tecavuzler, aile ici siddet, kulturel yozlasma, halkin sacma sapan gerekcelerle ayrismasi, bitmeyen teror, egitim sisteminin lackaligi.... bu liste uzayip gider. yemisim ekonomik buyumeyi.
--spoiler--
ekonominin cımbızla çekilen ve şişirilen rakamlarını bir marifetmiş gibi buralara taşıyan insanlara kapak olur umarım. ülke gelirleri belli bir azınlığa akıyor. bu ülkeyi 60 yıldır sömüren grupla el ele veren yeni zengin dinci tayfası "laik,kemalist,statükocu," vesaire diye geveleyip bir yandan malı götürürken bir yandan da hedef saptırıyor.kafalarında oluşturup, her allahın günü iffetine,ahlakına,onuruna saldırdıkları prototipi oluşturan insanların çoğu emekli memur. üç kuruş maaşa talim eden,beytülmalı soymaya tenezzül etmeyen adamlar ve kadınlar.bu insanlar belediyeden ihale aldıkları için veya herhangi bir devlet kurumunda "olmasa da olur" bir işte çalışır görünüp yılda 50-100-200 bin maaş cebellezi ettikleri için değil "inandıkları için" , bilebildikleri şekilde ülkelerine sahip çıkıyorlar. yoksullar ama gelecekten endişeleri maddiyata dair değil.
önlerindeki ekranlardan , ekmeğe, ayakkabıya,yakacağa dair olmayan rakamları kopyalayıp "oh maşallah ekonomi öyle güzel ki" diye buraya kopyalayan yüzsüzler onurlu insanların yoksulluğuyla dalga geçiyorlar ve en üzücü kısmı bunu bilinçsiz olduklarından , ideoloji gözlerini kararttığından değil haramzadelikten ,emeksiz kazanılan paranın getirdiği kibir yüzünden yapıyorlar.
yozgat'ın akdağmadeni'nden işçi emeklisi musa amca, istanbul güngörende ptt emeklisi 85 yaşındaki abdullah bey, ankara hasköyde bakanlıktan emekli hanife hanım, diyarbakır çermikte işsiz "onur", çamlıhemşinde evkızı sümeyye hepsi de yoksul, hülyasız, hayalsiz hayatlara mahkum yaşıyorlar. her siyasi görüşten, her inanç biçiminden insan bugün koca ülkede 2 milyon adamın kazandığı paranın geri kalan 68 milyonun kazandığından çok olmasının acısını çekiyor.
3 aylık emekli maaşını aldığında torununa bir şişe meşrubat ve bir çikolatayı düşünerek alabilen, şu zehir soğuklarda yakmamak için akşamları battaniyelere sarılarak oturan yaşlı insanların ülkesinde, işsizlikten bunaldığı için akşamları evine dönmekten "ar" eden adamların,senede 2 çift ayakkabısı ol(a)mayan kadınların ülkesinde "ekonomi tıkırında" diye göbek atmak vicdansızlıktır.
bu satırları okuyanların varolduğundan bile habersiz olduğu yüzlerce, binlerce kaynak bir takım ne idüğü belirsiz tiplerce paylaşıldı. iş malı götürmeye gelince dinci,kürtçü,mason,ülkücü,solcu falan kalmıyor. piranalar gibi saldırıp lime lime ediyorlar, arkalarında da kanlı bir kemik ve deri kütlesi bırakıp yeni hedeflere koşuyorlar. özellikle dinci tayfası kaynakların sömürülmesi konusunda 60 senedir ülkenin anasını ağlatan kompradorlarla hemen uzlaştı. buralarda 50-60 yaşında anası yaşında, devlete hizmetini şerefle vermiş kadınların namusuna küfredenleri şu holdinge veya bu komprador ailesine saldırırken, küfrederken gördünüz mü ? bunda bir terslik var.
--spoiler--
ben niye farkedemiyorum . niyeyse hepimizin cebi kuculmuyor mu ? biz yoksa vatandas degil miyiz ? biz neyiz ? bundan beteri olmasin da daha iyiye gitsin insallah ..
Peki hissedilen büyüme ne kadar olacak. Buna da bakmak lazım. Bu büyüme hayatımızı nasıl değiştirecek. Mesela maaşlara etkisi ne olacak, vergiler azalacak mı?, eğitim kalitemiz artacak mı? peki ya sağlık... Bunlarda iyileşme olmadığı sürece ekonomi ne kadar büyürse büyüsün umurumda değil.
vatandaşın sevinmesine zinhar ( evet. muhteşem yüzyıl izlediğim olmuştur.) gerek yoktur. zira eline geçen para hem aynı olacak hem de değeri aynı kalacak. yani 3 liralık şeyi yine 3 liraya alacaksın. ekonominin büyümesi ise bence tamamen ' daha da borçlandık, sizden daha fazla vergi alacağız.' ın halkı kortutmadan söyleniş tarzıdır.
bankaların , büyük şirketlerin büyümesi halka yansımadığı için hiç bir şey ifade etmeyen büyümedir , insanların alım gücü düşüyor , hayat pahalı bu nasıl bir büyümedir . buna ancak televizyon başındaki koyunlar kanar efendim .
ancak bu büyümenin çığırtkanlığını yapanların ne zaman " aha lan götüme kazık girmiş" diyeceği merak konusudur. lan dangalak, büyüme var da sana mı var? büyüme senin son kuruşuna kadar kaptırdığın paralar sayesinde var. büyüme büyük holdinglere var. bu ülkede uygulanan büyüme politikası gururlanılacak bir şey değil. biraz uyanık ol.