en güzel en naif duyguların insanı. onun kafasında yaşadığı karışıklıklar, öfkeleri ve nice olumsuz şartlara rağmen bu yurdun canı olmuş, eli değil yüreği kanlı millet.
yaşadığı coğrafyayla bütünleşmiş bir olmuş, soğuk asya steplerinden gelen atalarının duygularını içinde koruyan aynı ten.
onlar kadar sert, bir akdenizli gibi sıcakkanlı, ortadoğulu kadar dindar, inatçı ve asil olan.
sadece türkiyede yaşamamakla beraber balkanlar, orta asya ve sibiryaya kadar önemli coğrafyalara yayılmış bir ırktır
dünya üzerinde 200-250 milyon Türk yaşamaktadır.
ait olduğu kavimle övünene mantıksız falan diyenler var. onun yerine üretilen kültür değerleri ile övünün falan derler çünkü bir kavme ait olmak kişinin seçimi değilmiş.
e peki mozart la paganini ile övünenler ki onlara göre kültür değeri ya,
paganini veya mozart ın o eserleri bestelemesinde senin ne katkın oldu da onunla övünüyorsun. onu söyle hele bi.
bu kavminle övünme diyen bir kaç ünlü yazar var lafım onlaradır.
insan kavmiyle övünür önemli olan başka kavimleri aşağılamamaktır. onları da sevmek insan olrak değer vermek, kanun karşısında herkesi eşit görmek ve hak, hukuk gözetmektir.
bunu gene en iyi türk yapar bakma zaman zaman unutsak ta adalet ve hak türk ün en büyük değerlerindendir.
kültürünün, ahlakının, kanının, ruhunun piç edilmeye çalışıldığı ırk. tüm gücümüzle buna karşı koymalıyız ki kurtulabilelim. türk milletinin özel bir değeri vardır, aşiretlerden teşekkül eden kuru ve bozguncu bir kalabalıkla aynı kefeye konamaz. zenci müziği yaygın olabilir ama beethoven'ın bir senfonisiyle şimi dansı müziğini yan yana getirdiğinizde zaferin kime ait olduğu açıktır.
milliyetçiliğin tek anlamı halkınızın arkasında olmanız ve onun hakları için savaşmanızdır. türk olup da bu şuura sahip olmayanlara ve milliyetçiliğe kin güdüp düşmanlarımızın ekmeğine yağ sürenlere söylemek istediğimiz son bir şey var:
hoşunuza gitsin ya da gitmesin, biz mücadelemizi sürdüreceğiz. eğer sonunda davamızın anlamını kavrarsanız bu mücadeleyi sizinle birlikte veririz! Yok, katılmak istemezseniz siz olmadan da veririz! ve eğer gerekirse: size karşı da veririz!
altay dağlarına ve hazar denizine ismini veren, romayı yıkan, kavimler göçünü başlatan, çinlilere sed yaptıran, düşmanı denize döken, yıkıldı yıkılacak denildikten çok değil 51 yıl sonra fatih ile istanbul' u zapt edip alan, 72 millet varsa şu dünyada istisnasız 70' inle savaşan ve artık savaştan bıkan ve yapmayan, strateji ve askeri dahileri çıkartan, islam bayraktarılığını da ingilizler ve ruslar ile birlikte çalışan içimizdeki hain ve işbirlikçiler ortaya çıkana kadar büyük bir mücadele ve onurla ve hakkıyla taşımış bizizdir.
çabuk tepki vermez. binyılların terbiyesinden gelir, bu tepkisiz görünme. susmak için çok sebebi vardır. karşısındaki büyüktür, zayıftır ya da kandırılmıştır.
bu özelliği onun kışkırtmalarla yönlendirilmesini engeller.
ama inanmaya görsün hakkaten inanırsa dağları yol eder.
Türklerin tarih sahnesine çıkışıyla birlikte kendilerine verdikleri isim Türk değildir.Türk en başlarda Türkçe konuşana verdiğimiz bir isim olmuştur.Hunlar kendilerine Türk demiyorlardı;ama bizim hunlara Türk dememizin sebebi onların türkçe konuşması ve daha sonra kendisine Türk diyecek kavimlerin atası olmasıydı.
MÖ 6. yüzyılda heredotos'ta geçen iskitlerden doğuda bulunanlarının türkçe konuştuğu yüksek bir ihtimaldir.
Daha sonra Mö 220'den MS 216'Ya kadar Türkçe konuşan asya hunları,350'li yıllardan 453'e kadar avrupa hunları ve MS 216'Dan sonra çin'in kuzeyinde kurulan türkçe konuşan beylikler ve tabgaç devleti'yle yaklaşık 700 sene kendisine Türk demeyen ama Türkçe konuşan kavimler hüküm sürmekteydi.
Türk adı ilk defa 420'li yıllarda sasani kaynaklarında ve 542 yılında çin kaynaklarında geçecekti ve kendisine ilk defa Türk diyen Göktürkler ortaya çıkmış olacaktı ve Araplar,Bizanslılar bu büyük devletle ilişkiye geçince Türkçe konuşan bütün topluluklara Türk diyecek ve Türk adı Türkçe konuşana verilen bir isim olacaktır.
En başta Türk homojen bir ırk olsa da Türk her zaman Türkçe konuşan ve Türk kültürü çerçevesinde yaşayan olacaktır.