoğlunun türkiyeye seslenmesi), her belki binlerce kızın taciz edildiği, suçsuz kadınların öldürüldüğü, ülkenin batısıyla doğusu arasında bir çatışma olan, ezilenlerin ses çıkaramadığı, atalarını tanımayan ecdada sahip sadece kendini düşünen insanlarla dolu olmayan bir ülkeyle karıştılmamalıdır...
türk futbolu ve sözlükten farkı olmayan ülke. 100 kişiden 97' si bir şeylerin yanlış gittiğini görüp bunu eleştiriyorsa sadece 3 tanesi ayağa kalkıp yanlışları düzeltmek için kolları sıvıyor. yani konuşan çok, bir şeyler yapmaya çalışan az. durum böyle olunca da kaostan çıkılmıyor.
Kadın cinayetlerinde rakipsiz dünya birincisi, basın özgürlüğünde Kongo Cumhuriyeti'nin üstünde dünyada 149. Uzatmaya gerek yok denizi, havası, güneşi mutluluğa yetmeyen memleket. Bu ülkenin insanları daha iyi bir ülke istemez aslında. Hakkını aramaz, arayanı sindirir, okumuş insana değer vermez, böyle gelmiş böyle gider hesabı hiçbir şeyi değiştirmek için zorlamaz. Aman icat çıkarma durduk yere sözünün yaratıcısıdır.